(5271 S. K. m. 147, 176, 191) (353 S. K. Ek m. 1)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; birlik komutanlığınca yapılan düzenlemelerde yer alan cep telefonu bulundurmak ve kullanmak ile koğuşta sigara içmek şeklindeki iki ayrı yasağı aynı zamanda ihlal eden sanığın eylemlerinin zincirleme (müteselsil) suç kapsamında mı olduğu, yoksa iki ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Daire; farklı hukuki değerleri korumaya yönelik emirlerin aynı anda ihlal edilmesi halinde iki ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşacağını kabul ederken;
Başsavcılık; koğuşta cep telefonu ile görüşme yapıp sigara içen sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; sanığın iddianameye karşı sorgu ve savunmasının saptanması için yazılan talimat gereğince 12.7.2006 tarihinde Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan istinabe duruşmasında; sanığın kimliğinin saptanmasından sonra CMK'nın 176/4, 147 ve 191/3-c maddelerinde yazılı yasal haklarının okunup hatırlatıldığı, iddianamenin okunduğu, duruşmadan vareste tutulma isteminde bulunması üzerine sorgusunun saptanmasına geçildiği, sanığın sorgusundaki anlatımlarının cep telefonu bulundurmasına ve kullanmasına yönelik iddiaya ilişkin olduğu, koğuşta sigara içmesi eyleminden hiç söz etmediği, daha sonra soruşturma evresindeki ifadesi okunduğunda, doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim şeklinde beyanda bulunduğunu belirttiği görüldüğünden; uyuşmazlık konusunun çözümünden önce usule ilişkin olarak ortaya çıkan bu durumun tartışılıp irdelenerek hukuka aykırı olup olmadığının saptanması gerekmektedir.
353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik Ek-1 inci maddesinin atıfta bulunduğu CMK'nın İfade ve sorgunun tarzı başlıklı 147'inci maddesi gereğince sanığın sorguya çekilmesi sırasında, yasada öngörülen diğer hususların yanında kendisine yüklenen suçun anlatılacağı, yüklenen suçla ilgili açıklamada bulunmamasının yasal hakkı olduğunun söyleneceği, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğinin hatırlatılacağı ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağının tanınacağı hüküm altına alınmış; Duruşmanın başlaması başlıklı 191/3-c maddesinde, bu hakların sanığa bildirileceği ve hazır olduğunu beyan ettiğinde sorguya çekileceği vurgulanmış olup; aynı zamanda savunma yönü de bulunan sorguya çekilmenin sanık için bir hak niteliğinde bulunduğu kuşkusuzdur. Sorgu sırasında sanığın dava konusu edilen iddia ve eylemlerle ilgili olarak anlatabileceği tüm hususlara olanak sağlanması gerekmekte olduğu gibi, yüklenen suçla ilgili açıklamada bulunmama hakkını (susma hakkını) kullandığına ilişkin olarak açık bir beyanda bulunmamışsa, maddi olayın aydınlatılması açısından mahkeme veya hakim tarafından yöneltilecek sorularla da iddiaya karşı beyanları saptanabilir.
Diğer taraftan; sorgu sırasında iddia konusu eylem ya da eylemlerle ilgili herhangi bir anlatımda bulunmaksızın, doğrudan soruşturma evresinde saptanan ifadesine atıfta bulunma veya soruşturma evresindeki ifadesi okunduğunda sadece onaylamakla yetinme hallerinde de yasanın öngördüğü anlamada bir sorgu yapıldığından söz etme olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda; istinabe duruşma tutanağında sanığın susma hakkını kullandığına ilişkin bir beyanın yer almadığı, sanığın istinabe mahkemesince saptanan sorgusunun esasen sadece cep telefonu bulundurma ve kullanmaya ilişkin olduğu, koğuşta sigara içmesi eylemi ile ilgili olarak sorgusunun saptanmadığı açıkça ortadadır. Koğuşta sigara içmesi eylemi ile ilgili olarak duruşmada maddi olayın oluş ve gelişme biçimine ilişkin olarak herhangi bir anlatımda bulunmaksızın soruşturma evresindeki ifadesine atıfta bulunması, mahkemece de bu eylemin aydınlatılması açısından hiçbir açıklama ve soru yöneltilmemiş olması karşısında sorgusunun yapıldığından söz edilemeyeceği gibi, sanığın bu eylemle ilgili olan soruşturma evresindeki beyanı da sadece sigara içmiştim şeklinde olup, maddi olayı açıklamaktan uzak nitelikte bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; sanığın istinabe olunan mahkemede sorgu ve savunması saptanırken, zincirleme suç kapsamında olduğu ileri sürülen atılı suçla ilgili eylemlerden koğuşta sigara içmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçuna ilişkin iddiaya karşı sorgusu yapılmadan, olayla ilgili olarak herhangi bir beyanda bulunmadan, doğrudan hazırlık ifadesine atıfta bulunması ve okunan hazırlık ifadesinin doğru olduğunu söylemesi şeklindeki beyanıyla yetinilmesi, dolayısıyla bu eyleme yönelik sorgusunun usulünce yapılmaması, sanık hakkında usulüne uygun şekilde sorgusu yapılmayan koğuşta sigara içmesi eyleminin de sübuta erdiğinin kabulü ile hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazına atfen ve resen Daire kararının kaldırılmasına, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy