(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında oluşan uyuşmazlığın konusu, sanığa isnat olunan izin tecavüzü suçunun manevi unsur (kast unsuru) yönünden oluşup oluşmadığıdır.
Daire; Sanığın, on beş günlük acemi asker olmasını, aşamalarda tespit edilen sorgu ve savunmaları ile birlikte değerlendirerek, sanığın suç işleme kastının her türlü şüpheden arındırılmış kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle, müsnet suçun kast unsuru yönünden oluşmadığını kabul ederek mahkûmiyet hükmünün esas yönünden bozulmasına karar vermiş iken,
Başsavcılık; sanığın bilerek ve isteyerek birlik komutanlığından uzak kalmak suretiyle izin tecavüzü kastını açıkça ortaya koyduğu, müsnet suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluştuğu görüş ve düşüncesini öne sürmüştür.
Dosyada mevcut delil durumuna göre; Sinop/Boyabat Askerlik Şubesi yükümlüsü olarak 23.2.2005 tarihinde eğitim birliğine sevk edilen sanığın, 25.2.2005 günü Ankara/Polatlı Topçu ve Füze Okul Komutanlığına katıldığı, acemi eğitimini yaptığı esnada, 10.3.2005 tarihinde, rahatsızlığı nedeniyle birlik komutanlığınca gönderildiği Ankara GATA Asker Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tbc. Kliniğinde 28.3.2005 tarihine kadar yatarak tedavi gördüğü, 28.3.2005 tarih ve 1600 sayılı sağlık kurulu raporu ile Akciğer İnfiltrasyonu tanısı konularak, SMK ile bir ay hava değişimine gönderildiği, bu süreyi memleketinde geçiren sanığın, 29.4.2005 tarihinde, SMK'ya bağlı olarak Boyabat Askerlik Şubesince GATA Hastanesine sevk edildiği, 10.5.2005 tarihine kadar anılan hastanede- yatarak muayene ve tedavi gören sanığın, bu tarihte, geçirilmiş Akciğer İnfiltrasyonu tanısı ile bir hafta istirahatı, bir ay sonra kontrole gelmek üzere kıtasına taburcu olması uygundur. raporu verilerek birliğine gönderildiği, aynı gün Polatlı'daki eğitim birliğine katılan sanığa, dağıtıma tabi olduğu bildirilerek, yeni birliği olan Edirne/Keşan 102'nci Topçu Alay ÇNRA Tabur Komutanlığına katılmak üzere 7 gün dağıtım iznine gönderildiği, sanığın 7 gün olan izin süresi sonunda, en geç 17.5.2005 tarihine kadar yeni birliğine katılması gerekirken katılmadığı, müteakiben 25.5.2005 tarihinde kendiliğinden gelerek, Edirne/Keşan 102'nci Topçu Alay ÇNRA Tabur Komutanlığına katıldığı anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında; ...28.3.2005 tarihinde bir ay hava değişimi aldıktan sonra hava değişimi bitiminde Ankara GATA Hastanesine müracaat ettiğini, yapılan muayene ve tedavi sonunda verilen raporla, bir hafta istirahatı, bir ay sonra kontrole gelmek üzere birliğine gönderildiğini, o tarihte Ankara Polatlı'da bulunan Topçu Füze Okulu K.lığı emrinde görev yaptığını, hastaneden doğrudan birliğine gittiğini, aynı gün, kendisine bir hafta dağıtım izni verildiğini, memleketine vardığında, Boyabat Askerlik Şubesine izin kağıdını onaylattığını, bir haftalık dağıtım izni sonrasında, Ankara GATA'dan verilen rapordaki; bir hafta istirahatı uygundur şeklindeki yazı doğrultusunda, verilen bir haftalık istirahatı da kullanmak istediğini, onun için yeni birliğine dağıtım izni bitiminde katılmadığını, daha sonra kendiliğinden gelip Keşan'daki birliğine katıldığını... beyan ettiği görülmektedir.
10.5.2005 tarihinde dağıtım iznine ayrılan sanığın askerlik safahatına bakıldığında; eğitim birliğinde 15 günden daha az bir süre kaldığı ve sonrasında kesintisiz olarak yaklaşık iki ay süreyle tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. GATA Asker Hastanesince verilen bir haftalık istirahat ile aynı gün verilen 7 günlük dağıtım izninin çakışmış olması nedeniyle yasal olarak, sanığın toplam 14 gün süreyle birliğinden ayrı kalma hakkı bulunmamakta ise de; fiili olarak yaklaşık 15 gün askerlik yapan sanığın acemiliği, hastalık süreci, aşamalardaki sorgu ve savunmaları ile bir haftalık istirahatı ve 7 günlük izninin sona ermesini müteakip gün geçirmeden yeni birliğine katılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiği kesin biçimde kabul edilemeyeceğinden, suç kastı yönünden oluşan bu şüphenin sanık lehine yorumlanarak, sanığa isnat olunan izin tecavüzü suçunun manevi unsur (kast unsuru) yönünden oluşmadığı sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünü esas (sübut) yönünden bozan Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 14.2.2007 tarih ve 2007/227-222 E.K. sayılı ilamında isabetsizlik görülmediğinden, Başsavcılığın itirazının reddine ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy