(1632 S. K. m. 132) (AYDK 30.12.2004 T. 2004/139 E. 2004/178 K.) (AYDK 03.12.1998 T. 1998/164 E. 1998/162 K.)
Askeri Yargıtay Dairesi ile askerî mahkeme arasında oluşan uyuşmazlığın konusu, sanığın eyleminin suç oluşturup oluşturmadığıdır.
Aralarındaki samimi arkadaşlık nedeniyle daha önce, karşılıklı olarak ve izin almaksızın birbirinin eşyasını kullanan erlerden, mağdur M.G.'nin, bilgisi dahilinde olay gecesi dolabından şampuanını alan sanık U.A.'nın, ayrıca, mağdurun cüzdanındaki 16 milyon liradan 10 milyon lirasını aldığı, bölük komutanına verdiği ifadede; mağdurun; "sanığı parasını alırken gördüğünü" söylediği, ertesi günü çarşı izninden dönen sanığa, "bana bir diyeceğin var mı" diyen mağdura, sanığın, paradan söz etmemesi üzerine, kendisini parasını alırken gören biri olduğunu söylemesinden sonra, kızıp bu şahıs için küfürlü konuşan sanığın, borç olarak aldığı 10 milyon liranın 3,5 milyon lirasını çarşıda ihtiyacı için kullandığını söyleyerek, artan 6,5 milyon lirasını mağdura iade ettiği, olayda sanığın, aralarındaki samimiyete ve eşya alışverişine güvenerek, bu parayı borç olarak aldığını söylemesi, olayı bilmesine karşın önce şikâyette bulunmayan mağdurun, çarşı dönüşü sergilediği tutum ve davranışı nedeniyle sanıktan şikayetçi olması, sanığın parayı aldığını reddetmesini ve tepkisini başka birisi tarafından mağdurun parasını çaldığına ilişkin yapılan ithamdan korkmasıyla, açıklaması olguları birlikte değerlendirildiğinde, mağdurun, iddia konusu parasının sanık tarafından alınmasında örtülü rızası bulunduğu sonucuna varılmıştır.
"Mal sahibinin rızasının bulunduğuna yönelik samimî bir inanç ve kanaate dayanılarak, başkasına ait bir malın alınması durumunda hırsızlık suçunun teşekkül etmeyeceği Doktrinde kabul edilmiştir (Ord. Prof. Dr. S.DÖNMEZER-Kişiler ve Mala Karşı Cürümler 12. Baskı, s. 303)..." şeklindeki görüşe vurgu yapılarak; "Yatılı askerî okulda üç yıldır birlikte eğitim görmelerinden dolayı, yaşantılarının önemli bir bölümünü birlikte geçiren sanık ile mağdurun; bir arada eğitim görmesinin neden olduğu karşılıklı itimat ve dayanışma duygusu çerçevesinde hareket edip, birbirlerine ait bazı eşyaları önceden izin almadan karşılıklı olarak kullandıkları değerlendirilerek; mağdurun örtülü rızasına sahip olduğu kanaatiyle, ona ait cep telefonunu kullanan sanıkta, arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işleme konusunda şuur ve irade bulunmadığı sonucuna vararak, sanık hakkında verilen beraat kararını onayan Daire karan...", Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 30.12.2004 gün ve 2004/139-178 E.K. sayılı kararıyla yerinde bulunmuştur.
Benzer olaya ilişkin Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 3.12.1998 gün ve 1998/164-162 E.K. sayılı karan da aynı yöndedir.
Bu bağlamda; somut olayda, mağdurun parasının sanık tarafından alınmasına örtülü rızası bulunduğunu kabul eden askerî mahkemenin, sanık hakkında direnme ile kurduğu beraat hükmünün usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy