(1632 S. K. m. 79)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; sanığın sabit görülen kendisini askerliğe elverişsiz hâle getirmeye tam teşebbüs suçundan dolayı, askerî mahkemece ASCK'nın 79/1, 765 sayılı TCK'nın 62/1, ASCK'nın 50 ve 5l/B, TCK'nın 59/2'nci maddeleri uyarınca verilen neticeten 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünde, Dairece bir isabetsizlik ve kanuna aykırılık görülmediğinden onanmasına karar verildiği hâlde; Başsavcılık, kanunî indirim ve kanunî artırım nispetlerinin belirlenmesine ilişkin olarak, askerî mahkemece gösterilen gerekçenin yetersiz olduğu, gerekçeli hükümde açıklanan kanunî artırım oranı ile kısa kararda yazılı artırım oranı arasındaki çelişki nedeniyle, hükmün uygulama yönünden bozulması gerektiğine ilişkindir.
İtiraz, hükmün uygulama yönünden bozulması gerektiğine ilişkin olmakla birlikte, Daireler Kurulunda yapılan müzakere sonunda, hükmün uygulama öncesine ilişkin yönlerden de incelenmesi olanaklı görülerek esas yönünden yapılan incelemede;
Dosyada mevcut delil durumuna göre; sanığın olay günü eğitim alanında yapılan silâh bakım faaliyeti sonrasında uhdesindeki G-3 piyade tüfeğini ölüm tehlikesini içeren ve hayatî bölge olan sağ omzuna dayayarak ateş etmesi, yaralanma, sonucu hayatî tehlike geçirmesi, sanığın aynı gün hastanede olayı takiben verdiği ilk ifadesinde silâhı intihar etmek için ateşlediğini söylemesi, olaydan bir gün önce koğuşta pasken arkadaşları tarafından görülmüş olması, kendisini askerliğe elverişsiz hâle getirmek isteyen kişilerin, genellikle hayatî tehlike doğurmayacak, el, kol, bacak ve ayak nahiyelerine ateş ettiklerinin bilinmesi dikkate alınarak, sanığın kendisini askerliğe elverişsiz hâle getirmek kastı ile hareket ettiği konusunda tam bir vicdanî kanaate yanlamadığından, suç kastı konusunda doğan şüphenin sanık lehine Yorumlanması suretiyle, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün Başsavcılığın itirazına atfen esastan bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy