(5237 S. K. m. 43, 157) (1632 S. K. m. 115)
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu, sanığın eyleminin hangi suç tipine vücut verdiğine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre; 209'uncu kısa dönem er ve erbaşların eğitimi için görevlendirilen sanığın, birkaç askeri yanma çağırarak, maddi bakımdan zor durumda olan bir askere verileceğinden bahisle para toplanmasını istediği, bu şekilde toplanan 228 YTL'nin P.Çvş. Z.K. vasıtasıyla sanığa teslim edildiği, sanığın kısa bir süre sonra yine aynı askere yardım için yeniden para toplanmasını istediği, ancak yardım toplanan kişinin adının bildirilmemesi sebebiyle talebin askerlerce inandırıcı bulunmadığı, sadece P.Çvş. M.A.'nın 600 YTL para verdiği, toplanan paranın sanık tarafından yardım maksatlı olarak herhangi bir askere verilmediği anlaşılmakta olup, eylemin sübutu konusunda herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Daire; sanığın yukarıda açıklanan eyleminin zincirleme memuriyet nüfuzunu sair suretle suiistimal suçunu oluşturduğu sonucuna varmış iken,
Askeri mahkeme; haksız kazancın astları dolandırmak suretiyle temin edildiğini ileri sürerek, eski hükümde direnmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 157'nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlanması ile teşekkül etmektedir. Fail tarafından ortaya konulan aldatıcı davranışlarla bir kimsenin iradesinin yanıltılması ve mağdurun sakatlanan bu iradenin tesiri altında kalarak, gerçek durumu bildiği takdirde yapmayacağı tasarruf işlemlerini fail veya onun istediği bir başka şahıs yararına yapması, doktrin ve yargısal tatbikatta dolandırıcılık olarak nitelendirilmektedir.
İnceleme konusu olayımızda; tamamı üniversite mezunu kısa dönem acemi askerlerden oluşan toplam 74 kişilik takımın kendisine bağlı manga komutanlarını yanma çağıran sanık Uzm.Çvş. H.Y. birlik içerisinde bir askerin maddi durumunun bozuk olduğunu beyan edip, isim zikretmeden bu asker adına para toplatılmasını sağlamış, birkaç gün sonra aynı yöntemi kullanarak bir kez daha para toplatılmasını istemiş ise de, bu talep mangadaki acemi askerler tarafından inandırıcı bulunmamış, sadece P.Çvş. A. tarafından verilen 600 YTL para sanığa teslim edilmiştir.
Emir ve komuta altında acemi eğitimi görmekte olan rütbesiz askerlerin, sanıkla aynı statüde olmamalarından dolayı, kendilerine intikal eden böyle bir talebi hür ve bağımsız bir irade ile değerlendirme imkanına sahip olmayacakları açıktır.
Keza, dinlenen tanık beyanlarından da açık bir şekilde anlaşıldığı gibi, mağdur askerler başından itibaren kendilerinden toplanan paranın ihtiyaç sahibi bir askere teslim edileceği yönünde inanç ve kanaate sahip olmamışlardır.
Böylelikle; sanığın haksız kazanç elde etmesinin ikna ve aldatma unsurundan ziyade, astı durumundaki mağdurlar üzerinde nüfuz ve otoritesini suiistimal etmesinden kaynaklandığı, sabit görülen eylemin bu sebepten dolayı ASCK'nın 115/2 ve 5237 sayılı TCK'nın 43/1-2'nci maddeleri gereğince kişisel çıkar sağlamak amacıyla zincirleme memuriyet nüfuzunu sair suretle suiistimal suçunu oluşturduğu sonucuna varılmış ve aksi yönde değerlendirmelerle tesis edilen direnme hükmünün vasıf yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy