(1632 S. K. m. 87) (AYDK 18.01.2001 T. 2001/5 E. 2001/6 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında oluşan ve çözümü gereken uyuşmazlık, sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmadığıdır.
"Birlik içine cep telefonu sokulmayacağına" ilişkin emri bildiği hâlde, Dz.K.K.lığı Kh.Des.Kt.K.lığı erlerinden sanık (Ter.Dz.Er) A.İ.'nin, (birlik dışından gelip) kuzey Lumbarağzında yapılan aramada, üzerinde cep telefonu bulundurduğu tespit edilen olayda, oluş biçimine ve savunmasına göre cep telefonunu nizamiye görevlisine teslim etme amacı bulunmayan, ancak, arama sırasında üzerinde cep telefonu bulundurduğu tespit edilen sanığın, daha sonra Bl.Astsubayına teslim edeceğine dair beyanı karşısında, cep telefonunun unutkanlıkla üzerinde kaldığı da söylenemez. Nizamiye, birliğe ilk adımın atıldığı yer olup birlik sınırları içerisinde "askeri mahaldir. Belirtildiği şekilde, yasaklanan cep telefonunu buraya sokmak da, emrin kapsamı içerisindedir. (Benzer olayda Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 18.1.2001 gün ve 2001/5-6 sayılı kararı da aynı yöndedir.) Bu nedenle, aksi düşünce ile emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünü esastan bozan Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin kararma yönelik, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulüne, Daire kararının kaldırılmasına, emre itaatsizlikte ısrar suçu sübuta eren sanık hakkındaki hükmün diğer yönlerden incelemeye devam edilmek üzere dava dosyasının Daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy