(1632 S. K. m. 87) (211 S. K. m. 2, 6, 8, 12, 13)
Sanık P.Er G.K.'nın; 24.8.2004 günü saat 13.15 sıralarında, içtimaya çıkarken çimlerin üzerinde uyumakta olan, P.Er V.Ş.'yi uyandırmak için, boş olan tüfeğinin kurma kolunu yarıya kadar çekip ses çıkarttığı, uyanmaması üzerine, devamında adı geçen erin gözlerini kapatan şapka siperini, kendisine doğrulttuğu tüfeğin namlusu ile kaldırdığı, dosya içeriğiyle sübuta eren maddi bir olgudur.
Sanığın, 8.7.2004 tarihinde, ismi ve imzasını taşıyan 219 maddeden oluşan Emniyet ve Kaza Talimatını tebellüğ ettiği, anılan talimatın, silah kısmında, 11 'inci maddesinde; Dolu veya boş tüfek; esinlikle personele doğrultulmayacak, tetik düşürülmeyecektir. kuralına yer verilmiştir. Sanık, duruşmada, tebellüğ belgesindeki imzayı kendisinin attığını, ancak bunu okumadığını söylemesine karşın, devamında; kendilerine içtimalarda çeşitli zamanlarda, silahın boş olsa da personele doğrultulmayacağına dair emir verildiğini ifade etmesi karşısında; sanığın, olay öncesinde; boş olsa da, tüfeğin kesinlikle başkasına doğrultulmayacağım ve tetik düşürülmeyeceğini bildiği açıktır.
Yasal düzenlemeler dışında, amire de kural koyma yetkisinin tanınması anlamındaki askeri hizmetin yürütülmesi, ancak, buna ait bir talep ve yasağın, sözle, yazı ile vesair suretle, ifadesi şeklindeki emir hâline getirilmesiyle (TSK İç Hzm.K./6, 8) olanaklıdır.
Kanunlara, nizamlara ve amirlere mutlak bir itaat olarak tanımlanan, Disiplinin, askerliğin temelini oluşturması (İç Hzm.K/13) bağlamında, hizmete ilişkin emrin, yasa kuralının gücüne eşdeğer olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hizmete ilişkin emrin hiç yapılmaması, ASCK'nın 87'nci maddesinde Emre itaatsizlikte ısrar suçu olarak düzenlenmiş, ASCK'nın uygulamasında; Hizmet, malûm ve muayyen olan ve amir tarafından yapılması istenilen askeri hizmetin, astı tarafından yapılması hali olarak tanımlanmıştır (Mad. 12).
Sanığın aykırı davrandığı emrin konusu, yasalarla suç/disiplin suçu olarak ayrıca düzenlenmediğine göre, ASCK'nın 87/1'inci maddedeki suç kapsamında, hizmete ilişkin olup olmadığı önem taşımaktadır;
Boş olsa da, silahın başkasına yöneltilmeyeceğine ilişkin; Şeytan doldurur söylemi, her yaştan insanımızın ortak bilgisinin bir ürünüdür. Harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyeti olan askerlik (İç. Hzm. K/2) hizmeti sırasında, zamanının çoğunu silâhla geçiren askerlere yönelik olarak amirin, silâhın taşınması ve kullanılmasının usul ve esaslarını gösteren emirlerinin, askeri hizmete ilişkin olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında;
219 maddelik Emniyet ve Kaza Talimatının, silâh başlıklı kısmındaki 11 'inci maddesinde yer alan; Dolu veya boş tüfek kesinlikle personele doğrultulmayacak ve tetik düşürülmeyecek şeklindeki kurala aykırı olarak; içtimaya çıkarken, çimlerin üzerinde uyumakta olan arkadaşını uyandırmak için, boş olan tüfeğinin kurma kolunu yarıya kadar çekip ses çıkartan, devamında, uyanmayan erin gözlerini kapatan şapka siperini, kendisine doğrulttuğu tüfeğin namlusu ile kaldıran sanık erin eylemi emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmaktadır.
Emniyet ve Kaza Talimatının çok maddeli oluşu, birçok konuyu içermesi, bunlardan bazısının tavsiye niteliğini taşıması, dava konusu eylemin yasaklanmasına ilişkin emrin, hizmete ilişkin emir oluşunu etkilemez. 219 maddelik emri imzaladığını, ayrıca çeşitli zamanlarda silahın boş olsa da personele doğrultulmayacağına ilişkin emirler verildiğini ifade eden sanığın, unsurları yönünden oluşan emre itaatsizlikte ısrar suçundan, mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken askeri mahkemece direnme ile kurulan beraat hükmünde, yasal isabet bulunmadığından hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy