(1632 S. K. m. 87, 136)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın, nöbetçi olduğu sırada, bir arkadaşının nöbet yeri ile aynı mahalde bulunan sevk odası penceresinin pervazına dayadığı silahın kurma kolunu çekip bırakarak, silahın ateşlenmesi sonucu bir adet merminin sarfına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, askeri eşyayı özel menfaatinde kullanmak, mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek ve emre itaatsizlikte ısrar suçlarından hangisini oluşturacağına ilişkin bulunmaktadır.
Mahkeme; sanığın eyleminin, askeri eşyayı özel menfaatinde kullanmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyet hükmü tesis etmiş,
Daire; eylemin mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçunu oluşturduğunu kabul ederek, mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar vermiştir.
Başsavcılık ise; sanığın eyleminin, emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunu ileri sürerek Daire ilamına süresinde itiraz etmiştir.
Dava dosyasındaki delillerden; sanığın, Harita Genel Komutanlığı Destek Birlik K.lığı Hizmet Bölük K.lığı emrinde askerlik görevini ifa etmekte iken, 18.3.2007 tarihinde 06.30-09.30 saatleri arasında, benzinlik nöbeti olarak da bilinen 9 No.lu kule nöbetçisi olduğu, saat 07.50 civarında araç muhafızı olarak görevlendirilen P.Er M.Ş.'nin, nöbet yeri ile aynı mahalde bulunduğu anlaşılan araç sevk amirliğinin önüne geldiği ve elindeki kalaşnikof marka tüfeği sevk amirliği penceresinin pervazına dayadığı, sanığın tüfeği bulunduğu yerden alarak kurma kolunu çekip bıraktığı ve tetiğe basarak bir el ateş ettiği, bu eylemi sonucunda 0,83 YTL tutarında hazine zararı meydana geldiği anlaşılmaktadır. Esasen, maddi vakanın sübutu hususunda yargılama makamları arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Birlik komutanlığınca düzenlenen vaka kanaat raporu ve sanık ifade tutanağı içeriğinden, sanığın, 18.3.2007 tarihinde 06.30-09.30 saatleri arasında 9 No.lu kule (Benzinlik) nöbetçisi olduğu, olay tutanağından ise, 07.50 sularında araç sevk amirliğine geldiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, sanık sorgu ve savunmasında, araç sevk amirliği ile nöbet tuttuğu yerin aynı yerde bulunduğunu beyan etmekte ise de; dosya kapsamından nöbetçi olduğu belirlenen sanığın, nöbet tuttuğu yer ile araç sevk amirliğinin karşılıklı konumları, sanığın nöbet tuttuğu bölgenin sınırları ve nöbet hizmetinin kapsamı anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, öz vakanın tam olarak ortaya konulması ve nöbet hizmetinin sınırlarının belirlenebilmesi açısından, sanığın nerede ve hangi nöbeti tuttuğuna ilişkin nöbet çizelgesinin, söz konusu nöbete ilişkin özel ve genel nöbet talimatları ile bu talimatların sanığa tebliğini gösterir tebellüğ belgelerinin, ayrıca, nöbet hizmetinin yerine getirildiği yer ile olayın meydana geldiği sevk amirliğinin yerlerini gösterir krokinin getirtilerek dosyaya konulması ve söz konusu eksiklikler tamamlandıktan sonra suç vasfının tartışılması gerektiğinden, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulüne, Daire ilamının kaldırılmasına ve mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy