(477 S. K. m. 47) (211 S. K. m. 6, 7, 13, 24) (1632 S. K. m. 12, 87)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık erin istirahat halinde iken elinde bulundurduğu tespihi vermesi için, üstü olan Uzm.Çvş. S.B. tarafından verilen emrin, hizmete ilişkin bir emir olup olmadığına, sanığın tespihi vermemesi eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu mu, yoksa üste saygısızlık disiplin suçunu mu oluşturacağına ilişkindir.
Daire; Uzm.Çvş. S.B. tarafından, elindeki tespihi vermesi için sanığa verilen emrin hizmete ilişkin bir emir olmadığını, sanığın tespihi vermemesi eyleminin 477 sayılı Kanun'un 47'nci maddesi kapsamında disiplin suçunu oluşturduğunu kabul ederek, mahkumiyet hükmünü bozarken,
Başsavcılık; TSK İç Hizmet Kanunu'nun 13/1 ve 24'üncü maddeleri uyarınca sanığa, elindeki tespihi vermesi için üstü tarafından verilen emrin, hizmete ilişkin bir emir olduğunu ve sanığın eyleminin atılı suçu oluşturduğunu ileri sürerek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Dosya içerisinde mevcut belge ve beyanlardan, maddi olayın, başlangıçta olay ve iddia bölümünde izah edildiği şekilde cereyan ettiği anlaşılmakta olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Emre itaatsizlikte ısrar suçu ASCK'nın 87/1'inci madde ve fıkrasında Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir seneye kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmeyen, üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. şeklinde tarif edilip, cezası belirlenmiştir.
ASCK'nın 87/1'inci maddesindeki bu tanıma göre emre itaatsizlikte ısrar suçu;
1) Üst veya amir tarafından, hizmete ilişkin bir emrin verilmesi,
2) Astın bilerek ve isteyerek verilen emri;
a) Hiç yapmaması veya
b) Emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddetmesi ya da
c) Emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmemesi, Şeklinde oluşmaktadır.
TSK İç Hizmet Kanunu'nun 6'ncı maddesi hükmü dikkate alınarak, ASCK'nın 12'nci maddesinde tanımı yapılan hizmet kavramının; yazılı mevzuatta yapılması veya yapılmaması yazılmış olan hususlarla, yazılı mevzuatta yer almamakla birlikte bir amir tarafından yazı veya sözle emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yerine getirilmesi olarak anlaşılması gerekir.
TSK İç Hizmet Kanunu'nun 7'nci maddesinde de, Vazife: hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak ve men ettiği şeyi yapmamaktadır. şeklinde tarif edilmiştir.
Bu tanımlar çerçevesinde iddia konusu somut olaya döndüğümüzde; tespih bulundurma ve kullanmanın yasak olduğuna dair dosyada yazılı bir emir bulunmadığı gibi, tespihin kendisi de bizatihi suç teşkil eden bir eşya niteliğinde değildir. Olay günü eğitim sonrası istirahat verildiğinde, sanığın dershanede veya dershanenin önünde istirahat halinde iken bileğinde tespih bulundurduğunu gören Bl. GTT Ks. K.P.Uzm.Çvş. S.B. tarafından ikaz edilip, tespihi vermesi istenmiş, sanık vermeyince tespih bulundurmanın yasak olduğu belirtilerek bu istem tekrarlanmıştır. Tespih, suç konusu bir eşya olmadığı gibi, bulundurulmasının yasaklandığına dair bir emrin de bulunmaması karşısında, sanığın istirahat halinde iken elinde (bileğinde) bulundurduğu tespihin Uzm.Çvş. S.B. tarafından, istirahat halinde bulunan sanıktan istenmesi olgusunun herhangi bir askeri vazifenin yerine getirilmesiyle ilgili olmaması nedeniyle askeri hizmete ilişkin bir emir olmadığı, ayrıca, kendisinden tespihi vermesini isteyen Uzm.Çvş. S.B.'ya Geri vereceksen vereyim diyen sanıkta emre itaatsizlikte ısrar suçunu işleme kastının bulunduğunun da kabul edilemeyeceği, ancak Uzm.Çvş. S.B.'nin ısrarı üzerine sanığın tespihi kırıp yere atması eyleminin, 477 sayılı Kanun'un 47'nci maddesinde düzenlenen amire saygısızlık disiplin suçunu oluşturduğu, dolayısıyla Daire ilamının isabetli ve hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy