(765 S. K. m. 230)
Askerlik hizmetini 20'nci Zırhlı Tugay Karargâh Bölük Komutanlığı emrinde yapan sanığın, Tugay Komutanlığının 14.4.2000 tarihli emri ile 7'nci Kolordu Komutanlığına kurye olarak görevlendirildiği, 26.9.2000 tarihinde Tugay Merkez Şube Müdürlüğü Evrak kısmından almış olduğu evrakı 7'nci Kolordu Komutanlığına teslim ettikten sonra, imza karşılığında aldığı yetmiş bir adet evrakı sırt çantasına koyarak, 7'nci Kolordu Komutanlığı Karargahından ayrıldığı, kendisini Şanlıurfa'ya götürecek olan tugayla sözleşmeli otobüslerin beklemekte olduğu Diyarbakır Asker Hastanesi önüne geldiği, evrakın bulunduğu sırt çantasını otobüsün bagajına koyarak Astsb. D.T.'nin bir mağazaya olan taksidini yatırmak üzere, Dağkapı'da bulunan çarşıya gittiği, dönüşünde çantanın, bagajda bulunmadığını fark ettiği, durumu Merkez Komutanlığına bildirdiği, yapılan araştırma sonunda çantanın ve evrakın bulunamadığı anlaşılmaktadır.
Maddî olayın, yukarıda özetlenen biçimde gerçekleştiği konusunda yargılama makamları arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın, sanığa yüklenen suçunu unsurları yönünden oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu görülmektedir.
Askerî mahkeme, görevin ne şekilde yapılacağı konusunda yeterli beceri ve tecrübeye sahip olmayan ve bu hususta bilgilendirilmeyen sanığın, görevini yapmada herhangi bir savsamasının söz konusu olmadığı görüşünü öne sürerken; Daire yeterli bilgi ve tecrübe ile donatılan sanığın sorumsuz davranışı ile görevini ihmal ettiği sonucuna ulaşmaktadır.
Mülga 765 sayılı TCK'nın 230'uncu maddesinde düzenlenen, memuriyet görevini ihmal suçu, memurun vazifesi kapsamı içinde bulunan herhangi bir işi yapmaması veya geç yapması biçiminde tanımlanmaktadır. Suçun maddi (fiil) unsurunu oluşturan, görevin yapılmaması veya geç yapılması yanında, görevin yapılmamasının veya geç yapılmasının ihmal kastına dayandırılması gerekmektedir. Bu suçta ifade edilen kast, memurun yapmakla yükümlü olduğu işi makbul bir sebep olmaksızın yapmama şuur ve iradesidir.
Dosyada bulunan 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığının 14.4.2000 tarihli emrine göre, sanıkla Tnk. Er E.Ç.'nin, Salı ve Cuma günleri 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığından 7'nci Kolordu Komutanlığına götürülecek evrakı götürmek ve teslim edilecek evrakı getirmek üzere kurye olarak görevlendirildikleri, kuryenin görev ve sorumlulukları ile faaliyet ve hareket tarzlarım içeren Kurye Özel Talimatının sanığa tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Sanığa tebliğ edildiği belirtilen Kurye Özel Talimatında; kurye torba veya çantasının otobüs bagajına konulmayacağının, yemek ve ihtiyaç molalarında torba veya çantanın beraberinde taşınacağının, Kurye Tanıtma Kartında da kuryenin evrak çantasını ne olursa olsun, elinden bırakmayacağının yazılı olduğu görülmektedir.
MY.73-1 Kurye Hizmeti Yönergesinde kurye; muhtelif gizlilik derecesini ihtiva eden her türlü askerî evrak ve malzemeyi bir birlik, karargâh ve kurumdan, diğer birlik, karargah ve kuruma götürme ve teslim etme sorumluluğunu alan şahsa kurye denir. biçiminde tanımlanmaktadır.
20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığı Kurye Hizmetleri Sürekli Yönergesinde, kuryenin durumuna göre subay, astsubay, sivil memur veya erbaş olabileceği (Mad. 6/e); çok gizli, kozmik çok gizli veya özellik arz eden evrakın gönderilmesinde kurye olarak subay veya astsubay , diğer gizlilik dereceli ve tasnif dışı evrak için uygun nitelikte erbaş görevlendirileceği (Mad. 17/d) belirtilmektedir.
Sanığa teslim edilen evrakın beş adedinin gizli gizlilik dereceli, diğer evrakın da, hizmete özel veya tasnif dışı evrak oldukları belirlenmiştir.
Sanık savunmasında; kendisine kurye hizmeti ile ilgili eğitim verilmediğini ve Kurye Özel Talimatının tebliğ edilmediğini öne sürmüştür.
Mahkemece Kurye Özel Talimatındaki imzanın sanığın eli mahsulü olup olmadığı araştırılmış, imzanın sanığa ait olmadığı, belgenin fotokopisi çekildikten sonra taklit edilmek suretiyle atıldığı saptanmıştır.
Bütün bu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde er olan sanığın, Kurye Hizmetleri Sürekli Yönergesine göre görevin önemine ve özelliğine uygun olmadığı, bu hususun olaydan sonra düzenlenen idarî tahkikat raporunda da belirtildiği), kurye hizmeti ile ilgili olarak, özel bir eğitim veya kurs görmediğine ilişkin savunmasının aksi kanıtlanamadığı gibi, Kurye Özel Talimatındaki imzanın sanığa ait olmadığının saptandığı, bu nedenle görevin ne şekilde yerine getirileceği konusunda bilgi, beceri ve tecrübeye sahip olmadığı, ayrıca çantanın sanığa verilen Astsb. D.T.'nin bir mağazaya olan taksidinin yatırılmasına ilişkin, ikinci görev sırasında kaybolduğu gözetildiğinde, sanığın ihmal kastının bulunmadığı kabul edilerek, kurulan beraat hükmünde ve gerekçesinde yasaya aykırı bir yön görülmemiş ve beraata ilişkin direnme hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy