(1632 S. K. m. 85)
Sanık (Ter.) J.Er E.B.'nin, 29.2.2004 tarihinde, tek başına tuttuğu; garaj arkası nöbeti sırasında kendisine ait ajandanın olay tarihine ve devamına ait sahifelerine, kendisine özel bilgileri ve o andaki ortamını içeren, günlük niteliğinde yazı yazdığında ve yazı içerisinde Bl. Astsb. için kullandığı; "...orospu çocuğu avradını siktiğimin oğlu..." şeklindeki sözcüklerin hakaret içerdiğine kuşku bulunmamakla birlikte, kontrol sırasında nöbetini talimata uygun tutmadığını belirleyen nöbetçi astsubayın, sanığın vermek istemediği; bazı sahifelerini kopartmaya yeltendiği, bu defteri sanıktan iradesi dışında aldığı ve okumak suretiyle bundan haberdar olduğu olayda, özelinde sakladığı defterinin ilgili sahifelerini yok etmesi olanaklı iken, sanığın iradesi dışında elinden alınmasıyla, başkasının bilgisine ulaşmada suç kastı ile hareket ettiği söylenemez.
Bu bağlamda;
"...Bl. yemekhanesinde nişanlısına yazıp henüz tamamlamadığı, içerisinde üste hakareti içeren sözcüklerin yer aldığı mektubun, nöb. amiri tarafından sanık çavuşun elinden alınıp okunması...",
"...Bl.K.'nın, elinde mektup zarflarıyla, koridordan geçmekte olan sanık eri durdurup, kontrol ettiği kız arkadaşına yazdığı mektupta amiri için kullandığı sözlerin hakaret içerdiğinin belirlenmesi...",
"Yapılan aramada ele geçen, sanık onbaşıya ait anı defterinde kaleme aldığı yazıda, Bl.K.V. hakkında hakaret içeren sözler sarf ettiğinin belirlenmesi..." olaylarına ilişkin Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun; 8.3.1990/43-38; 7.11.1991/145-139 ve 5'inci Dairesinin 28.4.1999/265-259 gün ve sayılı kararlarında da, sanığın hakaret içeren mektup, defter veya yazısının, kendi özelinde bulunması; isteği ve iradesi dışında, bunların, elinden alınmak suretiyle içeriğine ulaşılması nedeniyle, suç kastı yönünden üste hakaret suçunun oluşmayacağı kabul edilmiştir.
İtiraza gelinen Daire kararında, söz edilen Askeri Yargıtay 4'üncü Dairesinin 8.1.2002 gün ve 2002/6-3 E.K. sayılı kararın konusu; terhis olan bir erin eşyalarının nizamiyede kontrolü sırasında, ona ait hatıra defterine yazı yazan başka bir erin, sözü edilen bu yazısında geçen üste hakaret niteliğindeki sözcükler nedeniyle, yazı yazanın suçlu bulunmasıdır. Bu olayda sanık, üste hakaret içeren sözcükleri kendi iradesiyle defter sahibinin bilgisine sunduğundan suç kastıyla hareket ettiği kabul edilmiş olup, bunun inceleme konusu olayla benzerliği bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemenin suç kastı bulunmadığı gerekçesine dayalı sanık hakkında kurulan beraat hükmü yerinde görüldüğünden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulü ile, esastan bozmaya ilişkin Askeri Yargıtay 4'üncü Dairesinin kararının kaldırılmasına ve sanık hakkındaki beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy