(5271 S. K. m. 225, 230) (1632 S. K. m. 87) (353 S. K. Ek m. 1)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; askeri mahkemece, iddia konusu eylemin değiştirilerek ve iddianamede açıklanmayan şekilde genişletilerek mahkumiyet hükmü verilip verilmediğine ilişkindir.
Daire; askeri mahkemece, suç oluşturduğu iddia olunan eylemin değiştirilerek ve iddianamede açıklanmayan şekilde genişletilerek mahkumiyet hükmü verilmesinin CMK'nın 225/1inci maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle mahkumiyet hükmünü bozarken,
Başsavcılık; askeri mahkeme hükmünde, sanığın kendisine tebliğ edilen emre aykırı olarak 16.12.2006 tarihinde birlik içerisinde cep telefonu bulundurduğu kabul edilip, iddianamede yer alan eylemin değiştirilmesinin ve genişletilmesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
İddianamede; ... Cep telefonu bulundurmanın ve kullanmanın yasak olduğuna dair birlik komutanlığının 105 No.lu Günlük emrinin şüpheliye tebliğ edildiği, 16.12.2006 tarihinde yapılan kontrol sırasında şüphelinin sorumlusu olduğu kantin kasasında cep telefonunun tespit edildiği, şüphelinin bu şekilde kendisi için malum ve muayyen hale gelen hizmete ilişkin emre uymayarak, kışlada cep telefonu bulundurmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği ... iddia edilerek, eylemine uyan ASCK'nın 87/1'inci maddesinin birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Askeri mahkemece; gerekçeli hükümde maddi olay, ... Dava konusu olan cep telefonu bulundurma eyleminin ise 16.12.2006 tarihinde sanığın üzerinde koğuşlar bölgesinde ele geçirilen cep telefonu olduğu, ... sanığın ve tanıkların beyanları karşısında cep telefonunun kantin içerisinde ele geçirildiğine dair iddia da mesnetsiz kalmıştır ... Sanık olay günü kendince malum ve muayyen olan emre rağmen birlik içerisinde cep telefonu bulundurduğu ... şeklinde kabul edilmiştir.
İzah edildiği üzere, askeri mahkemece, sanığın kendisince malum ve muayyen olan emre rağmen, birlik (kışla) sınırları içerisinde cep telefonu bulundurduğu iddiasının (maddi olayın) sınırları genişletilmeden, cep telefonu yasağı olan kışla içerisinde kantin kasasında değil, aynı gün koğuşlar bölgesinde sanığın üzerinde cep telefonu bulunduğu kabul edilmek suretiyle sadece cep telefonunun kışla içerisinde bulunduğu yer değiştirilmiştir. Bu farklı kabul tarzı olayın teferruatı ile ilgili olup, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 2.3.2006 tarihli, 2006/67-55 Esas ve Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, iddianamede yazılı olayın esasını değiştirmediği ve genişletmediği, dolayısıyla hüküm tarihi itibariyle 353 sayılı Kanun'un Ek-1'inci maddesindeki genel atıf nedeniyle yürürlükte olan 5271 sayılı CMK'nın 225/1'inci maddesini de ihlal etmediği sonucuna varıldığından, Askeri Yargıtay Başsavcılığının bu konuda isabetli bulunan itirazının kabulü ile Askeri Yargıtay 2'nci Dairesinin 27.2.2008 tarihli, 2008/463-453 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Askeri Yargıtay 2'nci Dairesinin anılan bozma ilamında ... İddianame ile dosyadaki delillere uygun eylemin uyuşmadığı anlaşılmaktadır ... Terhis belgesinin incelenmesinden sanığın disiplin cezası ile cezalandırıldığı belirlenmiştir ... şeklinde tespitlere de yer verilmiştir.
Dava dosyasındaki deliller gözden geçirildiğinde;
Tanık Ütğm. M.Y.'nin, 16.12.2006 günü Tb.Nöb.Sb. olarak görevli olduğunu, koğuşta tek başına devriye görevi yaparken sanık A.B.'nin davranışlarından şüphelenip üzerini aradığında, bir adet cep telefonu bulup, daha sonra tutanak ile Bl. K.na teslim ettiğini, ertesi günü sanığın yeniden cep telefonu yakalattığını duyduğunu,
Tanık Yb. N.A.'nın, olay günü koğuşları kontrol ederken, kilitli olan bir koğuşun kapısını açtırdığını, içeride sanık ile bir arkadaşının sigara içtiğini, şüphelenip arama yapınca, yatakların altında sanığa ve arkadaşına ait birer cep telefonu bulduğunu, daha önce de çarşı izninden dönen sanığın üzerinde bir cep telefonu bulunup tutanak düzenlenmiş olduğunu,
Tanık Astsb. E.D.'nin, Tb. K.nının nöbetçi olduğu gün kendisinin de Bl.Nöb.Sb. olarak görevli olduğunu, Tb. Komutanının koğuşta bulup gönderdiği sanığa ait (iki adet) cep telefonunun tutanağını düzenlediğini,
Tanık Ütğm. O.O.'nun, sanığın Bl. K. olduğunu, sanığın üzerinde 16.12.2006 tarihinde ele geçen cep telefonu hakkında işlem yaptığını,
Beyan ettikleri; dava dosyasında, Astsb.Çvş. E.D. tarafından düzenlenen ve her ikisi de 17.12.2006 tarihli olan tutanakların birinde, sanığın üzerinde yapılan aramada Nokia 2300 marka cep telefonu ve Telsim sim kartının bulunduğunun belirtildiği, diğerinde yine sanığın üzerinde yapılan aramada Nokia 3310 marka cep telefonu bulunduğunun belirtildiği; terhis belgesine de 2'nci Mknz. P.Tb. K.lığının 17.12.2006 gün ve Per: 7200-717-6/2404 sayılı emri ile Disiplinsiz tutum ve davranışlarından dolayı tabur komutanı tarafından 14 (on dört) gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmıştır. Terhis tarihi 31.12.2006 tarihine uzamıştır. şeklinde şerh düşüldüğü görülmektedir.
Mevcut delil durumuna göre; 17.12.2006 tarihli olay tutanaklarının, Tb. K.Yb. N.A. tarafından 17.12.2006 günü yapılan arama sırasında koğuşta yatakların altında bulunan sanığa ve arkadaşına ait cep telefonlarıyla ilgili olup, 16.12.2006 tarihinde sanığın üzerinde bulunan cep telefonu ile ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. İddia konusu olay, Ütğm. M.Y. tarafından 16.12.2006 tarihinde koğuşlar bölgesinde sanığın üzerinde bulunan cep telefonuna ilişkin olmasına rağmen, askeri mahkemece gerekçeli hükümde, bu tanığın beyanına itibar edilmeyip, (Bl. K.Ütğm. O.O.'nun duyuma dayalı beyanlarında olayları karıştırması nedeniyle) 17.12.2006 tarihli aramayı yapan Tb. K.Yb. N.A.'nın beyanları karara esas alınmıştır. Askeri mahkemenin iddia konusu olayda dayandığı bu deliller ile vardığı sonuç birbiriyle uyuşmadığı için CMK'nın 230/1'inci madde ve fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında usule aykırılık teşkil ettiğinden; keza, 16.12.2006 tarihli olay tutanağının getirtilmemesi ve terhis belgesinde yazılı bulunan 14 gün disiplin cezasının hangi eyleminden dolayı verildiğinin araştırılmaması da noksan soruşturma olarak değerlendirildiğinden, Başsavcılığın itirazına ve sanığın temyizine atfen ve resen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy