(1632 S. K. m. 66) (1111 S. K. m. 77) (477 S. K. m. 50)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa verilen dağıtım izninde ayrıca yol süresinin tanınıp tanınmayacağına ilişkindir.
Daire; 1111 sayılı Askerlik Kanununun 77'nci maddesi hükmüne göre Birlik Komutanlığı tarafından dağıtım izinlerinde yol izninin ayrıca verilebileceği, ancak yol süresi dahil toplam izin süresinin 10 günü aşamayacağı, Kanun'un açıkça sınırlamadığı bir konuda aleyhe yorum yapılarak belirtilen nitelikteki izinlerde ayrıca yol süresinin tanınmayacağının kabul edilmesinin hak ve adalete uygun düşmeyeceği, bu nedenle, Milli Savunma Bakanlığı yol çizelgesi çerçevesinde sanığa tanınması gereken 3 günlük yol süresi de dikkate alındığında, sanığın birliğine 6 gün içinde döndüğünün açık olduğu, sanığın eyleminin 477 sayılı Kanunun 50/2'nci maddesinde düzenlenen kısa süreli izin süresini geçirme suçunu oluşturacağı ve bu suç nedeniyle yargılama görevinin ilgili disiplin mahkemesine ait olduğundan askeri mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki kabul ve gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar vermiş iken;
Başsavcılık; TSK Erbaş ve Er İşlemleri Yönergesinin (MY: 52-13) 4'üncü bölümünün 1'inci kısmında erbaş ve erlere verilecek kanuni izinler başlıklı l/(b) maddesinin birinci bendinde yer alan, dağıtım izinlerinin Yol dahil yedi güne kadar verilebileceğine dair düzenlemede Yol dahil ibaresi yer aldığından, bu ibareden yol süresinin bu izinlere mahsuben verilemeyeceği sonucunun doğduğu, Askeri Yargıtayın istikrar kazanmış kararlarının da bu doğrultuda olduğu, sorgusunda açıkça izninin 21.2.2007 tarihinde bittiğini bildiğini beyan ettiğinden, izin belgesinde yer alan 7 gün+yol ibaresinin sanığı yanılttığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle suç tarihlerinin 21.2.2007-28.2.2007 olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak, sanığın 3.10.2007 tarihli karar duruşmasına katılıp katılmadığı hususunda mevcut olan çelişki nedeniyle hükmün usule aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine dair görüş ve düşünce ile Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosya kapsamına göre, sanığın eğitim birliğindeki acemi eğitimini tamamlamasının ardından, 14.2.2007 tarihinde 7 gün süreyle dağıtım iznine gönderildiği, dağıtım olduğu yeni birliğine 28.2.2007 tarihinde kendiliğinden katıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dizi 8'deki izin belgesinde 7 gün+yol ibaresi yer almakta ise de, dağıtım izinlerinde ayrıca yol süresi tanınmayacağı hususunun 1111 sayılı Askerlik Kanun'unun 77/1'inci maddesinde belirtilmiş olması, Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarının da bu doğrultuda olması (Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 3.10.2007 tarih ve 2007/2035-2015 E-K; 29.11.2006 tarih ve 2006/1629-1615 E-K; 29.11.2006 tarih ve 2006/1625-1611 E-K; 9.11.2004 tarih ve 2004/1164-1164 E-K ve Askeri Yargıtay 4 üncü Dairesinin 20.1.2004 tarih ve 2004/66/63 E-K; 27.4.2004 tarih ve 2004/612-608 E-K; 23.12.2002 tarih ve 2003/1209-1207 E-K. sayılı kararları), esasen izin belgesinde iznin sona erme tarihinin 21.2.2007 olarak açıkça yazılı olması ve sanığın sorgu ve savunmasında, verilen 7 günlük iznin bitim tarihi olan 27.2.2007 tarihinde birliğine katılması gerektiğini ifade etmesi karşısında; izin belgesinde yer alan el yazılı +yol ibaresinin anlam ve öneminin kalmadığı kabul edilmiştir.
Keza, sanığın gerek savunmalarında, gerekse temyizinde; kendisine ayrıca yol süresi tanındığına dair bir iddia veya açıklamasının yer almaması nedeniyle bu konuda yanılgıya düştüğü de söylenemeyecektir.
Yine, izin ve yol süresi tespit tutanağında bu izninde sanığa yol mehlinin verilmediğinin belirtilmiş olduğu ve izin bildirim çizelgesinde söz konusu izine ilişkin olarak yol dahil ibaresinin yer aldığı görülmektedir.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Askeri Mahkemece, sanığa atılı izin tecavüzü suçunun 21.2.2007-28.2.2007 tarihleri arasında işlendiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanığın müsnet suçundan dolayı yargılanmasında Askeri mahkemenin görevli olduğu sonucuna varıldığından, bu doğrultudaki Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulü ile mahkûmiyet hükmünün suç vasfına bağlı görev yönünden bozulmasına ilişkin Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 26.3.2008 tarihli ve 2008/892-892 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına, temyiz incelemesine devam edilmek üzere dava dosyasının anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy