(1632 S. K. m. 131) (1050 S. K. m. 86)
Mutki Askerlik Şubesinde tahakkuk memuru olarak görevli sanık Svl.Me. S.Ç.'nin, Ağustos 2002 tarihinde yapılan şevklerde kullanılmak üzere, 22.8.2002 tarihinde teslim aldığı 1.550.000.000 TL avansın, 927.050.000 TL'lik kısmının şevklerde kullanıldığı, 26.8.2002 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle hastaneye sevk edilen sanığın, üzerinde kalan 622.950.000 TL'yi kimseye bırakmadığı, 16.9.2002 tarihinde görev yerine döndüğü, yokluğunda yapılan şevkler nedeniyle As. Şb.Bşk. tarafından ödenen 31.450.000 TL'yi askerlik şube başkanına ödediği, aynı tarihte artan; 591.500.000 TL'yi Mutki Mal Saymanlığına yatırarak, avans hesabını kapattığı olayda, hastaneye sevk nedeniyle ayrıldığı süreçte avanstan artakalan paranın bir kısmını harcadığını ifade etmek suretiyle, mal edinme kastını ortaya koyan sanığın, zimmet suçunu işlediğine ilişkin kabulle kurulan mahkûmiyet hükmünü, sanığın bir aylık süre dolmadan; görevine döner dönmez aynı gün kalan avans miktarını eksiksiz olarak yatırması nedeniyle, bunu zimmetine geçirdiğini ortaya koyacak nitelikte delil bulunmadığı gerekçesiyle, esas yönünden bozan Daire ilamına yönelik Başsavcılığın zimmet suçunun oluştuğuna ilişkin itirazına konu incelemede;
1050 sayılı Muhasebeci Umumiye Kanununun 86'ncı maddesindeki; Her mutemet aldığı avanstan harcadığı tutarlara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri en çok bir ay, adına açılan kredilerden harcadığı tutarlara ilişkin kanıtlayıcı belgeleri ise, en çok üç ay içinde saymana vermekle yükümlüdür... şeklindeki yasa hükmü, görevinin özelliğinden ötürü avans mutemedine yaptığı harcama belgelerini vermede ve artan kısmın geri ödemesinde bir aylık süre tanıdığından bu zaman içerisinde kendisine sorumluluk yüklenemeyeceği açıktır.
Sübutunda kuşku ve uyuşmazlık bulunmayan olayda, sanık, 22.8.2002 tarihinde aldığı avansı, şevklerden arta kalanının tamamını 16.9.2002 tarihinde mal saymanlığına geri ödeyerek kapatmıştır. Avans mutemedi olarak sorumluluk sınırını belirleyen, yukarıda açıklanan yasal bir aylık süreyi aşmayan sanığın, savunmasının özünü de bu yasa hükmünün oluşturması, hastaneye şevki nedeniyle görevinden ayrı kaldığı süreçte yanında bulunan avans bakiyesinin, kendi parasıyla karışıp onu da kullanmış olabilmesi ihtimal dâhilinde ise de, özel olarak; bunu mal edinme kastıyla yaptığı dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Kaldı ki, görevine döner dönmez aynı gün avansın tamamını kapatması da, sanığın bu kasıtla hareket ettiğini göstermemektedir. Bu nedenle, zimmet suçu oluşmayan sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünü, esas yönünden bozan 4'üncü Dairenin ilamı yerinde görülmekle, Başsavcılığın buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy