(5271 S. K. m. 231)
Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken konu; askeri mahkemece tesis edilen mahkumiyet hükmünün CMK'nın 231/5-14'üncü madde fıkralarında düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun, mahkemesince teemmülü bakımından bozulmasından önce, hükmün diğer yönlerden de incelenip incelenmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
Dosyadaki delil durumuna göre, sanığın 12.8.2006-1.12.2006 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği açıkça anlaşılmakta olduğu gibi, esasen bu konuda bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 21.2.2008 tarihli, 2008/20-20; 2008/21-21; 2008/23-22; 2008/24-23 ve 2008/26-24 Esas ve Karar sayılı kararlarında da kabul edildiği üzere, mahkumiyet hükmünün Hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunun mahkemesince teemmülü bakımından bozulmasından önce hükmün, normal bir temyiz incelemesinde olduğu gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi aşamasına gelmeden önceki safhalarla ilgili olması nedeniyle öncelikle usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Bu açıklamadan sonra inceleme konusuna dönüldüğünde; her ne kadar Başsavcılık, iş bu dava dosyasında Dairece diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmadan, hükmün, doğrudan doğruya Hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunun mahkemesince teemmülüne olanak sağlaması bakımından bozulmuş olmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek Daire ilamına karşı itirazda bulunmuş ise de;
Askeri Yargıtay 2'nci Dairesinin itiraza konu 20.2.2008 tarihli ve 2008/378-378 Esas ve Karar sayılı ilamı incelendiğinde, Dairece, ... yapılan incelemede, sanığın acemi eğitimini tamamlamasını müteakip 4.8.2006 tarihinde yol süresi dahil olarak gönderildiği 7 gün süreli dağıtım izninden 12.8.2006 tarihinde dönmesi gerekirken makul bir özrü bulunmadan 1.12.2006 tarihinde döndüğünün, buna göre 12.8.2006 - 1.12.2006 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığı ... şeklindeki kabul ve gerekçeye yer verilmiş olduğu ve dolayısıyla hükmün usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden de incelenerek, bir isabetsizliğinin bulunmadığı görüldükten sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunun takdir ve değerlendirilmesinin hüküm mahkemesince yapılmasına olanak sağlanması bakımından hükmün bozulmasına karar verilmiş olduğu görüldüğünden, Askeri Yargıtay Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy