(477 S. K. m. 47) (1632 S. K. m. 82) (765 S. K. m. 191)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın, mağdur astsubaya karşı 11.11.2003 tarihinde saat 23.30 sularında sarf ettiği Ben köle miyim? Seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor! şeklindeki sözleri ile, 12.11.2003 tarihinde saat 08.00 sularında sarf ettiği Seninle aynı arabaya binmem, seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Cinayet mi işleyeyim? Sen beni katil mi yapacaksın? şeklindeki sözlerinin, teselsül halinde amire saygısızlık disiplin suçunu mu, yoksa ayrı ayrı amire saygısızlık disiplin suçu ile amiri tehdit suçunu mu oluşturduğuna ilişkin bulunmaktadır.
Daire; sanığın, mağdur astsubaya karşı, 11.11.2003 tarihinde sarf ettiği Ben köle miyim? Seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor! şeklindeki sözleri ile 12.11.2003 tarihinde sarf ettiği ... Seninle aynı arabaya binmem, seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Cinayet mi işleyeyim? Sen beni katil mi yapacaksın? şeklindeki sözlerinin, 477 sayılı DMK'nın 47'nci maddesinde düzenlenen Amir ve üste saygısızlık disiplin suçunu müteselsilen oluşturacağını kabul ederek, mahkemece tesis olunan görevsizlik ve mahkumiyet hükümlerinin suç vasfına bağlı görev yönünden bozulmasına karar vermiş iken,
Başsavcılık; sanığın, mağdur astsubaya karşı 11.11.2003 tarihinde sarf ettiği Ben köle miyim? Seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor! şeklindeki sözlerinin, 477 sayılı DMK'nın 47'nci maddesinde düzenlenen Amir ve üste saygısızlık disiplin suçunu oluşturduğunu, bu nedenle mahkemece tesis olunan görevsizlik hükmünde isabetsizlik bulunmadığını, 12.11.2003 tarihinde sarf ettiği ... Seninle aynı arabaya binmem, seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Cinayet mi işleyeyim? Sen beni katil mi yapacaksın? şeklindeki sözlerin ise, amiri tehdit suçunu oluşturduğunu, ancak, mahkemece bu suçtan tesis olunan mahkumiyet hükmünün hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden değerlendirme yapılmak üzere bozulması gerektiğini ileri sürerek, Daire ilamına süresinde itiraz etmiştir.
Emre itaatsizlikte ısrar suçu yönünden verilen bozma kararına itiraz edilmediğinden, inceleme yukarıda yazılı suçlara ve kararlara hasren yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan maddi vakanın meydana geldiği süreçte, sanığın, karakol komutanı olarak görevli olan mağdur astsubaya yönelik olarak, 11.11.2003 tarihinde saat 23.30 sularında, Ben köle miyim? Seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor! ve 12.11.2003 tarihinde saat 08.00 sularında, Seninle aynı arabaya binmem, seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Cinayet mi işleyeyim? Sen beni katil mi yapacaksın? şeklinde sözler sarf ettiği hususunda duraksama bulunmadığı gibi, maddi vakanın sübutu konusunda yargılama makamları arasında bir uyuşmazlığın mevcut olmadığı görülmektedir.
Yine, sanığın 11.11.2003 tarihinde saat 23.30 sularında, sarf ettiği Ben köle miyim? Seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor! şeklindeki sözlerin de, amire saygısızlık disiplin suçunu oluşturduğu konusunda, Daire ile Başsavcılık arasında görüş birliği bulunmaktadır.
Amiri veya üstü tehdit suçunu düzenleyen ASCK'nın 82/2'nci maddesi; Amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit edenlere, ...cezası verilir. ... düzenlemesini içermekte, maddede suçun unsurları konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı görülmektedir. Uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay kararlarında, ASCK'nın 82/2'nci maddesinde yazılı tehdit suçunun unsurlarının TCK'nın 191 'inci maddesinde aranması gerektiği kabul edilmektedir.
Tehdit, mülga 765 sayılı TCK'nın 191 'inci maddesinde Bir kimsenin... başkasını ağır ve haksız bir zarara uğratacağını bildirmesi biçiminde tanımlanmış; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 106/1'inci maddesi ile, doktrinde ve uygulamada belirlenen anlam ve kapsama uygun olarak Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit etme ... biçiminde değiştirilmiştir.
Tehdidin koruduğu hukuki değer kişilerin huzur ve sükunudur. Suçun oluşması bakımından tehdit konusu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Tehdidin objektif olarak ciddi bir mahiyet arz etmesi gerekir. Yani, istenilen şeyin yerine getirilmemesi halinde tehdit konusu kötülüğün gerçekleşeceği ihtimali objektif olarak mevcut olmalıdır. Sarf edilen söz, gerçekleştirilen davranış muhatap alınan kişi üzerinde ciddi bir korku yaratma açısından sonuç almaya elverişli, yeterli ve uygun değilse, tehdidin oluştuğu ileri sürülemez. Objektif olarak ciddi bir mahiyet arz eden tehdidin somut olayda muhatabı üzerinde etkili olması şart olmadığı gibi, failin objektif olarak ciddi bir mahiyet arz eden söz ve davranışlarla mağduru tehdit etmek istemesine rağmen, mağdurun bu söz ve davranışları ciddiye almamış olması da suçun oluşumuna engel değildir (Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, Genel Hükümler, Üçüncü Bası, Ocak 2006, S: 808,809; Prof. Dr. M.E. ARTUK, Doç. Dr. A.GÖKCEN - Yrd. Doç. Dr. A. C. YENİDÜNYA, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 6'ncı Bası, Ankara-2005, S: 100,101).
Uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay ve Yargıtay kararlarında, söylenen sözlerin tehdit içerip içermediğinin failin ve mağdurun içinde bulundukları ortama söylenen sözlere, söylenme nedenine ve söylendiği koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
İlçe Jandarma Komutanı Astsb. T.K.'nın aşamalarda tespit edilen ifadelerinden, mağdur karakol komutanının sanığı şikayeti sırasında sanığın kendisine karşı tehdit içeren sözler sarf ettiği yönünde bir beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, sanığın bu şekildeki sözlerine rağmen, mağdurun sanığa aynı araçla birlik komutanlığına gitmeyi teklif ettiği, hiçbir önlem alma gereksinimini hissetmediği gibi, tehdit edildiği konusunda bir iddiasının da mevcut olmadığı görülmektedir.
Bu nedenle; sanığın sarf ettiği sözlerle muhatabının veya onun bir yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğine ilişkin açık ve net bir beyanı bulunmadığı gibi, 12.11.2003 tarihinde söylediği Seninle aynı arabaya binmem, seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor. Cinayet mi işleyeyim? Sen beni katil mi yapacaksın? şeklindeki sözleri bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, bu sözlerin bir gün önce mağdur ile aralarında yaşanan olaylara tepki olarak söylendiği, söylenen sözlerin söylenme sebebi ve koşulları göz önünde tutulduğunda, objektif olarak muhatabının iç huzurunu bozucu, onu korkutucu ve endişeye sevk edici nitelikte olmadığı, mağdur tarafından da tehdit olarak algılandığının ileri sürülmediği gözetilerek, sanığa atılı amiri tehdit suçunun unsurları yönünden oluşmadığı, ancak sanığın sabit olan eyleminin (12.11.2003 günü saat 08.00 sıralarında, ...Babanın arabası mı? Seninle aynı arabaya binmem, seni görünce cinlerim tepeme çıkıyor, cinayet mi işleyeyim? Sen beni katil mi yapacaksın? şeklinde sarf ettiği sözlerin), bu haliyle 477 sayılı Kanun'un 47'nci maddesinde düzenlenmiş bulunan Amire saygısızlık disiplin suçunu oluşturduğu bir gün ara ile sarf edilen benzer sözlerin zincirleme (müteselsilen) amire saygısızlık disiplin suçunu oluşturabileceği sonucuna varıldığından, Daire ilamına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy