(1632 S. K. m. 12, 131) (5271 S. K. m. 231) (AYDK 26.02.2004 T. 2004/10 E. 2004/36 K.)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sabit görülen eylemin, hangi suçu oluşturduğunun belirlenmesine yönelik noksan soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire; sanığın, nakdi ödül dağıtımı veya bayram parası adı altında para dağıtımına destek olmak için Mutemetten daha önce de bu şekilde para alıp almadığının, kurban bayramı nedeniyle erlere para dağıtılmasının nakdi ödül kapsamında değerlendirilip, değerlendirilmediğinin, erlere para dağıtılması sırasında bir liste tutulup, alan erlerin imzalarının alınıp alınmadığının, dağıtılmayan para varsa iadesinin nasıl olduğunun, tüm bu işlemler nedeniyle maliye şubesince bir kayıt tutulup tutulmadığının, sanık ile tanıklar Svl.Me. E.K. ve Tğm. H.K.'nın yeniden dinlenmesi ve söz konusu paraların dağıtılması ile ilgili işlemlere ait belgelerin temini suretiyle, sanığın eyleminin hangi suçu oluşturduğunun tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle, sanık hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü noksan soruşturma yönünden bozarken,
Askeri mahkeme; kurban bayramı nedeniyle komutan tarafından erlere dağıtılacak olan paranın dağıtım faaliyetinde sanığın görevli olduğu, bu paranın hazineye ait olmasının ya da personelden toplanmasının bir öneminin olmadığı, bayrak töreninin iptal edilmesi nedeniyle dağıtılmayan parayı sanığın iade etmeyip sahiplenmesi eyleminin zimmet suçunu oluşturduğu, bu konuda noksan soruşturma bulunmadığı gerekçesiyle, Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir.
ASCK'nın 131/1 madde ve fıkrasında zimmet suçu, askeri bir hizmet yaparken veya vazifeyi suiistimal ederek bir hizmet veya vazifeden ötürü tevdi veya emanet edilmiş para veya kıymeti ne olursa olsun bir eşyayı yahut kendisine tevdi veya emanet edilmiş olmasa bile her türlü askeri erzak, eşya ve hayvanları ... zimmetine geçirenler ... cezalandırılırlar. şeklinde tanımlanıp yaptırıma bağlanmıştır.
Somut olayda sanığın, mutemetten teslim alıp iade etmediği nesnenin para olduğu dikkate alınarak, bu husus ASCK'nın 131/1 maddesi hükmüyle birlikte değerlendirildiğinde, sanığa atılı zimmet suçunun oluşması için bu paranın kendisine yaptığı hizmet nedeniyle tevdi veya emanet edilmiş olması gerekli olup, söz konusu paranın Hazineye yahut özel kişilere ait olması, suçun unsurlarının oluşması bakımından önem arz etmemektedir. Nitekim Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 26.2.2004/10-36 tarihli, Esas Karar sayılı kararında da bu görüş kabul edilmiştir.
ASCK'nın 12'nci maddesinde, Bu konunun tatbikatında (hizmet) tabirinden maksat gerek malum ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir. şeklinde hizmetin tarifi yapılmıştır.
Sanığın, somut olayda görevli olup olmadığına baktığımızda;
Birlik Komutanlığının 4.2.2005 tarihli cevabi yazısında, sanığın personel idari hizmetlerini yürüttüğü, mali konularda yetkili ve işlemci memur olmayıp, yaptığı işin gereği zaman zaman özellikle protokol ve tören işlemlerinde ayni ve nakdi ödül dağıtım faaliyetlerine destek personeli olarak da görev verildiğinin bildirildiği,
Sanığın aşamalardaki sorgu ve savunmalarında, olay günü bayrak töreninde dağıtılacak olan paranın hazırlığını yapmak üzere mutemetten isteyip aldığını, amirleri toplantıda olduğu için haber veremediğini beyan ettiği,
Tanık Svl.Me. E.K.'nın (mutemedin), istinabe mahkemesindeki yeminli ifadesinde doğruladığı Birlik ifadesinde, daha önce de sanığın, erlere verilecek paraları kendisinden aldığını, olay günü paranın bayrak töreninde dağıtılacak olması nedeniyle, elinde zarflarla gelen sanığa saat 13.45 civarında teslim ettiğini söylediği,
Olay günü bayrak töreninde dağıtılacak olan paranın, saat 13.45e kadar başka bir görevli tarafından mutemetten alınmadığı ve bu konuda Mutemede bilgi verilmediği, erlere dağıtılacak olan paranın hazırlığının sanık tarafından yapıldığı,
Hususları birlikte değerlendirildiğinde; sübutunda kuşku bulunmayan maddi olayda sanığın, olay günü erlere dağıtılacak olan parayı, yaptığı destek hizmeti nedeniyle teslim aldığı, Mutemedin de sanığın yaptığı bu hizmet nedeniyle parayı ona teslim ettiği, bu konuda dosyadaki delillerin yeterli olup noksan soruşturma bulunmadığı; bunun dışında Dairece noksan soruşturma olarak görülen diğer hususların araştırılması, suç vasfının tayini bakımından önemli bulunmadığı için buna gerek olmadığı, keza tebliğnamede değinilen söz konusu paranın kime ait olduğunun araştırılmasına da, Daireler Kurulunca sanığın bu parayı görevi nedeniyle aldığının kabul edilmesi karşısında, paranın kime ait olduğunun bir önemi kalmadığından buna da gerek bulunmadığı, sonucuna varılmıştır.
Sanığın yaptığı destek hizmeti nedeniyle teslim aldığı parayı, bayrak töreninin iptal edilerek dağıtılmaması üzerine, ilgililere iade etmeyip, amirlerine haber vermeksizin üzerine alıp Birlikten dışarı çıkarması, para kendisinden istendiğinde önce bir arkadaşına verdiğini getireceğini söyleyip, ardından makul ve mantıklı bir izah tarzı göstermeden ve çelişkili bir şekilde üzerinden düşürdüğünü ileri sürerek, parayı temellük ettiğini ortaya koyması eylemi, ASCK'nın 131/1inci madde ve fıkrasında düzenlenen ve yukarıda tanımı yapılan zimmet suçunu oluşturduğundan, sanığın temyiz sebeplerinin kabul edilebilir nitelikte bulunmadığı, Askeri mahkemece direnilmek suretiyle tesis edilen mahkumiyet hükmünde, hüküm tarihi itibariyle usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden bir hukuka aykırılığın bulunmadığı,
Ancak, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen zimmet suçunun niteliği, suç tarihi, tayin edilen cezanın türü ve miktarı dikkate alındığında, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe gören 5728 sayılı Kanun'un 562'nci maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14 madde ve fıkralarında düzenlenen HAGB kurumundan sanığın yararlanıp yararlanamayacağının Mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi için, sanığın temyiz istemine atfen ve resen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy