(5271 S. K. m. 52, 191, 221, 222) (353 S. K. Ek m. 1)
Daire ile askeri mahkeme arasındaki uyuşmazlığın konusu, istinabe mahkemesinde dinlenen İ.C., N.A., R.K. ve N.Ç. isimli 4 tanığın bir arada dinlenip dinlenilmediklerine ve ayrıca hazırlıkta ifadeleri tespit edilen, ancak duruşma sırasında ifadelerinin tespiti cihetine gidilmeyen 9 tanığın ifadelerine başvurulmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
353 sayılı Kanunun Ek-1'inci maddesinin atfı ile 5271 sayılı CMK' nın 191 'inci maddesi; askeri mahkemece, sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığı, çağırılmış tanık ve bilirkişilerin gelip gelmedikleri saptanarak duruşmaya başlanacağını, mahkeme başkanı veya hakimin duruşmanın başladığını iddianamenin kabul kararını okuyarak açıklayacağını, tanıkların duruşma salonundan çıkarılacağını, duruşmaya sırasıyla sanığın açık kimliği saptanıp kişisel ve ekonomik durumu hakkında kendisinden bilgi alınmasını, iddianame okunup iddiaya karşı sanığın sorgusunun yapılmasını,
CMK'nın 52'nci maddesi; Her tanığın ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinleneceğini,
CMK'nın 221'inci maddesi; Duruşma tutanağında; oturumlara katılan sanık, müdafii, katılan, vekil, kanuni temsilci, bilirkişi, tercüman, teknik danışmanın ad ve soyadının, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurların, sanık açıklamalarının, tanık ifadeleri, bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları ile okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazıların, istemlerin, istemlerin reddi hâlinde gerekçesinin, verilen kararların ve hükmün, yer alacağını,
CMK'nın 222'nci maddesi; Duruşmanın nasıl yapıldığının ve kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığının ancak tutanakla ispat olunabileceğini, tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiasının yöneltilebileceğini, amirdir.
Açıklanan bu yasa hükümleri çerçevesinde, sanığın duruşma sırasındaki istemi üzerine yazılan talimatla, ifadeleri Aydın 2'nci Asliye Ceza Mahkemesince istinabe suretiyle saptanan tanıklar İ.C., N.A., R.K. ve N.Ç.'nin ifadelerinin yer aldığı 23.11.2005 tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde; tanıkların duruşmaya gelip gelmediklerinin tespitinden sonra duruşma salonundan çıkarılıp, ifadelerinin; her birinin ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın tespit edildiğine dair bir kaydın duruşma tutanağında yer almadığı görülmektedir. Esasen, askerî mahkeme de, direnme hükmünün gerekçesinde, duruşma tutanağında bu konuda bir kaydın bulunmadığını kabul etmekte, ancak asliye ceza mahkemesi hakiminin tanık dinlenmesine ilişkin usul kurallarına aykırı davranmış olamayacağını, tanıkların bir arada dinlenildiğini iddia edenin bunu ispatlaması gerektiğini belirtmektedir. Oysa CMK'nın 221 ve 222'nci maddelerinin amir hükümlerine göre, her bir tanığın ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında olmaksızın dinlenilmesi gerektiğine ilişkin olan usulün temel kuralına (CMK Mad. 52) uyulduğunun duruşma tutanağında mutlaka belirtilmesi gerekmektedir. Zira duruşmanın kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusu ancak duruşma tutanağı ile ispat olunabilecektir. Bu itibarla, askeri mahkemenin, istinabe suretiyle dinlenmiş bulunan dört tanığın usulüne uygun olarak ayrı ayrı dinlenilmiş olduğunu kabul ederek, Dairenin bozma ilâmına direnmesi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan, olayın yeterince aydınlanmış olması halinde, soruşturma (hazırlık) aşamasında dinlenilmiş bulunan tanıkların tamamının kovuşturma (duruşma) aşamasında da dinlenilmesine gerek bulunmamakta ise de; mahkemece mahkûmiyet hükümleri için sübut delili olarak gösterilen tanıklar Y.D., İ.A., H.Ç., R.G. isimli kamu tanıkları ile, ifadeleri usulsüz olarak saptanmış bulunan dört savunma tanığının beyanları olayı yeterince aydınlatmadığı için, soruşturma aşamasında dinlenilmiş bulunan E.T., M.Ö., K.Y., E.K., G.D., M.Y., Y.A., M.Ö. ve Ş.M. isimli tanıkların da ifadelerine başvurularak, maddi vakıanın her türlü kuşku ve tereddütten uzak biçimde tespitinden sonra, ortaya çıkacak sonuca göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, Dairenin bu yöndeki bozma ilamına direnilerek, adı geçen tanıkların ifadelerine başvurulması cihetine gidilmeden noksan soruşturma ile tesis edilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy