(1632 S. K. m. 66) (AYDK 27.01.2000 T. 2000/12 E. 2000/30 K.) (AYDK 20.02.2003 T. 2003/11 E. 2003/9 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığın eyleminin iki ayrı firar suçunu mu, yoksa tek bir firar suçunu mu oluşturacağına ilişkin bulunmaktadır.
ASCK'nın 66'ncı maddesinde tanımlanan firar suçu, kıtadan veya görevin yapıldığı yerden altı günden fazla uzaklaşma maddi unsuru yanında, suçun manevi unsuru olan askeri hizmetten uzaklaşma kastının gerçekleşmesi ile oluşmaktadır.
Sanığın dehalet kastı olmaksızın, sırf kendisini ameliyat ettirmek amacıyla mı, yoksa 10.11.2004 tarihinde başlayan firarını sona erdirmek amacıyla mı askeri hastaneye müracaat ettiği, tamamen sanığın iç dünyası ile ilgili bir konu olduğundan, kastının dışa vuran fiil ve davranışlarından çıkartılması gerekmektedir.
Sanık savunmasında; hastaneye ilk müracaatından sonra sorunları nedeniyle birliğine gitmediğini, 17.11.2004 tarihinde ameliyat için hastaneye yattığını, taburcu olduktan sonra da sorunları nedeniyle evine gittiğini ifade etmiştir.
Olayın oluş biçimi ve sanığın sergilediği davranışları göz önünde tutulduğunda; sanığın sübut bulan eyleminin mevcut firar kastını sürdürmeye yönelik olduğu, askeri hastaneye dehalet kastı ile başvurmadığı, dolayısıyla her iki eyleminin de tek bir firar suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmış, bu nedenle Başsavcılığın isabetli görülen itirazının kabulüne, Daire ilamının kaldırılmasına ve mahkumiyet hükümlerinin suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 18.04.1996 tarihli ve 61-56 sayılı, 16.01.1997 tarihli ve 8-8 sayılı, 27.01.2000 tarihli ve 12-30 sayılı, 20.02.2003 tarihli ve 11-9 sayılı kararları da aynı doğrultuda bulunmaktadır.) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy