(5271 S. K. m. 219, 222) (353 S. K. m. 177, 179)
Silahı hakkında tedbirsizlik, dikkatsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan sanık (Ter.) P.Er M.K. hakkındaki mahkûmiyet kararını, tanıkların yeminli ifadelerini içeren Asliye Ceza mahkemesince düzenlenen duruşma tutanağının ilk sahifesindeki imza eksiğinin, duruşma dışı işlemle giderilemeyeceği; tanıkların yeniden dinlenilmesi gerektiği gerekçesiyle, usulden bozan Daire kararına uyulmaksızın; direnme ile kurulan hükme yönelik temyiz nedeniyle öncelikle usul yönünden yapılan incelemede;
Mahkûmiyet hükmüne esas alınan tanık ifadelerinin (7 tanık), 24.3.2003 tarihinde İdil Asliye Ceza Mahkemesince tespit edildiği, 18.4.2003 tarihli duruşma tutanağına geçirilip, isimleri de belirtilerek okunan bu tanık beyanlarına karşı, huzurda bulunan tutuklu sanığın diyeceklerini sorup, tespit eden askerî mahkeme, 16.5.2003, 9.5.2003, 15.8.2003, 12.9.2003 tarihli duruşmalarla yargılamayı sürdürdüğü, ancak, sanık ve savunucusunun da bulunduğu 14.11.2003 tarihli duruşmada; "...dosya incelendi ve İdil Asliye mahkemesinin 24.3.2003 tarihli istinabe duruşma tutanağının birinci sayfasının sehven duruşma hâkimince imzalanmadığı görüldü..." tespitinden sonra aynı duruşmada, "...istinabe duruşma tutanağının İdil Asliye Ceza Mahkemesine gönderilerek, birinci sayfadaki imza eksiğinin tamamlanarak, tutanağının iadesinin istenmesine" karar verildiği, bundan sonraki duruşmaların terhis olan sanığın yokluğunda sürdürüldüğü, İdil Asliye Ceza Mahkemesince 5.2.2004 tarihli 38807 sicil no.lu hakim imzasıyla "...istenen imza eksiği giderilerek, talimat yazımız ekinde gönderilmiştir..." şeklindeki yazının 14.04.2004 tarihli duruşmada okunduğu, birinci sahifesi hakim imzasız fotokopi suretinin dosyada bulunduğu, 24.3.2003 tarihli İdil Asliye Ceza mahkemesinin iki sahifeden oluşan; birinci sahifesinde 5, ikinci sahifesinde 2 tanığın ifadesinin yer aldığı talimat tensip tutanağının ise, dosyada yer alıp, hakimin sicil numarasının 38208 şeklinde imzanın tamamlandığına dair yazıdaki hakim sicil numarasından farklı olduğu, ancak yazı ve talimatı düzenleyen hakimler farklı olmakla birlikte, istinabe tutanağının iki sahifesindeki hakim imzalarının ve sicil numaralarının aynı (yazılış ve şekil yönünden) oldukları gözlemlenmektedir.
Bu duruma göre, 24.3.2003 tarihinde düzenlenen istinabe duruşma tutanağının birinci sahifesindeki hâkim imzası eksikliği, yaklaşık bir yıl sonra başka bir hakimin yazısı ekinde tamamlandığı belirtilerek gönderilmiş ve içeriği askerî mahkemece hükme esas alınmıştır.
353 sayılı Kanunun 177/1 ve 179uncu (CMUK 264, 267) maddelerine göre, ispat gücünden söz edebilmesi duruşma tutanağının, kapsaması gereken unsurların tamamını içermesiyle olanaklıdır. Hakimin imzasının yer almadığı bir tutanağın, kesin olarak duruşma tutanağı olduğunu söylemek olası değildir. Yasa koyucu, 5271 sayılı CMUK'un 219 ve 222'nci maddeleriyle de, aynı ilkenin devamını sağlamıştır. Esasen, askerî mahkeme de bu haliyle, duruşma tutanağını (imza eksiği olan) geçerli kabul edememiş, bunu "sehven" şeklindeki değerlendirme ile tamamlama yoluna gitmiştir. Ancak, salt imza eksiğinin giderilmesi için buna ilişkin tutanağın istinabe mahkemesine gönderilip, bunun tamamlattırılmasını ara kararla sağlamasının yargısal işlem sayılamaması; bunun ancak, geçersiz olan bu tutanak içeriğinin, istinabe mahkemesinde taraf teşkili ile usulüne uygun olarak tekrarlanmasıyla (tanıkların yeniden dinlenilmesiyle) mümkün olabilmesi karşısında, askerî mahkemenin direnme ile sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün usule aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy