(5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 251, 254) (1632 S. K. m. 66, Ek m. 10) (5237 S. K. m. 7, 51, 62) (5275 S. K. m. 98, 99, 100, 101) (5728 S. K. Geç. m. 1) (2709 S. K. m. 174) (647 S. K. m. 6) (AYDK. 17.05.2008 T. 2008/79 E. 2008/68 K.) (AYDK. 07.03.2008 T. 2008/34 E. 2008/31 K.)
İNCELEME KONUSU: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığınca, mükerrer firar suçundan bir yıl sekiz ay hapis cezasına hükümlü ve halen bu cezasını çekmekte olan Astsb.Üçvş. Cüneyt ÖZSARIKAMIŞ hakkında; 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14'üncü madde ve fıkraları dikkate alınarak, öncelikle infazın durdurulmasına ve hükümlünün tahliyesine karar verilmesinin talep edilmesi üzerine; Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince tesis olunan mahkumiyet hükmünün infazının devamına dair 13.02.2008 tarihli, 2006/696 Esas ve 2008/53 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararının; hükümlünün yaptığı itiraza atfen ve re'sen kaldırılmasına, infazın durdurulmasına ve hükümlünün tahliyesine ilişkin Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 16.04.2008 tarihli, 2008/1096-1052 Esas ve Karar sayılı kararına karşı; Askeri Yargıtay Başsavcılığınca, hükümlünün kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğu için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanamayacağı gerekçesiyle süresinde yapılan itirazın incelenmesidir.
HÜKÜM: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.03.2006 tarihli, 2006/696-203 Esas ve Karar sayılı gerekçeli hükmü ile;
Astsb.Çvş. (Üçvş.) Cüneyt ÖZSARIKAMIŞ'ın, 25.10.2004 - 02.10.2005 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 66/2-c ve 5237 sayılı TCK'nın 62'nci maddeleri gereğince bir yıl sekiz ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ASCK'nın 30/1-A maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına, yolda, gözetim altında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin 353 sayılı Kanunun 251/1'inci maddesi gereğince mahkumiyet müddetinden mahsubuna karar verilmiş, bu karar Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 13.09.2007 tarihli, 2007/1498-1444 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onararak 13.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
İNFAZ HAKKINDA KARAR TALEBİ: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının 12.02.2008 tarihli ve 2008/410 İlm. sayılı yazısı ile;
Halen Çubuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, kesinleşen cezası infaz edilmekte olan hükümlü Cüneyt ÖZSARIKAMIŞ hakkındaki hükmün; 5728 sayılı Kanunla değişik CMK'nın 231/5, 14; 353 sayılı Kanunun 254 ve 5275 sayılı CGTİHK'nın 98/1-3'üncü maddeleri uyarınca, öncelikle infazının durdurulmasına ve hükümlünün tahliyesine karar verilmesi talep edilmiştir.
KARAR: Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 13.02.2008 tarihli, 2006/696 Esas ve 2008/53 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile;
08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin 5 ve 14'üncü fıkralarında yapılan değişiklikler ve 5728 sayılı Kanunun Geçici 1 'inci maddesi hükümleri izah edildikten sonra;
... 5728 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinde, lehe düzenlemenin nasıl yapılacağı açıklanmış, açıklama yapılırken de TCK'nın 7'nci maddesinin dikkate alınacağı açık olarak belirtilmiştir. Bu durumdan hareketle, 5728 sayılı Kanunun birçok ceza içeren kanunlarda değişiklik yaptığı dikkate alındığında lehe değerlendirmelerin kapsamının ceza içeren hükümlere ilişkin olduğu görülecektir. Yukarıda belirtilen gerekçeler kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması bir usul kuralıdır ve şartları varsa kesinleşmemiş yargılama işlemlerinde uygulanabilir. Kanun Koyucu, 5728 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesi ile sadece maddi ceza hukukuna ilişkin lehe değerlendirme yapılması gerektiğini bu maddenin 1'inci fıkrasında açıkça göstermiştir.
... Tüm bu değerlendirmeler kapsamında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralının bir usul kuralı olduğu ve yayım tarihi itibariyle derhal yürürlüğe gireceği dikkate alındığında, bu kuralın kesinleşen veya infazı devam eden kararlarda uygulanamayacağı ... gerekçesiyle, 353 sayılı Kanunun 254'üncü maddesi uyarınca hükümlü Cüneyt ÖZSARIKAMIŞ hakkındaki mahkumiyet hükmünün infazının devamına, Askeri Savcılığın tahliye talebinin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ: Askeri Savcı, 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesiyle CMK'da yapılan değişikliğin, maddi ceza hukuku açısından da sonuç doğurduğunu ileri sürerek, Askeri Mahkemenin verdiği duruşmasız işlere ait karara süresinde itiraz etmiştir.
TEBLİĞNAME: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 08.04.2008 tarihli ve 2008/3903 sayılı tebliğnamesi ile;
... 5728 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin ikinci fıkrası ile, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet hükümleri hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi suretiyle derhal uygulama ilkesine istisna getirildiği;
... Bu açıklamalar ışığında, somut olayımızda işlendiği sabit olunan suçun niteliği ve verilen ceza itibariyle CMK'nın 231'inci maddesindeki ön şartın gerçekleşmiş olduğu;
Ancak, dosya dizi 54-55 ve 67'deki belgeler dikkate alındığında, hükümlünün daha önce firar suçundan mahkum olduğu, cezasının infaz edildiği, dolayısıyla 5271 sayılı Kanunun 231/(6)-a maddesindeki şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından, -farklı bir gerekçe ile olsa dahi- hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmayan hükümlü hakkındaki cezanın infazının devamı ve tahliyesi isteminin reddine ilişkin duruşmasız işlere ait kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ... gerekçesiyle, Askeri Savcının itirazının reddine karar verilmesine dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 16.04.2008 tarihli, 2008/1096-1052 Esas ve Karar sayılı kararı ile;
... Şu halde bu müessese, bir yönüyle usul hukukuna, diğer yönüyle de maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler taşımakta olup bu özelliği itibariyle infaz tamamlanıncaya kadar kesinleşmiş hükümler bakımından da lehe kanun değerlendirmesi yapılmasına olanak bulunmaktadır.
Esasen 5728 sayılı Yasanın Geçici 1 'inci maddesinin ikinci fıkrasında; kesinleşmiş ve infazı devam etmekte olan hükümler hakkında lehe kanun değerlendirilmesinin hükmü veren mahkemece 5275 sayılı Yasanın 98 ila 101 'inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle yapılacağı, fakat inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektiren durumlarda bu değerlendirmenin duruşma açılmak suretiyle yapılabileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla; öngörülen şartların bulunması halinde hükmün sonuç doğurmasını önleyerek belirlenen süre ve yükümlülüklere uyulması durumunda kamu davasının düşmesi sonucunu doğuracak olan bu müessesenin, maddi ceza hukuku açısından lehe içerik taşıması nedeniyle, bu konuda hükmü veren Askeri Mahkemece (İcap ettiği takdirde duruşma açılmak suretiyle) lehe kanun değerlendirilmesinin yapılması gerektiği cihetle; Askeri Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, diğer bir deyişle ortada bu yönden denetlenebilecek bir karar bulunmadığı ... gerekçesiyle, hükümlünün (Doğrusu Askeri Savcının) itirazının kabulüyle, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 13.02.2008 tarihli, 2006/696 Esas ve 2008/53 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararının kaldırılmasına, lehe kanun değerlendirmesinin (Gerekirse duruşma açılarak) yapılması için dava dosyasının 5728 sayılı Kanunun 1/2'nci maddesi uyarınca anılan Askeri Mahkemeye gönderilmesine, mağduriyete yol açılmaması bakımından infazın durdurulmasına ve hükümlünün tahliyesine karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 07.05.2008 tarihli ve 2008/3903 (İtiraz: 2008/77) sayılı tebliğnamesi ile;
... 5728 sayılı Kanunun Geçici 1 'inci maddesinin ikinci fıkrası ile, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet hükümleri hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi suretiyle derhal uygulama ilkesine istisna getirilmiştir.
Bu açıdan bakıldığında somut olayımızda, 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesi ile CMK'nın 231'inci maddesinde yapılan değişikliğin getirdiği lehe kanun değerlendirmesi, infazın durdurulması yönünde karar alınması istemine ve yine infazın devamı ile hükümlünün tahliyesi isteminin reddi kararına gerekçe olarak gösterilmiş; herhangi bir araştırma, delil değerlendirmesi ve takdir hakkının kullanımına ihtiyaç olmayacak şekilde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralının usul kuralı olduğu, değişikliğin ve lehe kanun değerlendirmesinin halen kesinleşmiş- infaz edilmekte olan hükme uygulanamayacağı belirtilerek, infazın devamına karar verilmiştir.
Dolayısıyla derhal uygulama ilkesine getirilen istisna karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun salt usul kuralı olduğu söylenemeyeceğinden, Mahkemenin infazın devamı kararına dayanak yaptığı ve birbirine sebep-sonuç ilişkisi içinde bağlı olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hükümlüye uygulanamayacağı kararının gerekçesi yönüyle yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve Askeri Mahkemece lehe kanun değerlendirmesinin yapıldığı- denetlenebilecek bir kararın bulunduğu görüşü belirtilmiştir.
... Somut olayımızda işlendiği sabit olunan suçun niteliği ve verilen ceza itibariyle CMK'nın 231'inci maddesindeki ön şart gerçekleşmiş ise de; dosya dizi 54-55 ve 67'deki belgeler dikkate alındığında, hükümlünün daha önce firar suçundan mahkum olduğu, dolayısıyla 5271 sayılı Kanunun 231/(6)-a maddesindeki objektif şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından,-farklı bir gerekçe ile olsa dahi- hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi olanağı bulunmayan hükümlünün, cezasının infazının devamı ve tahliyesi isteminin reddine ilişkin duruşmasız işlere ait kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ... şeklindeki gerekçeyle, Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 16.04.2008 tarihli, 2008/1096-1052 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Askeri Savcının itirazının reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve düşüncesiyle Daire kararına süresinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, Sözcü Üyenin açıklamaları dinlenildikten sonra sürdürülen inceleme sonunda oluşan vicdani kanaate göre;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yukarıda aşamaları açıklanan dava nedeniyle, Askeri Mahkeme, Daire ve Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair düzenlemenin, ceza usul hukukuna mı, yoksa maddi ceza hukukuna mı ilişkin bir kurum olduğu; Askeri Mahkemece verilen DİAK'nın, maddi ceza hukuku yönünden de denetlenebilir bir karar niteliğinde olup olmadığı; hükümlü hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) talebinin, CMK'nın 231/6'ncı madde ve fıkrasının (a) bendine göre reddi kararı verilebilmesi için önceki mahkumiyetin kesinleşmesinin yeterli olup olmadığı, hususlarına ilişkindir.
Askeri Mahkeme; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun usul hukukuna ilişkin bir düzenleme olup, kesinleşmiş hükümlere uygulanamayacağı gerekçesiyle, hükümlü hakkındaki mahkumiyet hükmünün infazının devamına, tahliye talebinin reddine karar verirken;
Daire; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, bir yönüyle usul hukukuna, diğer yönüyle maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler taşıdığı, bu nedenle infaz tamamlanıncaya kadar kesinleşmiş hükümler yönünden de lehe kanun değerlendirmesi yapılabileceği, Askeri Mahkemece maddi ceza hukuku yönünden (İcap ettiği takdirde duruşma açılmak suretiyle) lehe kanun değerlendirmesi yapılmadığı, ortada denetlenebilecek bir karar bulunmadığı, gerekçesiyle Askeri Mahkemenin DİAK'nın kaldırılmasına, hükmün infazının durdurulmasına ve hükümlünün tahliyesine karar vermiştir.
Başsavcılık ise; Askeri Mahkemece, mahkumiyet hükmünün infazının devamına karar verilirken, 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesiyle CMK'nın 231'inci maddesinde yapılan değişikliğin hükümlünün lehine uygulanamayacağına dair bir değerlendirme yapıldığından, ortada itirazen denetlenebilecek bir karar bulunduğunu, ancak hükümlünün daha önce firar suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti mevcut olduğundan, CMK'nın 231/6'ncı madde ve fıkrasının (a) bendinde öngörülen objektif şartın gerçekleşmemesi nedeniyle HAGL kurumundan yararlanamayacağını, Askeri Mahkemenin DİAK'nın sonuç olarak doğru olduğunu, belirterek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin başlığı Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şeklinde değiştirilmek ve maddeye 5 ila 14'üncü fıkralar eklenmek suretiyle başlangıçta, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan dolayı hükmolunan, bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezalarıyla sınırlı olarak uygulamaya konulmuştur.
Daha sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Sağlamak Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 562'nci maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin 5 ve 14'üncü fıkralarında değişiklik yapılarak, T.C. Anayasasının 174'üncü maddesinde koruma altına alınan İnkılap kanunlarında yer alan suçlar dışında kalan başka bir suçtan dolayı hükmolunan, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi olanağı sağlanmak suretiyle bu kurumun uygulama alanı genişletilmiştir.
Her ne kadar 01.03.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle ASCK'ya eklenen Ek 10'uncu maddesinde, Bu kanunda yazılı suçlarla ilgili ... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231'inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları uygulanmaz hükmüne yer verilmiş ise de, itiraz konusu mükerrer firar suçunun 25.10.2004-02.10.2005 tarihleri arasında işlenmesi nedeniyle TCK'nın 7/2'nci maddesi hükmü dikkate alınarak, hükümlü hakkında CMK'nın 231/5-14'üncü madde ve fıkraları uyarınca inceleme yapılmıştır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 17.05.2008 tarihli, 2008/79-68 Esas ve Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, Kanunun gerekçesinden; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, cezaların ertelenmesi ile ilgili mülga 647 sayılı Kanunun 6'ncı maddesindeki düzenlemeden, 5237 sayılı TCK'nın 51'inci maddesindeki düzenlemeye dengeli geçişi sağlamak amacıyla; Türk Ceza Hukuku mevzuatında (Kısmen mülga 647 sayılı Kanunun 6'ncı maddesine benzer şekilde) bir atıfet kurumu olarak ele alınıp düzenlendiği; yine Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 07.03.2008 tarihli, 2008/34-31 Esas ve Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden HAGB kurumu, Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, HAGB kararı verilmesi ile birlikte sanığın (hükümlünün) beş yıllık denetim süresine tabi tutulduğu, bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, dava zamanaşımı süresi dolmadan davanın düşmesine imkan verdiği, sanığı (hükümlüyü) hapse girmekten veya adli para cezasını ödemekten kurtardığı ve mahkumiyetin adli sicil kaydına geçmemesini sağladığı gözetildiğinde, bu yönleriyle de maddi ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından, 5728 sayılı Kanunun Geçici 1/2'nci maddesi uyarınca kesinleşip infazı devam eden mahkumiyet hükümleri yönünden de ele alınıp, TCK'nın 7/2'nci madde ve fıkrasına göre lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekir.
Askeri Mahkemece, itiraz konusu DİAK ile; 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin bir usul kuralı olduğu, 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesiyle CMK'nın 231'nci maddesinin 5 ve 14'üncü fıkralarında yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden itibaren uygulanabileceği, hükümlünün önceki kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne uygulanamayacağı gerekçesiyle, Askeri Savcılığın mahkumiyet hükmünün infazının durdurulması ve hükümlünün tahliyesi talebini reddederken, sonuç itibariyle 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesinin hükümlü lehine uygulanamayacağına, hükümlünün cezasını çekmesi gerektiğine dair bir değerlendirme ve yorum yapılmış olduğundan, ortada Askeri Yargıtayca denetlenebilecek bir kararın bulunduğu kabul edilmiştir.
Hükümlünün, inceleme konusu olan mükerrer firar suçunun niteliği, suç tarihleri ve bu suçundan dolayı hükmolunan cezasının miktarı, 5728 sayılı Kanunun 562'nci maddesiyle değişik, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin 5 ila 14'üncü fıkralarında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu kapsamına girmekte ise de, bu kurumdan yararlanabilmesi için ayrıca hükümlü açısından CMK'nın 231/6 madde ve fıkrasında öngörülen;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlemesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
Koşullarının oluşmasının gerektiği; (a) bendindeki ilk koşuldan ise bu kurumun, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayanlar (İlk defa suç işleyenler) hakkında uygulanabileceği sonucu çıkmaktadır.
Daha önce işlediği firar suçundan 09.08.2004 tarihinde kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğu anlaşılan hükümlü hakkında, 25.10.2004-02.10.2005 tarihleri arasında işlediği itiraz konusu mükerrer firar suçundan dolayı HAGB kararı verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 231/6'ncı madde ve fıkrasının (a) bendinde öngörülen sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması koşulunun (Objektif koşulun) gerçekleşmemiş olması karşısında, söz konusu kurumdan yararlanması mümkün olmadığı için, bu konuda duruşma açılarak araştırma ve değerlendirme yapılmasına da gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; Askeri Mahkemenin itiraz konusu duruşmasız işlere ait kararı, Askeri Yargıtayca denetlenebilecek bir karar niteliğinde bulunduğundan, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bu doğrultudaki itirazının kabulü ile Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 16.04.2008 tarihli, 2008/1096-1052 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Askeri Mahkemenin 13.02.2008 tarihli, 2006/696 Esas ve 2008/53 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı; gerekçesi hukuka uygun bulunmamakla birlikte, sonuç olarak doğru olduğundan, Askeri Savcının bu karara karşı yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir.
Üye Hak.Alb. H. DENGİZ, Askeri Mahkemenin anılan DİAK'daki red gerekçesinin yerinde olduğu görüşüyle, Askeri Savcının itirazının reddi kararına farklı gerekçeyle katılmıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Yargıtay Başsavcılığının 07.05.2008 tarihli ve 2008/3903 (İtiraz: 2008/77) sayılı tebliğnamesiyle yapılan itirazın, 353 sayılı Kanunun 224'üncü maddesi gereğince KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 16.04.2008 tarihli, 2008/1096-1052 Esas ve Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, sonuç itibariyle doğru bulunan 13.02.2008 tarihli, 2006/696 Esas ve 2008/53 Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararına karşı, Askeri Savcı'nın yaptığı itirazın, 353 sayılı Kanunun 254/son maddesi uyarınca REDDİNE, 29.05.2008 tarihinde, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy