(5237 S. K. m. 7, 61, 152, 292, 298) (5252 S. K. m. 9, 10)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken sorun; askeri mahkemece takdir ve kabul edilen asgari hadden uzaklaşma ve takdiri indirim hükmünün uygulanmama gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususlarıdır.
Daire; sanıklar hakkında ayrı ayrı, 5237 sayılı TCK'nın 292/1-3'üncü madde ve fıkraları gereğince mahkumiyet hükümleri kurulmasında, oluşa ve yasaya uygun gerekçelerle, tayin edilen cezaların, yasada öngörülen alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle uygulanmasında ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını kabul ederken,
Başsavcılık; askeri mahkemenin teşdit gerekçesinin ve hiçbir açıklama yapılmadan genel ve soyut bir gerekçeyle takdiri indirim yapılmamasının yasaya aykırı olduğunu, dairenin onama ilamında da soyut bir şekilde, cezanın teşdiden tayini ve sanıkların cezadan takdiri indirim hükümlerinden yararlandırılmamasına yönelik gerekçelerin oluşa ve yasaya uygun görüldüğünün belirtilmiş olmasında hukuki isabet bulunmadığını ileri sürmektedir.
Tutuk evinden kaçmak suçunun düzenlendiği mülga TCK'nın 298'inci maddesi; Bir kimse bir suçtan dolayı kanun dairesinde tutuklandıktan sonra kaçarsa iki aydan altı aya kadar hapsolunur.
Bu suç şahıslara karşı şiddet veya tehdit kullanarak veyahut kapı ve pencere kırarak veya duvar delerek veya kaçmaya mani olacak vasıtaları bozarak işlenmiş olursa ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen şekillerde kaçma eyleminin birden ziyade kimseler tarafından bir arada işlenmesi ya da tehdit veya şiddet kullanmanın bir kişi tarafından olsa bile silahla yapılması hallerinde ceza dört yıldan sekiz yıla kadar hapistir. şeklindedir.
1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni TCK'nın 292'nci maddesinde aynı suç, Hükümlünün ve Tutuklunun Kaçması başlığı altında yeniden düzenlenmiş olup;
(1) Tutuk evinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir ve tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adli para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır şeklindedir.
765 ve 5237 sayılı TCK'larda yer alan hükümlüler hakkında tutuk evinden kaçmak suçu nedeniyle uygulanabilecek olan kanun maddeleri karşılaştırıldığında, öngörülen ceza miktarları bakımından 5237 sayılı TCK'nın 292'nci maddesinin hükümlüler lehine olduğu anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCK'nın Cezanın belirlenmesi başlıklı 61'inci maddesinin 3'üncü fıkrası; Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz. hükmünü içermektedir.
Sanıklara atılı suçun düzenlendiği mülga 765 sayılı TCK'nın 298'inci maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 292'inci maddeleri karşılaştırılarak, gerek temel ceza ve gerekse suçun nitelikli halleri bakımından öngörülen artırım oranları gözetilmek suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 292'nci maddesinin sanıkların lehine olduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9 ve 10'uncu maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümleri yönünden lehe kanun değerlendirmesi ile sonuç cezanın belirlenmesi için yapılan uyarlama yargılaması sonunda, yasal gerekçeleri gösterilmek suretiyle, sanıklar hakkında ayrı ayrı, 5237 sayılı TCK'nın 292/1-3'üncü madde ve fıkraları gereğince mahkumiyet hükümleri kurulmasında, oluşa ve yasaya uygun gerekçelerle takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasında yasaya aykırı bir yön bulunmamakla birlikte, askeri mahkemece, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken, hüküm gerekçesinde gösterilen sanıkların beraberce yaptıkları bir plan çerçevesinde, temin ettikleri bir demir testeresi ile parmaklıkları kesmek suretiyle bu suçu işlemiş olmaları nedeniyle, temel cezaları asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmiştir. şeklindeki artırım nedeninin; 5237 sayılı TCK'nın 292/4 maddesi uyarınca ayrı bir suça konu olması (ceza evine ait parmaklıkların kesilmesi eyleminin YTCK'nın 152/1-a maddesinde belirtilen nas-ı ızrar suçuna vücut vermesi) ve keza, 5237 sayılı TCK'nın Cezanın Belirlenmesi başlıklı 61/3'üncü maddesinde yer alan ... Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz... şeklindeki amir hüküm karşısında, usul ve yasaya uygun olmadığı ve lehe kanun değerlendirmesinin eksik yapılmış olduğu sonucuna varıldığından, Başsavcılığın itirazına atfen, Askeri Yargıtay 4'üncü Dairesinin 20.2.2007 gün ve 2007/275-273 E. K. sayılı sanıklar hakkında ceza uyarlaması sonucu verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 20.6.2006 tarihli ve 2006/1105-551 E. K. sayılı mahkumiyet hükmünün, uygulamaya ilişkin usule aykırılık yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy