(1632 S. K. m. 12, 87) (211 S. K. m. 6, 7, 8) (AYDK 15.11.2001 T. 2001/108 E. 2001/104 K.) (AYDK 07.07.2005 T. 2005/59 E. 2005/60 K.) (AYDK 09.03.2006 T. 2006/74 E. 2006/57 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; birlik komutanlığınca verilen, kışlada radyo bulundurulmayacağı yönündeki emre aykırı davranışın, ASCK'nın 87/1'inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Daire; kışlada radyo bulundurulmayacağı yönündeki emre aykırı davranışın disiplin tecavüzü niteliğinde olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; kışlada radyo bulundurulmayacağı yönündeki emre aykırı davranışın ASCK'nın 87/1inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunu, ancak sanık hakkında noksan soruşturma ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Dava dosyasındaki delillerden; birlik komutanlığınca yayımlanan 60 numaralı günlük emirde, kışlaya radyo, cep telefonu, video, wolkman, teyp, ses kartı, kulaklık gibi elektronik cihazların sokulmasının yasaklandığı, bu emrin sanığa 22.2.2005 tarihinde tebliğ edildiği, 18.5.2005 tarihinde koğuşta yapılan düzenleme sırasında sanığa ait yatağın altında 1 adet radyo ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle sanığa tebliğ edilen emrin askeri hizmetin yürütülmesine ilişkin olup olmadığının ve buna bağlı olarak böyle bir emre aykırı davranışın yaptırımının ne olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmekte, bunun için de konu ile ilgili temel kavramların yasal düzenlemeler yönünden incelenmesinde yarar bulunmaktadır.
TSK İç Hizmet Kanunun 6'ncı maddesinde; Hizmet; Kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir. şeklinde açıklanmış;
ASCK'nın 12'nci maddesinde ise; Bu kanunun tatbikatında (Hizmet) tabirinden maksat gerek malûm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir. şeklinde benzer bir tanıma yer verilmiştir.
TSK İç Hizmet Kanununun 7'nci maddesinde; Vazife; Hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak veya menettiği şeyi yapmamaktır.,
Aynı Kanunun 8'inci maddesinde; Emir; Hizmete ait bir talep ve yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir. tanımları yapılmıştır.
Yukarıda yer alan yasal tanımlar ışığında; ASCK'nın 12'nci maddesinde belirtilen malûm ve muayyen olan askeri vazife den, yasalarda yapılması veya yapılmaması önceden açıkça gösterilen hususları, bir amir tarafından emredilen vazife den ise, yasalarda veya diğer düzenlemelerde önceden belirlenmeyip, amirlerin takdirlerine bırakılan hususları anlamak gerekmektedir.
Bu nedenle, her kademedeki amirin, konusu suç oluşturmayan ve yasa veya diğer hukuk kurallarıyla düzenlenmemiş konularda kendisinin düzenleme yapıp emir vermeye yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
ASCKnın 87'nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçu ise; askeri hizmete ilişkin emrin gereğinin hiç yapılmaması, emrin yerine getirilmesinin sözlü veya fiili olarak açıkça reddedilmesi veya emir tekrar edildiği hâlde yerine getirilmemesi ve suç işleme kastıyla hareket edilmesi ile oluşmaktadır.
Silâhlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinde (MY-114-1 (B); birlik, karargâh ve kurumlarda çeşitli elektronik cihazların kullanılmasının İKK ve emniyet açısından hassas bir durum yarattığı, disiplinsizliklere neden olduğu belirtilerek, bulundurulmaları ve kullanılmalarının önlenmesi gerektiği vurgulanmış, bu konuda alınacak tedbirler ve yapılacak işlemler ayrıntılı bir şekilde gösterilmiştir.
Anılan Yönergenin Üçüncü Bölüm, İkinci Kısmında, Birlik, Karargâh ve Kurumlarda Güvenlik başlığı altında; Birlik, karargâh ve kurumlar içerisine her türlü fotoğraf makinesi, sinema makinesi, video, ses ve kayıt cihazları sokmak yasaktır. Bu gibi cihazları kullananlara, bulunduracakları cihazın tipi, markası, seri numarası ve kullanılacak yer belirtilerek özel izin verilir. Erbaş ve erlerin şahsi radyo, teyp ve benzeri dinleme vasıtaları toplanır ve terhis olurken kendilerine verilir. Kışla komutanının tasvibi dışında hiçbir yerde radyo ve teyp kullanılmaz hükmüne yer verilmiştir.
Birlik, karargâh ve kurumlara radyo, cep telefonu gibi elektronik cihazların sokulmayacağına, bulundurulmayacağına ve kullanılmayacağına ilişkin emirlerin temelinde, istihbarat, güvenlik, sabotaj, saldırı, gizlilik ve genel disiplin gibi hususlarda doğabilecek aksaklık ve tehlikeleri önleme amacının bulunduğunda kuşku yoktur. Belirtilen cihazların herkesçe bilinen özellikleri yanında, çok değişik amaçlarla kullanılabilecek olmaları nedeniyle, birlik, karargâh ve kurumlarda, bulundurulmaları ve kullanılmaları belirli esaslara bağlanmıştır. Birlik güvenliğini doğrudan ilgilendiren ve genel disiplini de olumsuz yönde etkileyen, belirtilen elektronik cihazların bulundurulması ve kullanılması konusunda önlemler alınması ve düzenlemeler yapılması amir ve komutanlık sorumluluğunun gereği olup, bu konuda belirtilen yönerge hükümlerine dayalı olarak alınacak önlemlerin ve yapılacak düzenlemelerin askeri hizmete ilişkin olduğu açıkça ortadadır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.11.2001 tarihli ve 2001/108-104 sayılı, 7.7.2005 tarihli ve 2005/59-60 sayılı, 20.10.2005 tarihli ve 2005/73-82 sayılı, 9.3.2006 tarihli ve 2006/74-57 sayılı, 9.3.2006 tarihli ve 2006/80-59 sayılı kararlarında da, yukarıda belirtilen Yönergenin, birlik, karargâh ve kurumların güvenlik ve gizliliğine yönelik olarak kullanılabilecek her türlü cihazla ilgili olarak amir ve komutanlara düzenleme yapma yetkisi tanındığı vurgulanarak, bu konudaki emirlerin hizmete ilişkin olduğu kabul edilmiştir).
Birlik komutanlığınca olay öncesinde yayımlanan ve sanığa da tebliğ edilmiş olan günlük emirde radyo ve benzeri elektronik cihazların kışlaya sokulması, bulundurulması ve kullanılması yasaklanmasına rağmen, 18.5.2005 tarihinde yapılan koğuş düzenlemesi sırasında yatağının altında 1 adet radyo bulunduğu ileri sürülen sanığın eyleminin sübutu hâlinde; emrin askeri hizmete ilişkin olması nedeniyle ASCK'nın 87/1'inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşacağı sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile Dairenin eylemin disiplin tecavüzü niteliğinde olduğu gerekçesiyle, mahkûmiyet hükmünün esastan bozulmasına ilişkin kararının kaldırılmasına; diğer yönlerden inceleme yapılmak üzere dava dosyasının Daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy