(5237 S. K. m. 281) (765 S. K. m. 296)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa yüklenen suçun unsurları yönünden oluşup oluşmadığına ilişkin bulunmaktadır.
Daire, olayda suç delillerini yok etmek suçunun tüm unsurlarının gerçekleştiği görüşünü kabul ederken; Başsavcılık, sanığın gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla hareket ettiğinin kanıtlanmadığını öne sürmektedir.
Unsurları ve cezası mülga 765 sayılı TCK'nın 296/1'inci maddesinde düzenlenen suç delillerini yok etmek suçu, 5237 sayılı TCK'nın 281 'inci maddesi ile yeniden düzenlenmiş bulunmaktadır.
Mülga 765 sayılı TCK'nın, "suçun işlenmesinden sonra failine yardım" madde başlığı altında düzenlenmiş bulunan, "suçtan sonra failine maddi yardım" suçunun oluşumu için, bir kimsenin hapis cezasından aşağı olmayan cezayı gerektiren bir cürüm işlendikten sonra, cürme ortaklık etmiş ve cürme neticelendirmekte yardımı dokunmuş olmaksızın, cürüm eser ve delillerini yok etmesi ve fiilî bu kasıt altında işlemesi şartlarının tahakkuku aranmakta idi.
5237 sayılı TCK'nın 281'inci maddesinde düzenlenen "suç delillerini yok etme" suçu, daha önce işlenmiş olan bir suçun delil ve eserlerinin yok edilmesi biçiminde ve işlenen ilk suçtan bağımsız bir suç olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Bu suçun konusunu, daha önce işlenmiş olan bir suçun delil ve eserleri oluşturmaktadır. Bu nedenle, söz konusu suç, daha önce işlenmiş bir suçun varlığını gerekli kılmaktadır. Yine bu suçun oluşumu için failin gerçeğin meydana çıkarılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerekmektedir.
Dava konusu olayda, 3.3.2004 tarihinde Er H.T.'nin üzerinde, uyuşturucu madde olduğundan şüphe edilen, yaprakları ince ve tohumlu bitki parçalarının bulunduğu, durumun Garnizon Merkez Komutanı Bnb. Y.B.'ye iletildiği, aynı zamanda Topçu Tabur Komutanı olan Y.B.'nin emri ile, Er H.T. hakkında soruşturma dosyası düzenlenerek, 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığına gönderildiği, Merkez Komutanının "madde kalsın" şeklindeki talimatı üzerine, ele geçen maddenin sanık tarafından bir ay kadar masasının çekmesinde muhafaza edildiği, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, maddenin başkaları tarafından elde edilip kötüye kullanılmaması amacıyla, Uzm.Çvş. A.K.'ya da haber verilmek suretiyle, 3.4.2004 tarihinde imha edildiği, suç konusu madde üzerinde inceleme yapılmadığından, özellikleri yönünden uyuşturucu madde niteliği taşıyıp taşımadığının anlaşılmadığı gözetildiğinde; sanığın bir ay çekmecesinde sakladığı maddeyi, diğer askerlerin eline geçmemesi için imha etmesi şeklindeki olayda, gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme amacının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Merkez Komutanı Bnb. Y.B.'nin "madde kalsın" şeklindeki emri üzerine, Er H.T.'de ele geçen ve uyuşturucu olduğundan şüphelenilen maddeyi bir ay muhafaza ettiği anlaşılan sanığın, emri yapmış olduğu gözetildiğinde, eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağına ilişkin temyiz sebebi de kabule değer görülmemiş, Askerî Yargıtay Başsavcılığının yerinde görülen itirazının kabulüne, Daire ilâmının kaldırılmasına ve beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy