(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında oluşan uyuşmazlığın konusu, sanığın eyleminin suç oluşturup oluşturmadığıdır.
Kısa dönem askerliğini yaptığı sırada Elazığ Asker Hastanesi psikiyatri uzmanınca 10.10.2002 tarihinde yapılan muayenesinde, kendisine (20) gün istirahat raporu verilen sanık (Ter.) J.Er M.D.'nin, bu süreyi evinde geçirebilmek için, birliği komutanlığınca gönderildiği sıhhi izni sırasında, 30.10.2002 tarihinde Bozova İlçe J.K.lığınca sevk edildiği Bozova sağlık Grup Başkanlığının raporu ile, (15) gün yatak istirahatının uygun görüldüğü, 14.11.2002 tarihinde bu istirahatı biten sanığın birliğine dönmediği, kullanmadığı (6) günlük kanuni izin hakkının bulunduğu, işleme tabi olduğu kısa dönem erbaş ve erlerin de 21.11.2002 tarihinde terhis oldukları, birliğine dönmeyen ve bu dönemde terhis işlemi yapılmayan sanığın, Bakanlar Kurulunun 23.6.2003 gün ve 2003/5795 sayılı 8 ay olan kısa dönem erbaş ve er hizmet süresinin, 6 aya indirilmesi ve 6 aylık hizmet süresini dolduranların, 15.7.2003 tarihinde terhis edilmelerine dair karan nedeniyle, bu tarihten geçerli olarak; 27.10.2003 tarihinde, düzenlenen terhis belgesiyle terhis işlemi yapılan sanık hakkındaki 14.11.2002-15.7.2003 tarihleri arasında izin tecavüzü suçuna ilişkin davada, 8 ay süreli hizmete tabi erbaş ve erlerin, ancak 1,5 aylık hava değişimi sürelerinin askerliklerinden sayılabilmesi (6 aya indirildiğinde de aynı süre korunmuş, daha önce de evinde geçirdiği istirahat süreleri dikkate alındığında, toplamda 1,5 ayı aşan kısım ve (6) günlük izin hakkına göre, 30.12.2002 tarihinde terhise hak kazandığı bilirkişi İncelemesiyle belirlenen sanığın, belirtilen nedenle askerlik hizmetinden sayılmayan (39) günü düşülmediğinde, aynı dönem arkadaşları gibi 21.11.2002 tarihinde terhise tabi olması; bu durumu telefonla öğrendiği için birliğine dönmediğine ilişkin savunmasının, geçici görevle emrinde bulunduğu tanık J.Bnd.Üçvş. İ.S. tarafından doğrulanması, askerlik hizmeti hesabını bilmesi kendisinden beklenmeyen sanığın, her seferinde sevk belgesine dayalı aldığı istirahat raporlarının, birlik komutanlığınca sıhhî izin belgesine dönüştürülerek memleketine gönderilmesi, dosyaya yansıyan belgelere göre yukarıda belirtildiği gibi, terhis işlemi yapılan sanık hakkında izin tecavüzü suçuna ilişkin ilk işlemin suç tarihinden bir yıl sonra; 11.12.2003 tarihinde yapılması karşısında, suç kastı kesin olarak ortaya konulamayan sanık hakkında, askeri mahkemece kurulan beraat hükmü yerinde görülmüş, Askeri Yargıtay Başsavcılığınca ileri sürülen; sanığın telefonla görüştüğünü söylediği yazıcı Ercanın dinlenilmemesinin noksanlık oluşturduğuna ilişkin itiraz, adı geçenin tanık olarak ifadesine başvurulmasının, mevcut duruma ve kabule bir katkısı bulunamayacağı düşüncesiyle, kurulumuzca kabul görmemiştir. Ancak, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazına atfen Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin esastan bozma kararının kaldırılmasına, sanık hakkında verilen beraat kararında usul ve esas yönlerinden kanuna aykırılık bulunmadığından onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy