(5271 S. K. m. 196, 220)
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma ile tesis edilip edilmediğine ilişkin ise de;
Sanık müdafiinin temyizine atfen yapılan incelemede; sanığın, Askeri Yargıtay bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespit edildiği Safranbolu Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2006 tarihli ve 2006/406 sayılı istinabe duruşma tutanağının başlığında 5271 sayılı CMK'nın 220/(1) c maddesi gereği, duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısının adı ve soyadına yer verilmediği görülmüştür.
CMK'nın 196/(2)'nci maddesi gereğince, istinabe edilen mahkemede, sanığın sorgusunun tespit edildiği duruşmada Cumhuriyet savcısının hazır bulunma zorunluluğu bulunmamakla birlikte, sözü edilen madde hükmü gereğince sorgu için belirlenen günün Cumhuriyet savcısına bildirilmesinin zorunlu olduğu, ancak duruşma gününün C. Savcısına bildirilip bildirilmediği hususu dava dosyasından anlaşılamadığı gibi C.Savcısı duruşmaya katılmamış ise, istinabe tutanağının Cumhuriyet savcısı tarafından görüldüğüne dair (görüldü) şerhinin de bulunmadığı, buna karşılık istinabe tutanağında geçen Cumhuriyet savcısı, talimat mahkemesine iade olunsun, dedi. cümlesinin, Cumhuriyet savcısının duruşmaya katılıp katılmadığı hususunda tereddüt yarattığı ve bu durumun CMK'nın 196/(2)'nci maddesine aykırılık oluşturduğu sonucuna varıldığından, askeri mahkemenin, dairenin bozma ilamına karşı direnerek tesis ettiği 10.4.2007 tarihli ve 2007/572-287 Esas ve Karar sayılı mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiş, bozma nedeni karşısında sair temyiz sebeplerinin incelenmesine gerek görülmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy