(1632 S. K. m. 130)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığın iddiaya konu eylemiyle hangi suçu veya suçları işlediğidir.
Sanık Mu.Er M.K.'nın, 13.10.2003 günü 07.00-11.000 saatleri arasındaki nizam karakolu nöbetinde, saat 09.50 sıralarında namlusuna mermi sürdüğü tüfeğiyle havaya bir el ateş ettiği, devamında, tüfeğinin dipçiği ile vurmak suretiyle nöbet kulübesinin camını kırdığı belirlenen olayda, sanığın, nöbet talimatına göre yarım dolduruşta ve emniyet konumundaki tüfeğiyle, belirtilen şekilde havaya ateş etmesi ve dipçiğiyle vurup nöbet kulübesinin camını kırması şeklinde birbirini takip eden hareketlerinin dalgınlıktan kaynaklanmadığı; sanık tarafından bilerek ve isteyerek, yani kasten gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
"..Kız arkadaşından ayrılması, ailevi sorunları olması ve verine getirdiği hizmetin ağırlığı nedeniyle içinde oluşan sıkıntı ile birden kurma kolunu çekip, silahını doldurup emniyetini açarak havaya bir el ateş ettiğini, dipçiğiyle de nöbet kulübesinin camını kırdığını..." ifade eden sanığın, dışa yansıyan söylem ve eylemi bağlamında; aynı yerde kendisiyle birlikte nöbet tutan tanık Mu.Er K.A.'nın, "...bir süre nöbet kulübesi çevresinde dolaşan sanığın karşısına geçerek, hareketsiz bir şekilde 2-3 dakika kadar durduktan sonra; yeter artık bırakın beni, ben askerlik yapmak istemiyorum diye bağırarak (iddia konusu) eylemi gerçekleştirdiğine." ilişkin anlatımı doğrulamaktadır.
Sanığın, tüfeğindeki mermilerden birini havaya ateş ederek patlatmak ve peşi sıra dipçiğiyle camı kırmak şeklinde eyleminde, anılan olguların, bu askerî eşyaları kullanılmaz hale getirmesi nedeniyle "yıkmak", "kırıp dökmek", "bozmak" anlamında "tahrip etmek" fiili kapsamında oldukları (Türkçe Sözcük/Türk Dil kurumu s. 2115) açıktır.
Sanığın, iç dünyasında yaşadığı olumsuzluğa karşı bir başkaldırış ve bir anlık öfke ile aynı eylem bütünlüğü içerisinde peş peşe gerçekleştirdiği iki hareketle, kasten bir mermiyi ve camı tahrip ettiği; eyleminin tipiklik yönünden, askerî eşyayı kasten tahrip etmek suçuna uyduğu görülmektedir.
Sanığın, yarım dolduruşta ve emniyet konumunda bulundurması gereken tüfeğini, nöbeti sırasında buna ilişkin talimata aykırı olarak, namlusuna mermi sürerek emniyetini açıp, havaya bir el ateş etmesiyle bir an için mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket ettiği akla gelebilirse de, sanığın eyleminin bununla sınırlı kalmaması, devamında, nöbet kulübesinin camını kırması olgusu; sanığın oluş biçimine göre bölünemeyen eylem ve kastı nedeniyle sadece askeri eşyayı (mermi ve camı) tahrip etmek suçunun oluştuğu sonucuna varıldığından, Dairenin bu yöndeki bozma karan yerinde görülmüş, Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy