(1632 S. K. m. 12, 87, 162) (211 S. K. m. 6, 7, 8) (353 S. K. m. 224) (AYDK. 08.02.2007 T. 2007/6 E. 2007/5 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; birliğe dışarıdan yemek getirilmesini yasaklayan emrin, askeri hizmete ilişkin bir emir niteliğinde olup olmadığı konusundadır.
Daire; birliğe dışarıdan yemek getirilmesinin yasaklanmasına ilişkin emrin; askeri hizmete ilişkin bir emir olduğunu ve atılı suçun unsurlarının oluştuğunu kabul ederek mahkûmiyet hükmünü onarken,
Başsavcılık; söz konusu emrin, genel mahiyette, idari ve disipline ilişkin bir emir niteliğinde olduğunu, buna uyulmamasının ASCK'nın 162/1-A madde ve bendi kapsamında düzenlenen disiplin tecavüzünü oluşturduğunu, bu nedenle sanığın disiplin amirince cezalandırılması gerektiğini ileri sürerek, Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Bu konudaki yasal düzenlemelere baktığımızda;
4551 sayılı Kanunla değişik 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun; 87/1'inci madde ve fıkrasının ilk cümlesinde Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir seneye kadar ... cezalandırılırlar,
12'nci maddesinde Bu Kanun'un tatbikatında (Hizmet) tabirinden maksat gerek malûm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir.
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun'unun;
6'ncı maddesinde Hizmet; Kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir.
7'nci maddesinde Vazife; Hizmetin icabettirdiği şeyi yapmak ve menettiği şeyi yapmamaktır.
8'inci maddesinde Emir; Hizmete ait bir talep ve yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir.
Şeklinde tarif ve düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, ASCK'nın 12'nci maddesinde yer alan Malûm ve muayyen olan bir askeri vazife den, yasalarda yapılması veya yapılmaması önceden açıkça gösterilen hususların, Bir amir tarafından emredilen askeri vazife den ise, yasalarda veya diğer düzenlemelerde önceden belirlenmeyip; amirlerin takdirlerine bırakılan hususların anlaşılması gerekmektedir.
Bu yasal düzenlemelere göre, her kademedeki amirin, disiplini sağlamak, hizmetin düzgün, verimli ve kesintisiz bir şekilde yürütülmesini temin maksadıyla, konusu suç oluşturmayan, yasa veya diğer hukuk kurallarıyla düzenlenmemiş konularda düzenleme yapıp emir vermeye yetkili olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak amirin bu yetkisine dayanarak yaptığı her düzenlemenin ve verdiği her emrin, askeri hizmete ilişkin bir emir olduğu söylenemeyeceğinden, bu şekildeki düzenleme ve emirlere aykırı her davranışın ASCK'nın 87/1'inci maddesinin ilk cümlesi kapsamına giren emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulü de mümkün değildir.
Askeri savcılığın yazısı üzerine, Kastamonu Askerlik Daire Başkanlığının 26.7.2006 tarihli yazısında;
... Adı geçen emrin;
a) Getirilecek yemeğin kontrolünün tam olarak yapılamaması nedeniyle zehirlenme ve bulaşıcı hastalıklara karşı erbaş/erleri korumak,
b) Yemek dışında başka maddelerin de, içki, uyuşturucu v.s. içeriye sokulmasını önlemek,
c) Erbaş ve erler arasındaki gelir farklılıklarından dolayı, yemek getiremeyen erbaş/erlerin ruhsal durumlarının etkilenmesini önlemek,
ç) Güvenlik nedeniyle verilmiştir.
d) Ayrıca erbaş/erlerin iaşelerinde herhangi bir sorun söz konusu değildir. şeklinde cevap verilmiştir.
İddia konusu emrin yayımlanış şekline (Aynı maddede dışarıdan yemek getirme ile birlikte erbaş/erlerin saçlarına jöle sürmesinin de yasaklanması) ve yukarıda belirtilen yayımlanış amacına bakıldığında, tedbir amacıyla yayımlanmış, ikaz özelliği taşıyan, uyulması zorunlu, idari ve disipline taalluk eden genel bir düzenleme niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Alkollü içki gibi tüketim maddelerinin birliğin disiplinini bozacağı, cep telefonu gibi iletişim aletlerinin de birliğin ve personelin güvenliğini tehlikeye düşüreceği bilinen somut bir gerçek olduğundan, birlik komutanının birliğin disiplinini ve güvenliğini sağlamak amacıyla kışla sınırları içerisine alkollü içki ve cep telefonu sokulmasını yasaklayan emrine aykırı hareket edilmesi fiillerinin, ASCK'nın 87/1 'inci maddesinin birinci cümlesi kapsamına giren emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı hususunda kuşku bulunmamasına rağmen; kışla içerisinde (Kantin işletmesi bulunan birliklerde) satılan ve kışla içerisinde bulundurulması yasak olmayan yiyecek maddesi gibi tüketim maddelerinin, bu konuda yayımlanan emre aykırı olarak, sipariş verilerek dışarıdan getirtilip kışlaya sokulması fiilleri, doğrudan birliğin disiplinini ve güvenliğini tehdit etmeyip, sadece yemeği yiyen kişinin sağlığını bozma ihtimali bulunduğu, keza tebliğnamede değinildiği üzere; erbaş ve erlerin dışarıdan getirmesi ya da getirtmesi yasaklanan yiyecek maddelerini çarşı iznine çıktıklarında yemelerine engel olunamayacağından, sağlıkla ilgili tehlikenin o zaman da mevcut olduğu, dışarıdan getirilen ya da getirtilen yiyecek maddeleriyle birlikte içki ve uyuşturucu gibi başka maddelerin sokulması ihtimalinin az da olsa mevcut olmasına rağmen, gerek bu maddelerin girişine, gerekse güvenliğin ihlâline ciddi bir denetim ile engel olunabileceği, birliklerin çoğunda kışla içerisinde her türlü yiyecek maddelerinin satılması, çarşı izninde de her türlü ihtiyacın karşılanması nedeniyle, erbaş ve erler arasındaki gelir farklılıklarından kaynaklanan ruhsal etkilenmenin ortadan kaldırılmasının da mümkün olmadığı dikkate alındığında, somut olayda birlik komutanının yetkisi dâhilinde getirdiği bu yasağın, idari yönden, tedbir ve ikaz amacıyla yapılmış genel bir düzenleme mahiyetinde olduğu, askeri hizmete ilişkin bir emir niteliğini taşımadığı, dolayısıyla bu konuda verilen emre aykırı olarak dışarıdan yemek siparişi verip birliğe sokan sanığın eyleminin, ASCK'nın 162/1-A madde ve bendinde Askeri terbiyeyi, disiplini bozan ve hiçbir ceza Kanun'unun maddelerine uymayan fiiller ve tekâsüller şeklinde tanımlanan ve sıralı amirlerin cezalandırma yetkisine giren disiplin tecavüzü kapsamına girdiği sonucuna varıldığından, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 8.2.2007/6-5 ve Askeri Yargıtay 3'üncü Dairesinin 12.12.2006/1780-1777 tarihli, Esas ve Karar sayılı kararları da bu doğrultuda olduğundan; Askeri Yargıtay Başsavcılığının aynı doğrultudaki itirazının 353 sayılı Kanun'un 224'üncü maddesi uyarınca kabulü ile Askeri Yargıtay 4'üncü Dairesinin isabetli görülmeyen 5.2.2008 tarihli, 2008/252-243 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sanık terhisli P.Er M.K. müdafiinin temyizine atfen ve resen, emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları oluşmadığından, bu sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün 353 sayılı Kanun'un 221/1'inci maddesi gereğince bozulmasına, sanık lehine olan bu bozmanın, sanık M. ile birlikte aynı suçu işleyen ve mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen diğer sanık P.Er E.Ö.'ye 353 sayılı Kanun'un 226'ncı maddesi uyarınca sirayet ettirilerek, bu sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün de 353 sayılı Kanun'un 221/1'inci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy