(1632 S. K. m. 87)
Ulş. Ok. ve Eğt. Mrk. K.Özl. Ulş. Oto BI. K.lığı emrinde görevli sanık Ulş. Uzm. Çvş. MS.'nin, iki yıldır kullanmakta olduğu BMC minibüsünün teknik bilgileri ve özellikleri hakkında ders notu hazırlaması için Tk.K.Ulş.Üçvş. T.Ç.'nin verdiği ve tekrarladığı emri, 7.1.2005 tarihine kadar süre verildiği hâlde yerine getirmediği iddiasıyla, emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılan kamu davasında, sanığın, "emir üzerine gerekli araştırmalara başladığı, birlik içinde ve dışında doküman aradığı, ancak bulamadığı, sanayideki oto galericilerine sorduğu ancak orada da bulamadığı, mahkemeye verildikten sonra ders notunu hazırlayarak....23.03.2005 tarihinde verdiği..." şeklindeki savunmaya ve emrin hizmete ilişkin olduğuna yer verildikten sonra, "somut olayda sanığın emri yerine getirmek için gerekli araştırmalara başladığı, ancak zamanında yeterli doküman bulamadığı için emrin gecikmeli olarak yerine getirildiği..." sanığın eyleminin, emri tam yapmamak veya gecikmeli yapmak suretiyle 477 sayılı Kanunun 48'inci maddesindeki "emre itaatsizlik" suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle, suç vasfına bağlı olarak verilen görevsizlik kararının Dairece onanması üzerine, Başsavcılığın görevsizlik kararının gerekçeden yoksun olduğu; usulden bozulması gerektiğine ilişkin itirazı üzerine yapılan incelemede;
1) Usul yönünden;
Askerî Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.2.1978/1-1 gün ve sayılı kararında kabul edilip açıklandığı gibi; "Askerî mahkemede bir davanın görülmesi esnasında, suçun disiplin mahkemesinin görevine girdiğinin anlaşılması üzerine, askeri mahkemece verilen görevsizlik kararlarının; 353 sayılı Kanunun 162'nci maddesine göre, "Hüküm" niteliğini taşıması..." nedeniyle gerekçeli olması yasa gereğidir.
Bu bağlamda;
İddia, savunma, tanık beyanları ve yazılı deliller başlıkları altında hükme esas alınan tutanak ve beyanları "delillerin değerlendirilmesi ve kabulü" kısmında ele alan askeri mahkeme, yukarıda açıklandığı biçiminde eylemin vasfını niçin farklı kabul ettiğini ortaya koyduğundan, görevsizlik kararının gerekçesinin yetersizliğinden söz edilemeyeceğine, bu kabulün dosya içeriğine uygun olup olmadığının ise, temyiz denetiminde anlaşılabileceğine, bu yönde usule aykırılık bulunmadığına, bu nedenle itirazın reddine karar verilmiştir.
2. Esas yönünden:
Dosya içeriğine göre daha önce Tk.K.'nın verdiği emir üzerine diğer uzman erbaşlar, araçlarıyla ilgili ders notlarını hazırlayıp verdikleri halde, sanığın, kullandığı BMC minibüs aracıyla ilgili ders notunu hazırlamadığı, kendisine, 7.1.2005 tarihine kadar süre verildiği, anılan tarihte bakım sırasında garajda kendisine ders notlarını soran ve hazırlamadığını öğrenen Tk.K. Astsb. T.Ç.'nin nedenini sorduğunda; "yapmıyorum-yapmam, ben bu işi bırakacağım..." diyerek, garajı terk ettiği Ulş.Onbaşılar İ.A., Y.Ö. ve Ulş.Uzm.Çavuşlar A.Y., ve O.Ç.'nin beyanlarından anlaşılmaktadır. Sanığın hazırladığı eğitici ders notunun, 23.3.2005 tarihinde savunucusu tarafından duruşmada sunulması, emrin gecikerek yerine getirildiğini göstermez. Eylem, ASCK'nın 87'inci maddesindeki emre itaatsizlikte ısrar suçu kapsamında olup, yargılama görevi askerî mahkemeye aittir. Bu nedenle, suç vasfına bağlı olarak verilen görevsizlik kararının esastan bozulması gerekir; Başsavcılığın itirazına atfen, görevsizlik kararını onayan 1'inci Daire kararının kaldırılmasına, görevsizlik kararının esastan bozulmasına, karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy