(1632 S. K. m. 131) (AYDK 05.10.2000 T. 2000/145 E. 2000/145 K.)
Sübutunda kuşku ve uyuşmazlık bulunmayan olayda, sanığın üzerinde ele geçen 1 adet mermiyi aksi kanıtlanamayan savunmasına göre; 4-5 ay önce, bakım birliği binası yanındaki 25 m atış alanında, yansı toprağa gömülü bir şekilde bulup, bir askerlik anısı olarak üzerinde taşıması, üst aramasında bunu ele geçiren Nöb. Sb. Mu. Astsb. U.K.'nın da aynı şekilde beyanda bulunması, mermi eksiği bulunmayan birlik komutanlığının, sanık hakkında sadece emre itaatsizlikte ısrar (cep telefonu bulundurmak suretiyle) suçundan dosya düzenlemesi, askerî savcı tarafından soruşturmanın genişletilmesi sonucu, askerî eşyayı (mermiyi) gizlemek suçundan da, dava açılması olguları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, atış alanında yansı toprağa gömülü olarak bulduğu mermiyi (askerî eşyayı), birliği komutanlığına teslim etmesi gerekmekle birlikte, bunu gizlemek için özel bir çaba sarf etmeyişi; mermiyi cep telefonuyla birlikte aynı yerde üzerinde taşıması ve tek mermiden ibaret oluşu karşısında, yüklenen suç için aranan; özel kastı taşıdığı kesin olarak belirlenemeyen, sanığın askerî eşyayı gizlemek suçu manevi unsur yönünden oluşmadığından, (askeri eşyayı gizlemek özel kastının gerektiğine Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 5.10.2000 gün ve 2000/145-145 E.K. sayılı kararında da vurgu yapılarak; kontrol edilen valizinde bulunan bir kısım mühimmatı, katıldığı operasyonlara; bazısının evsafını yitirmesine ve bunları görev anısı olarak, eşyaları arasında bulundurduğuna ilişkin savunması bağlamında, sanığın gizleme özel kastını taşımadığı değerlendirmesiyle, atılı suçun oluşmadığına karar verilmiştir), 1'inci Dairenin, mahkûmiyet hükmünü sübuttan bozması yerinde görülerek, Başsavcılığın buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy