(1632 S. K. m. 134) (353 S. K. m. 3, 207)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara isnat edilen eylemlerin hangi suçu oluşturacağı ile buna bağlı olarak görevli yargı yerinin Askeri mahkeme mi yoksa adli mahkemesi mi olduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Daire; sanıklara yüklenen resmi evrakta sahtekarlık suçunun askeri bir suç ya da askeri suça bağlı bir suç olmaması nedeniyle asli fail olduğu iddia edilen sanık Müh.Yb. M.O. Ç.'nin emeklilik durumunun araştırılmasını müteakip askeri mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, beraat hükümlerini görev ilişkin noksan soruşturma nedeniyle bozarken,
Başsavcılık; noksan soruşturmanın tamamlanmasını müteakip sanıklara yüklenen eylemlerin, ASCK'nın 134'üncü maddesinde düzenlenen Hizmette veya tevdi edilen bir vazifeye müteallik olarak kasten hakikate muhalif rapor veya takrir veya layiha ve sair resmi evrak tanzim etmek ve bu suça iştirak etmek suçlarını oluşturabileceğini ve bu suçtan dolayı yargılama yapma görevinin askeri mahkemeye ait olduğunu ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
İtiraza atfen yapılan incelemede;
Sanıklardan Müh.Alb. M.O. Ç.'nin 1983-14 sicil sayılı olduğu, keşif Kararının alındığı 9.5.2006 tarihli duruşmada subay üye olarak Dz.Yb. H.U.'nün (83-5368); bilirkişi beyanlarına başvurulan 28.11.2006 tarihli duruşmada subay üye olarak Dz.Alb. İ.E.Ö.'nün (85-5749) ve Askeri savcının esas hakkındaki mütalaasını bildirdiği 6.2.2007 tarihli duruşmada subay üye olarak Dz.Alb. Ü.A.'nın (83-5390) yer aldığı görüldüğünden; sanığın ve subay üyelerin sicil numaraları gözetildiğinde; 353 sayılı Kanun'un 3'üncü maddesinin 1'inci fıkrasındaki Askeri mahkemelerde bulunacak subay üyelerin ... sanığın astı ... olmamaları ... şarttır şeklindeki hüküm karşısında, subay üyeler Dz.Yb. H.Ü., Dz.Alb. İ.E.Ö. ve Dz.Alb. Ü.A.'nın sanığın astı olmaları halinde, bu durumun, 353 sayılı Kanun'un 3/1'inci maddesine aykırılık oluşturmasının yanı sıra 353 sayılı Kanun'un 207/3-A maddesine göre mutlak kanuna aykırılık oluşturacağından, bu yönde oluşan tereddütlerin giderilmesi için öncelikle bu konunun araştırılmasının gerektiği;
Subay üyelerin sanığın astı olduklarının belirlenmesi halinde; sanıklar hakkındaki beraat hükümleri yok hükmünde sayılacağından; yargılamaya devam edilip, sanıkların eylemlerinin tümüyle yeniden değerlendirilmesi, soruşturma ve kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu için mahkemece bu bilirkişi raporlarından, soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporlarına neden itibar edilmeyip kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporuna itibar edildiği hususu, gerekçeli hükümde açıklanmadığından, yeniden usulüne uygun olarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bu noksanlıkların giderilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği sonucuna varıldığından; Askeri Yargıtay Başsavcılığının 1.4.2008 tarihli ve 2008/2409 (İtiraz: 2008/56) sayılı tebliğnamesi ile yapılan itiraza atfen ve resen, Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 19.3.2008 tarihli ve 2008/811-812 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin usule aykırılık nedeniyle ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy