(1632 S. K. m. 70)
19.12.2003 günü yat yoklamasından sonra, saat 22.50 sıralarında 3 no.lu kule civarında tel örgülerden atlayarak birlik dışına çıktıkları, saat 23.40 sıralarında ani müdahale mangası tarafından kışla yakınında bir gazino bahçesindeki büfe yanında yakalandıkları kabulüne dayanılarak; sanıklar Ord. Çvş. A.S. Ord.Onb. M.M. K. ve Ord. Er S.B.'nin firar suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmaktadır.
ASCK'nın 70/1'inci maddesinde; ikiden ziyade askeri şahıslar önceden kararlaştırarak toplu kaçarsa sözleşerek firar sayılır. şeklinde tanımlanan sözleşerek firar suçunun oluşumu için, ikiden fazla asker şahsın bulunması, bunların, önceden firar konusunda anlaşmaları ve topluca kaçmaları gerekmektedir. Yasada aranan sayıdaki sanığın, salt, izinsiz olarak birlik dışında beraber olması sözleşerek firar suçunun oluşumu için yeterli değildir, sanıkların, bunu, önceden kararlaştırıp topluca kaçmaları gerekir. Yasanın bu açık düzenlemesi, Askeri Yargıtayın yaygın ve yerleşik uygulamasıyla, somut olaylar ölçeğinde de bu şekilde değerlendirilmiştir. Örneğin; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 25.5.2006 gün ve 2006/125-121 E.K. sayılı kararıyla; önceden kararlaştırarak topluca kaçtıkları saptanamayan, ancak, izinsiz olarak birliklerinden ayrılan beş kişiden oluşan erbaş ve erin, önce, garnizon sınırları içerisinde beraberce içki içtikleri, kışlaya dönmeye çekindikleri için, garnizonu terk edip geceyi il merkezinde bir otelde geçirip, sonra buradan da ayrılıp İstanbul'a gittikleri, bir süre sonra da beraberce birliklerine döndükleri olayda, sanıkların eylemlerinin sözleşerek firar suçunu oluşturmadığı kabul edilmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde; üç sanığın, birliğe yakın gazino bahçesinde ani müdahale mangası tarafından beraber iken yakalandıkları açık ise de, tek başlarına ve birbirinden habersiz olarak kışlayı terk ettiklerine; ihtiyaç için yakındaki büfeye gittiklerinde tesadüfen orada karşılaştıklarına; kışlaya girecekleri sırada nöbetçileri fark edip, tel örgü boyunca yine büfe istikametine gittikten kısa bir süre sonra yanlarına gelen ani müdahale mangası tarafından yakalanıp, birliğe getirildiklerine ilişkin aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre, olayda, önceden kararlaştırarak topluca kaçma unsurundan yoksun olan sözleşerek firar suçunun oluştuğundan söz edilemez. Askerî mahkemece, içeriğindeki çelişkiye değinilmekle birlikte, tanıklar E.K. ve C.D.'nin, sanıkları tel örgüden çıkarken görmediklerini beyan etmeleri karşısında, adı geçenlerin ifadeleri de sonucu değiştirmeye yeterli bulunmadığından, beraatları gereken sanıklar hakkında sözleşerek firar suçundan direnme ile kurulan mahkûmiyet hükümlerinin esas (sübut) yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy