(353 S. K. m. 8, 52, 209)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; Adli Müşavirin temyiz isteminin yasal süresi içerisinde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Daire; adli müşavirin temyiz başvurusunu süresinde kabul ederek, yapmış olduğu inceleme sonucunda mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar vermiş,
Başsavcılık; temyiz isteminin bir haftalık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra yapıldığını ileri sürerek, aksi doğrultudaki Daire ilamına itiraz etmiştir.
Sanığın mahkumiyetine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 21.9.2007 günlü ve 2007/386-606 sayılı gerekçeli hükmünün, 3.10.2007 tarihli yazı ekinde Adli Müşavirliğe gönderildiği, bu işlemden sonra Adli Müşavir tarafından imzalanan 8.10.2007 günlü ve AD.MÜŞ.:7200-2178-07/337268 sayılı yazı ile sanık hakkındaki dava dosyasının incelenip, iade edilmek üzere Askeri Mahkemeden istenildiği, Askeri Mahkemece de dava dosyasının 15.10.2007 tarihli üst yazı ekinde Adli Müşavirliğe gönderildiği ve Adli Müşavirliğin 26.10.2007 tarihli yazısı ile kararın temyiz edildiği bildirilerek, ekinde temyiz dilekçesinin sunulduğu anlaşılmaktadır .
353 sayılı ASMKYUK'nın 8/2'nci maddesi gereğince, adli müşavirler, teşkilatında askeri mahkeme bulunan komutan veya kurum amirinin kanundan doğan adli yetkilerinin kullanılmasında kanuni yardımcıları olup, bu görevin, dava dosyalarının komutan veya kurum amiri adına incelenmesi, kanun yollarına müracaat edip etmeme konularında değerlendirme ve istişarede bulunulması gibi işlemleri de içerdiği, incelenen kararlar hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için kimi zaman dava dosyalarının celbine de ihtiyaç duyulacağı açıktır.
353 sayılı Kanun'un 209/2'nci maddesi; Teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri için temyiz süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliği tarihinden başlayarak bir haftadır. hükmünü içermektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılacağı gibi; Adli Müşavir, hakkında kanun yoluna başvurduğu karardan 8.10.2007 tarihinde usulüne uygun biçimde haberdar edilmiştir.
353 sayılı Kanun'un 52/2'nci maddesi gereğince, bir haftalık kanuni temyiz süresi 15.10.2007 günü bitiminde sona ermiştir. Adli Müşavirin 8.10.2007 tarihli dosya isteme yazısında, temyiz müracaatında bulunduğuna ilişkin herhangi bir ifadeye yer vermeyip, bilakis dosyanın sadece incelenip iade edilmek üzere istenildiğinin belirtilmesi de, talebin aynı zamanda süre tutum dilekçesi yerine geçtiğini kabule imkan vermemektedir.
Bu itibarla; 8.10.2007 tarihinde hükmü tebellüğ eden Adli Müşavir açısından, 353 sayılı Kanun'un 209'uncu maddesinin öngördüğü bir haftalık temyiz süresi 15.10.2007 günü bitiminde sona erdiğinden, Adli Müşavirin 26.10.2007 tarihli temyiz başvurusunun süresinde yapılmadığı sonucuna varılmış ve Başsavcılığın isabetli görülen itirazı doğrultusunda aksi yöndeki Daire ilamının kaldırılarak, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy