(5271 S. K. m. 191)
Daire ile başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; duruşmaya başlanırken okunan iddianamenin esas ve karar numarasının, duruşma tutanağına 13.2.2007 tarih, 2007/225-91 esas ve karar yerine, 13.2.2007 tarih 2007/227-93 esas ve karar şeklinde yazılması ve buna bağlı olarak duruşmanın aleniliği ilkesinin ve sanığın savunma hakkının ihlal edilip edilmediği konularına ilişkindir.
Daire; gerekçelerini izah edip bunun bir maddi hatadan kaynaklandığını kabul ederken;
Başsavcılık; duruşmada başka bir iddianamenin okunduğunu, bu nedenle duruşmanın aleniliği ilkesinin ve sanığın savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Askeri mahkemece; iddianamenin kabulünden sonra, tensip kararı uyarınca sanığa 13.2.2007 tarihli, 2007/225-91 esas ve karar sayılı (Asıl) iddianame 13.3.2007 tarihinde tebliğ edilmiş; 27.3.2006 tarihli ilk duruşmada sanığın kimliğinin tespitinden sonra tutanağa, 13.2.2007 tarihli, 2007/227-93 esas ve karar sayılı iddianamenin okunduğu yazılmış, devamında da yasal hakları anlatılan sanık, haklarını anlattığını, ne ile suçlandığını bildiğini, müdafii istemediğini, susma hakkını kullanmayacağını söyleyerek, hakkındaki iddiayla ilgili savunmasını yapmıştır.
Sanığa, hakkında düzenlenen 13.2.2007 tarihli, 2007/225-91 esas ve karar sayılı asıl iddianamenin 13.3.2007 tarihinde tebliğ edilmesi, keza duruşmada ayrıca suçunun anlatılması nedeniyle hakkında iddia olunan fiili ve suçu öğrendiği ve buna göre savunmasını yaptığı, dava dosyasında 13.2.2007 tarihli, 2007/225-91 esas ve karar sayılı iddianameden başka bir iddianamenin bulunmaması nedeniyle, bu dava dosyası üzerinden kovuşturma yapan askeri mahkemece başka bir iddianamenin okunması olasılığının da olmadığı dikkate alındığında, askeri mahkemece bilgisayarda format üzerinden duruşma tutanağı düzenlenirken, duruşmada okunan iddianamenin esas ve karar numarasının tutanağa yazılmasının unutulduğu ya da yanlış yazıldığı, bunun bir maddi hatadan kaynaklandığı, bu nedenle aleniyet ilkesinin ihlali ve savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı sonucuna varıldığından ve mahkumiyet hükmünde başkaca usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir hukuka aykırılık bulunmadığından, (Vukuatlı nüfus kaydı dosyada bulunan sanığın, kimlik bilgilerinin duruşma tutanağına yanlış geçirilmesinin Askeri Yargıtayın yerleşmiş kararlarında maddi hata kabul edilip bozma nedeni yapılmadığı da dikkate alınmak suretiyle) Askeri Yargıtay Başsavcılığının isabetli görülmeyen usule ilişkin itiraz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy