(211 S. K. m. 113) (926 S. K. m. 68, 94) (5237 S. K. m. 62, 204) (1632 S. K. m. 30) (353 S. K. m. 17)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı resmi belgede sahtecilik suçundan yargılama yapma görevinin askeri yargıya mı yoksa adli yargıya mı ait olduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Daire; sanığın, Astsubay Sınıf Okulları giriş sınavına girdiği tarihte, aranan öğrenim koşullarını taşımadığı için daha sonra istenen yüksekokul diplomasını sahte olarak düzenleyip ibraz ettiği tarihte de asker kişi sıfatını kazanamadığının ortaya çıktığı; bu nedenle, unsurlarının tamamı TCK'da gösterilerek yaptırıma bağlanan resmi belgede sahtecilik suçunun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması ve bu suça konu eylemin sanık hakkında görevsizlik kararına konu edilen diğer eylemler ile bütünlük içerisinde işlenmiş olması dikkate alınarak, atılı suçtan yargılama yapma görevinin adli yargıya ait olduğu gerekçesiyle hükmü görev yönünden bozmuş iken;
Başsavcılık; sanık hakkında atılı suç nedeniyle yürütülen davanın kesin hükümle sonuçlanmasına kadar sanığın astsubaylık statüsü devam ettiği için, sanığın bu suçundan dolayı yargılamada askeri mahkemenin görevli olduğunu ileri sürerek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Yapılan incelemede; 2002 yılı K.K.K.'lığı Astsubay Sınıf Okulu giriş sınavlarına ilişkin başvuru kılavuzunda; sınava girebilmek için fakülte ve yüksek okul ya da lise ve dengi okul mezunu olmanın yanında, lise mezunlarının ayrıca 2002 yılı ÖSS'ye katılarak en az 105 ve daha yukarı puan almış olmalarının gerektiği belirtilmesine rağmen, sanık M.Ö.'nün; öğrenim durumu itibarıyla, belirtilen sınava girme koşullarını taşımadığı halde, 2002 yılında yapılan Astsubay Sınıf Okulları sınavına; 6.5.2002 ve 18.7.2002 tarihlerinde Bor Meslek Yüksekokulu Müdürlüğüne onaylattıktan sonra üzerinde gerçeğe aykırı bilgilerle tahrifat yaparak düzenlediği Sivil Kaynaktan Astsubay Adayı Bilgi Formu ile Astsubay Sınıf Okulları Öğrenci Adayları İçin Öğrenim Durum Belgesini Ankara MEBS Okul Komutanlığına ibraz ederek katıldığı; yapılan sınavlarda başarı göstererek 2.9.2002 tarihi itibarıyla Ankara Polatlı Topçu ve Füze Okul Komutanlığındaki Astsubay Temel Kursuna Astsubay Öğrenci statüsünde başladığı; daha sonra, sınav başvurusu sırasında mezun olduğunu belirttiği Meslek Yüksek Okulu diplomasının Okul Komutanlığınca istenmesi üzerine, sanığın, iki yarıyıl kayıt yenilememesi nedeniyle Bor Meslek Yüksek Okulundan kaydı silinmiş olmasına rağmen, tamamen sahte olarak tanzim edilen 547 numaralı ön lisans diplomasını Temmuz 2003 tarihinde Okul Komutanlığına verdiği ve böylece, astsubay öğrenci olarak kabul şartlarını taşımamasına rağmen, idareyi yanıltması sonucunda önce astsubay öğrencilik statüsüne kabul edildiği, daha sonra da astsubay statüsünde atamaya tabi tutulduğu ve halen TSK ile ilişiğinin devam ettiği dosyada mevcut delillerden anlaşılmaktadır.
Sanık, davaya konu edilen diplomanın düzenlendiği ve bu diplomanın Okul Komutanlığına verildiği tarihlerde astsubay temel kursunda olup, TSK İç Hizmet Kanunu'nun 113/a maddesi kapsamında Askeri öğrenci olarak askerlik yükümlülüğü altındadır. Yine, bu kursun bitiminde 30.8.2003 tarihinden geçerli olarak astsubay çavuşluğa naspedilerek 17.8.2003 tarihinde Ankara, Polatlı 4'üncü Zh.Tug.Top.Tb. K.lığı emrine atanan sanığın, halen açıklı olmakla birlikte TSK emrinde astsubay statüsünde askeri personel konumunda olduğu görülmektedir.
Astsubay sınıf okulları giriş sınavına kabul için gerekli öğrenim koşullarını taşımamasına rağmen, bu konuda ibraz ettiği gerçeğe aykırı belgelerle ve sahte olarak düzenlenmiş yüksek okul diploması ile idareyi yanıltarak askeri öğrenci ve daha sonra da astsubay statüsüne kabul edilmesini sağlayan sanığın, idareyi yanılgıya düşürmesi sonucu kurulan idari işlemle verilmiş olan asker kişi statüsünün, başka bir idari işlemle veya kesinleşmiş bir yargı kararı ile geri alınmadığı sürece devam ettiğinin kabulü gerekmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine alınma işlemi idari bir tasarruf olduğu gibi, ayırma işlemi de idari bir işlem niteliğindedir. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 1.7.1999 tarihli ve 1999/153-150 Esas ve Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, asker veya sivil bir kişiyi kamu personeli statüsünden ayırmaya yönelik bir uygulama yapılabilmesi için, idarece bu yönde bir idari işlemin tesisi ile bu işlemin sanığa tebliğ edilmesi zorunlu bulunmaktadır.
TSK Personel Kanunu'nun 68/2-b maddesine göre çıkarılan Silahlı Kuvvetler Astsubay Hazırlama Okulları Yönetmeliğinin 43'üncü maddesine göre, giriş koşullarına uymadıkları anlaşılanların ilişiği kesilmektedir. İlişik kesme usulü ise, aynı Yönetmeliğin 38 ve 40'ıncı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, astsubay hazırlama okulu disiplin kurulu bu yetkiye sahip olmakla birlikte, bu kurulun ilişik kesme kararı onaylanmak üzere dosyası ile birlikte okulun bağlı bulunduğu bir üst makama gönderilmekte, bu makamın onaylaması halinde ilişik kesme işlemi hüküm ifade etmektedir. Dosya kapsamına göre sanık hakkında bu yönde tesis edilmiş bir idari işlem bulunmamaktadır.
Keza, TSK Personel Kanunu'nun 94'üncü maddesinde de Çeşitli nedenlerle Silahlı Kuvvetlerden ayrılacak astsubaylar hakkında yapılacak işlem konusunda bir düzenleme getirilmiştir. Bu maddenin 2-c bendinde, sahtecilik suçundan hükümlü olan astsubaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Sanık hakkında, inceleme konusu iş bu hüküm ile Resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 204/1 ve 62'nci maddeleri gereğince bir yıl sekiz ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve ASCK'nın 30/1-b maddesi gereğince Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verilmiş ise de, bu hüküm henüz kesinleşmediğinden, sanık hakkındaki TSK'dan çıkarılma fer'i cezasının uygulanmasına yönelik olarak TSK Personel Kanunu'nun 94'üncü maddesi gereğince ayırma işleminin yapılmadığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın asker kişi sıfatının ve astsubay statüsünün devam etmekte olduğu, askeri yargı ile ilgisinin 353 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi kapsamında kesilmemiş olduğu ve dava konusu eylemini, asker kişi sıfatı devam ederken gerçekleştirdiği belirlendiğinden, resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanmasında askeri mahkemenin görevli olduğu sonucuna varılarak, Dairenin; sanığın bu eyleminden dolayı kurulan mahkumiyet hükmünü görev yönünden bozma kararına karşı, Askeri Yargıtay Başsavcılığınca yapılan itiraz yerinde görüldüğünden kabulü ile Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 6.2.2008 tarihli ve 2008/382-380 Esas ve Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, incelemeye devam edilmek üzere dava dosyasının anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy