(1632 S. K. m. 82) (765 S. K. m. 191)
Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı emrinde Devlet memuru olarak görevli bulunan sanığın, 19.11.2002 günü saat 09.50 sıralarında, amiri P. Yzb. M.O. tarafından, ifade vermek üzere telefonla odasına çağrıldığı, sanığın cevaben Asker olmadığını, sivil memur olduğunu, kendisine emir veremeyeceğini, bunu kafasına yerleştirerek hareket etmesi gerektiğini söylediği ve devamında Mübarek Ramazan çıktıktan 15-20 gün sonra, benim gözümün içine bakarak kim olduğumu anlayacaksınız, sizinle o zaman görüşeceğim. dediği, görüşme sırasında telefonun diyafon düğmesinin açık olması sebebiyle, söylenen bu sözlerin o sırada odada bulunan Astsb. B.B., Astsb. İ.M., Astsb. N.Y. ve Er V.A. tarafından da duyulduğu anlaşılmakta, maddî olayın bu şekilde oluştuğu konusunda yargılama makamları arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın, suçun vasfına ilişkin bulunduğu görülmektedir.
Daire, sanık tarafından sarf edilen sözlerin, amire saygısızlık disiplin suçunu oluşturduğunu kabul ederken; Başsavcılık, eylemin amiri tehdit suçuna vücut verdiği görüş ve düşüncesini öne sürmektedir.
Amiri veya üstü tehdit suçunu düzenleyen ASCK'nın 82/2'nci maddesi; Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenlere, ...cezası verilir... düzenlemesini içermekte, maddede suçun unsurları konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı görülmektedir. Uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay kararlarında, ASCK'nın 82/2'nci maddesinde yazılı tehdit suçunun unsurlarının TCK'nın 191'inci maddesinde aranması gerektiği kabul edilmektedir.
Tehdit, mülga 765 sayılı TCK'nın 191inci maddesinde Bir kimsenin... başkasını ağır ve haksız bir zarara uğratacağı bildirmesi biçiminde tanımlanmış; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK' nın 106/1'inci maddesi ile, doktrinde ve uygulamada belirlenen anlam ve kapsama uygun olarak Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit etme... biçiminde değiştirilmiştir.
Tehdidin koruduğu hukuki değer, kişilerin huzur ve sükunudur.
Suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Tehdidin objektif olarak, ciddi bir mahiyet arz etmesi gerekir. Yani, istenilen şeyin yerine getirilmemesi hâlinde, tehdit konusu kötülüğün gerçekleşeceği ihtimali objektif olarak mevcut olmalıdır. Sarf edilen söz, gerçekleştirilen davranış, muhatap alınan kişi üzerinde ciddî bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun değilse, tehdidin oluştuğu ileri sürülemez. Objektif olarak ciddi bir mahiyet arz eden tehdidin, somut olayda muhatabı üzerinde etkili olması şart olmadığı gibi, failin objektif olarak, ciddi bir mahiyet arz eden söz ve davranışlarla mağduru tehdit etmek istemesine rağmen, mağdurun bu söz ve davranışları ciddiye almamış olması da, suçun oluşumuna engel değildir (Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, Genel Hükümler, Üçüncü Bası, Ocak 2006, s: 808, 809; Prof. Dr. M.E. ARTUK - Doç. Dr. A.GÖKCEN - Yrd. Doç. Dr. A.C.YENİDÜNYA, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 6'ncı Bası, Ankara-2005, s: 100,101)
Mağdur Yzb. M.O., o an için herhangi bir korkuya kapılmadığını, ancak daha, sonra sanığın kendisini takip edip herhangi bir şey yapabilir şeklinde endişeye kapıldığını, tanıklar Astsb. N.Y., Astsb. İ.M. ve Astsb. B.B. söylenen sözleri tehdit olarak algıladıklarını ifade etmişlerdir.
Bu nedenle; sanık tarafından sarf edilen Mübarek Ramazan çıktıktan, 15-20 gün sonra gözümün içine bakarak kim olduğumu anlayacaksınız, sizinle o zaman görüşeceğim şeklindeki sözlerin, mağdurun iç huzurunu bozduğu, onu korku ve endişeye sevk ettiği, telefonun diyafon düğmesinin açık olması sebebiyle, odada bulunanlar tarafından da duyulan bu sözlerin, tanıklar tarafından tehdit olarak algılandığı ve objektif olarak korkutucu özelliğinin bulunduğu gözetildiğinde, Başsavcılığın yerinde görülen itirazının kabulüne, hükmün suç vasfına bağlı görev yönünden bozulmasına ilişkin Daire ilamının kaldırılmasına ve dava dosyasının temyiz incelemesine devam edilmek üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy