(477 S. K. m. 47) (1632 S. K. m. 85) (353 S. K. Ek m. 1) (5271 S. K. m. 225) (AYDK. 21.10.1999 T. 1999/182 E. 1999/187 K.) (AYDK. 30.09.1999 T. 1999/184 E. 1999/169 K.) (AY 1.D 30.10.2002 T. 2002/1016 E. 2002/1008 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın mağdura karşı sarf ettiği sen kimsin, sen bana ne yapabilirsin şeklindeki sözlerin amire hakaret suçunu mu, yoksa amire saygısızlık suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir.
Daire; belirtilen sözlerin amire saygısızlık suçunu oluşturduğunu kabul ederken; Başsavcılık; amire hakaret suçunu oluşturduğunu ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Davaya konu olan maddi olayın; 21.12.2002 tarihinde saat 19.15 sıralarında sanık J.Er Ö.K. ile J.Er İ.O. arasında meydana gelen olay nedeniyle nöbetçi amiri olan mağdur J.B.Çvş. M.G.'nin sanığı yanına çağırttığı, nöbetçi subaylığı odasında yanında J.Üçvş. E.T.'de olduğu halde olayın nedenini soran mağdura karşı sanığın sen kimsin, sen bana ne yapabilirsin şeklinde sözler saf ettiği aşamalarda toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Hakaret; her ne suretle olursa olsun bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına yöneltilen saldırıdır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler üzerindeki saygınlığıdır.
Amir veya üste hakaret suçu, ASCK'nın Askeri itaat ve inkıyadı bozan suçlar başlıklı Beşinci Faslında yer alan 85'inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeyle ast ile üst veya amir arasındaki otorite ve bağlılığın korunması açısından, amir veya üstün, onur, şeref ve saygınlığına yönelik haksız ve kasti saldırılar yaptırıma bağlanırken askeri hizmet ve disiplinin korunması da amaçlanmıştır.
477 sayılı Kanunun 47'nci maddesinde düzenlenen amir veya üste saygısızlık suçu ise; askerlik hizmetinin gereği olarak her astın, amir veya üstüne karşı askeri adap ve usullere uygun olarak göstermekle yükümlü olduğu saygının gösterilmemesi halinde oluşur. Astın, amir veya üste karşı askeri adap ve usullere göre göstermesi zorunlu olan saygı sınırlarının aşılması, amir veya üstün kişilik ve saygınlığına saldırılması, aşağılanması, rencide edilmesi hallerinde, artık amir veya üste saygısızlık suçundan değil, amir veya üste hakaret suçundan söz etmek gerekir.
Her somut olayda, amir veya üste yönelik söz ve davranışların, amir veya üste hakaret suçunu mu, yoksa amir veya üste saygısızlık suçunu mu oluşturduğunun veya eylemin disiplin tecavüzü niteliğinde mi kaldığının, sarf edilen sözlerin veya yapılan davranışların mahiyeti, olayın gerçekleştiği ortam ve koşullar, fail ve mağdurun durumları gibi olgular da gözetilerek, mahkemece yapılacak tartışma ve irdeleme sonunda belirlenmesi gerekir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğine; sanığın, J.Er İ.O. ile aralarında meydana gelen olay nedeniyle kendisini yanına çağırarak olayın nedenini soran nöbetçi amiri mağdur J.B.Çvş. M.G.'ye karşı sarf ettiği, sen kimsin, sen bana ne yapabilirsin şeklindeki sözlerin, muhatabını aşağılayıcı, namus, onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olmadığı, bu nedenle belirtilen sözlerin ASCK'nın 85'inci maddesinde düzenlenen amir veya üste hakaret suçunu oluşturmadığı; ancak, askerlik hizmetinin gereği olarak amir ve üstüne karşı askeri adap ve usullere uygun olarak tam bir saygı göstermekle yükümlü olan sanığın, bir süre önce gelişen diğer olayın da etkisiyle nöbetçi amiri olan mağdurun kendisine bir şey yapamayacağını anlatmaya yönelik ve hakaret unsurunu içermeyen yukarıda belirtilen sözlerinin 477 sayılı Kanunun 47'nci maddesinde düzenlenen amire saygısızlık suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır (As. Yrg. Drl. Krl.'nun 21.10.1999 tarihli ve 1999/182-187 sayılı, 30.9.1999 tarihli ve 1999/184-169 sayılı, 2'nci Dairenin 27.9.2006 tarihli ve 2006/1238-1222 sayılı, 1'inci Dairenin 30.10.2002 tarihli ve 2002/1016-1008 sayılı, 5'inci Dairenin 14.6.1989 tarihli ve 1989/357-348 sayılı, 1'inci Dairenin 19.1.1983 tarihli ve 1983/68-51 sayılı, 2'nci Dairenin 12.11.1963 sayılı ve 1963/1235-1161 sayılı, 1'inci Dairenin 7.10.1958 tarihli ve 1958/ 3337-3765 sayılı kararlarında da amir veya üste karşı sarf edilen benzer sözler nedeniyle dava konusu eylemlerin amir veya üste saygısızlık suçlarını oluşturduğu kabul edilmiştir).
Diğer taraftan; 353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik Ek-1'inci maddesinin atıfta bulunduğu 5271 sayılı CMK'nın Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi başlıklı 225/1'inci maddesi; Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. hükmünü amir olup; davaya konu olan eylemi sadece başka bir er ile aralarında meydana gelen olayın nedenini soran nöbetçi amirine karşı yukarıda belirtilen sözleri sarf etmekten ibaret olan ve askeri mahkemece de eylemi açıklanan şekilde kabul edilen sanık hakkında dava konusu edilmeyen söz ve davranışlarını da kapsayacak şekilde hüküm kurulması olanağı bulunmadığından; bir kısım tanıkların, sanığın olay sonrasında koridora çıkarak bazı eşyalara vurduğu, Allah'a ve çevreye küfrettiği şeklindeki beyanları atılı suç ve eylem kapsamında tartışılıp irdelenememiştir.
Sanığın dava konusu olan eylemi 477 sayılı Kanunun 47'nci maddesinde düzenlenen amire saygısızlık suçunu oluşturduğu, bu suçtan yargılama yapmanın disiplin mahkemelerinin görevine girdiği, askeri mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken eylemin amire hakaret suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığın yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Dairenin, mahkumiyet hükmünün suç vasfına bağlı olarak görev yönünden bozulmasına ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy