(1632 S. K. m. 42, 65, 66, 67, 75, 87, Ek m. 1, Ek m. 2) (5237 S. K. m. 5, 58) (765 S. K. m. 59, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88) (5275 S. K. m. 108) (5252 S. K. Geç. m. 1)
23.2.2005 tarihinde birlik içerisinde cep telefonu bulundurmak suretiyle, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işleyen sanığın, askeri mahkemenin 21.4.2005 tarihli ve 2005/966-217 E.K. sayılı hükmü ile, ASCK' nın 87/1'inci maddesinin birinci cümlesi ve TCK' nın 59/2'nci maddeleri uyarınca, yirmi beş gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 29.4.2005 tarihinde kesinleştiği ve kısmen infaz edilerek, sanığın 14.6.2005 tarihinden geçerli olarak şartlı tahliye edildiği;
Bu kez, 24.10.2005 tarihinde yapılan bakım sırasında, sanığın sorumlusu olduğu ZPT aracının hava hortumunun içinde bir adet cep telefonu elde edildiği, sanığın telefonun kendisine ait olduğunu, yasağı bildiğini, ancak kışladaki telefonların söküleceğinin söylenmesi üzerine cep telefonu aldığını ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme, sanığın infaz edilen hüküm nedeniyle tekerrür halinde olduğunu kabul etmiş, tayin ettiği cezanın 5237 sayılı TCK' nın 58'inci maddesine göre, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra sanık hakkında bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermiştir.
Mülga 765 sayılı TCK' nın 81-88'inci maddelerinde, cezanın arttırılması nedeni olarak kabul edilen tekerrür, 5237 sayılı TCK' nın 58'inci maddesinde, cezanın infazı sırasında dikkate alınacak bir neden ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması sebebi olarak kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK' nın 58'inci maddesi; "(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." düzenlemesini içermektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108'inci maddesinde düzenlenmiştir. Süreli hapis cezalan yönünden cezanın üçte ikisinin infazı halinde, söz konusu olan koşullu salıverme, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi şartına bağlanmıştır. Yine mükerrirler hakkında, cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi getirilmiştir.
ASCK' nın 42'nci maddesinde ise; "1. Bir cürüm işleyenin mükerrir sayılması ve kanunun o suretle gösterdiği hükümlerin ve cezaların tatbik edilmesi, suçlunun askeri bir cürümden dolayı bir Türk askeri mahkemesinde mahkûm olarak, ceza gördükten sonra aynı askeri cürümü tekrar yapmasına bağlıdır..." hükmüne yer verildiği görülmektedir.
Askeri Ceza Kanununda yer alan "tekerrür" hükmü, Türk Ceza Kanununda yer alan tekerrür düzenlemesinden tamamen farklı ve özel bir hüküm niteliğindedir. ASCK' nın 42'nci maddesi; tekerrürün sadece ASCK' da yer alan ve madde metninde cezanın tekerrür sebebiyle arttırılmasına açıkça imkân veren askeri suçlarla sınırlı olarak (Örneğin, ASCK' nın 65, 66, 67, 75, Ek-1 ve Ek-2'nci maddeleri) uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Uygulama bu şekilde istikrar bulmuş, ASCK' da düzenlenen diğer suçlan mükerrer olarak işleyenler hakkında, TCK' nın tekerrüre ilişkin hükümlerinin tatbikine cevaz verilmemiştir.
Diğer taraftan; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK' nın "Özel kanunlarla ilişki" başlıklı 5'inci maddesi, "Bu kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." hükmünü içermektedir, bu düzenleme nedeniyle, ilk bakışta askeri suçlar yönünden 5237 sayılı TCK' nın tekerrür hükümlerinin uygulanabilirliği akla gelebilirse de; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 1 'inci maddesinde, diğer kanunların 5237 sayılı TCK' nın Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümlerinin ilgili kanunlarda değişiklik yapılıncaya ve en geç 31.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olduğu açıkça belirtilmiş bulunduğundan, bu aşamada ASCK' nın 42'nci maddesinde yazılı özel tekerrür düzenlemesinin ilga edildiğini söyleme olanağı da bulunmamaktadır. Doktrinde, ASCK' nın bu düzenlemesinin 31.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olduğu ifade edilmekte (İ.ÖZGENÇ; TCK Gazi Şerhi, Genel Hükümler, 3'üncü Bası, Ocak 2006, s: 93-94), uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay kararlarında da bu görüş benimsenmektedir. (Drl.Krl.'nun 20.10.2005 tarihli ve 92-86 sayılı, 27.10.2005 tarihli ve 99-94 sayılı, 5.1.2006 tarihli ve 2-2 sayılı kararlan bu doğrultuda bulunmaktadır).
Bu nedenlerle; 23.2.2005 tarihinde işlemiş olduğu emre itaatsizlikte ısrar suçundan, yirmi beş gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilen ve bu cezası infaz edilerek, 14.6.2005 tarihinden geçerli olarak şartla tahliye edilen sanığın, 24.10.2005 tarihinde işlemiş olduğu ikinci emre itaatsizlikte ısrar suçu nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmesi yasaya aykırı görülmüş, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulüne, Daire ilamının kaldırılmasına ve hükmün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy