(353 S. K. m. 9, 17) (1111 S. K. m. 80) (ANY. MAH. 01.07.1998 T. 1996/74 E. 1998/45 K.) (UYM. MAH. 01.11.2004 T. 2004/45 E. 2004/45 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; görevli mahkemenin saptanmasına yönelik olarak, sanığın geçici veya kesin terhisli olup olmadığının belirlenmesi konusunda noksan soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire; sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü, sanığın geçici veya kesin terhisli olup olmadığının belirlenmesi ve görevli mahkemenin buna göre saptaması maksadıyla göreve ilişkin olarak noksan soruşturma yönünden bozmuş iken,
Başsavcılık; sanık hakkında kesin terhis işlemi yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, bozma ilamı doğrultusunda yapılacak soruşturma sonunda sanık hakkında 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 80'inci maddesine ve MSY.70-1/C Asker Alma Yönergesinin ilgili hükümlerine aykırı olarak kesin terhis işlemi yapılmış olduğunun tespit edilmesi halinde bu işlemin yok hükmünde sayılmasının gerektiğini, dolayısıyla sanık hakkında geçici veya kesin terhis işleminin yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak yapılacak soruşturmanın sonucu değiştirmeyeceğini ileri sürerek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Konu ile ilgili yasal düzenlemeler incelendiğinde; askeri mahkemelerin görevlerini belirleyen 353 sayılı Kanun'un genel görev başlıklı 9'uncu maddesi; askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler hükmünü içermektedir.
Gerek öğretide ve gerekse uygulamada Askeri suçlar:
1) Unsurlarının ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanunu'nda yazılı olan, başka bir anlatımla Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza kanunu ile cezalandırılmayan suçlar;
2) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanun'unda, kısmen diğer ceza kanunlarında gösterilen suçlar;
3) Türk Ceza Kanunu'na atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar;
Olmak üzere üç grupta mütalaa edilmektedir.
Aynı Kanun'un Askeri mahkemelerde yargılamayı gerektiren ilginin kesilmesi başlıklı 17'nci maddesi; Askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun; askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması halinde Askeri mahkemenin görevi sona erer biçiminde iken, Anayasa Mahkemesinin 11 Mart 2000 tarihli ve 23990 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 1.7.1998 tarihli ve 1996/74 Esas, 1998/45 Karar sayılı kararı ile ... ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması ... sözcüklerinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Bu duruma göre, Askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle birlikte, sanığa yüklenen suçun Askeri bir suç olmaması veya Askeri bir suça bağlı bulunmaması halinde, Askeri mahkemelerin görevlerinin sona ereceği konusunda duraksama yoktur. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle, sanık hakkında kamu davası açılmış olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.
1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 80'inci maddesinde ... Firar ve izinsiz geçen müddetlerle herhangi bir mahkemenin hükmettiği hapis cezaları muvazzaf ve yedek hizmetlerinden sayılmaz. Disiplin cezaları hizmetten sayılır.
Beraatla neticelenen davalarda mevkufiyet müddetleri hizmetten sayılır. Ancak muvazzaflardan altı ay talim görmemiş olanlara bu müddet tamamlattırılır. Yedeklere talim müddeti kadar hizmet yaptırılır. denilmektedir.
MSY.70-1/C Asker Alma Yönergesinin İkinci Bölüm Altıncı kısmında; Askerlik Kanunu'nda belirtilen hizmet süresini tamamlayan erbaş ve erler için, dört nüsha terhis belgesi düzenlenir.,
... Hizmetleri sırasında tutuklanan ve tutukluluk süresi içinde hizmet süresi sona eren erbaş ve erlerin terhisleri birliklerince yapılarak dava sonucu beklenir ve terhis işleminin yapıldığı Askeri savcılığa bildirilir. Bunlardan kıta şahsi dosyaları herhangi bir nedenle askerlik şubesine iade edilmiş olanların terhis tarihlerinde kıta şahsi dosyaları ayrıntılı bir yazı ekinde birliklerine gönderilerek terhis edilmeleri ve terhis işleminin yapıldığının askeri savcılığa bildirilmesi istenir. Ancak, tutukluluk öncesinde altı aylık hizmeti olmayanlar terhis edilmez. Davanın, tutukluluk süresinin askerlik hizmetinden sayılmasını gerektirecek bir kararla neticelenmesi halinde; suçun niteliği ve tutuklama kararının verilmesi zamanına bakılmaksızın tutukluluk süresi askerlik hizmetine mahsup edilerek kesin terhisleri yapılır. Davanın tutukluluk süresinin askerlik hizmetinden sayılmamasını gerektirecek bir kararla neticelenmesi halinde; tutukluluk süresi kadar noksan hizmet yaptırıldıktan sonra kesin terhisleri yapılır. denilmektedir.
Somut olayda, sanığın 31.07.2005 tarihinde askere sevk edildiği, işlediği kasten adam öldürmek suçundan dolayı Suluova Sulh Ceza Mahkemesince 16.12.2005 tarihinde tutuklanmasına Karar verildiği, o tarihten itibaren tutukluluk hali devam eden sanığın tutukluluk öncesinde 6 ay askerlik hizmetinin bulunmadığı görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, silahaltında iken işlediği kasten bir insanı öldürmek suçu nedeniyle 25 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilip bu suç nedeniyle tutuklanarak halen tutukluluğu sürdürülen ve tutukluluk öncesinde 6 aylık askerlik hizmetinin bulunmadığı anlaşılan sanığın kesin terhis tarihinin kamu davasının sonucuna göre belli olacağı, nitekim sanığın tutuklu bulunduğu davanın da beraatla sonuçlanmadığı, bu duruma göre sanığın halen asker kişi sıfatının devam ettiği ve yüklenen suç nedeniyle yargılama görevinin askeri mahkemeye ait olduğu;
Dairenin bozma ilamı doğrultusunda yapılacak soruşturma sonunda; sanık hakkında idare tarafından kesin terhis işleminin yapılmış olduğu tespit edilse dahi; 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun 80'inci maddesine ve MSY.70-1/C Asker Alma Yönergesinin ilgili hükümlerine aykırı olacak bu terhis işleminin esas alınarak görevli yargı yerinin belirlenmesinin hukuka uygun olmayacağı;
Bu durumda; atılı suç Askeri suç veya Askeri suça bağlı bir suç olmamasına rağmen sanığın Askeri mahkemede yargılanmasını gerektiren ilgi henüz kesilmemiş olduğundan, Askeri mahkemenin yargılama görevinin devam ettiği, dolayısıyla sanık hakkında geçici veya kesin terhis işleminin yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak yapılacak soruşturma, sonucu değiştirmeyeceğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının aynı doğrultudaki itirazının kabulüne Karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi Ceza Bölümünün 1.11.2004 tarihli, 2004/45-45 Esas ve Karar sayılı kararı; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 25.5.2006 tarihli, 2006/122-120 Esas ve Karar sayılı kararı ile; 3 üncü Dairenin 5.12.2006 tarihli, 2006/1700-1698 Esas ve Karar sayılı kararı da aynı doğrultudadır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy