(2709 S. K. m. 174) (353 S. K. m. 195, 202, 214, Ek. m. 1) (5271 S. K. m. 231) (5275 S. K. m. 98, 101) (YCGK. 2007/1-183 E. 2007/190 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken, uyuşmazlık; firar suçundan beş ay hapis cezasına hükümlü terhisli Top. Er C.Ö. hakkında, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler esas alınmak suretiyle, 5728 sayılı Kanun'un Geçici 1/2 maddesi ve aynı Kanun'un 562 maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14 maddesi hükümleri gözetilerek, duruşmasız işlere ait kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilip verilemeyeceğine, bu konuda duruşma açılmasının gerekli bulup bulunmadığına ilişkin ise de;
Hükümlü hakkında, 3'üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince tesis olunan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hükmün infazının durdurulmasına dair 19.2.2008 tarihli, 2008/197-77 evrak ve karar sayılı duruşmasız işlere ait karara (DİAK'ya) karşı, askeri savcı tarafından yapılan itirazın; ilk önce en yakın askeri mahkeme olan 8'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 5.3.2008 tarihli, 2008/74-227 evrak ve karar sayılı DIAK ile, hükümlü hakkında CMK'nın 231'inci maddesi gereğince tesis olunan HAGB kararının, neticesi itibariyle mahkumiyet kararının infazına ilişkin olup, bu karara karşı yapılan itirazı incelemeye 353 sayılı Kanun'un 254/Son maddesi uyarınca Askeri Yargıtayın görevli olduğu belirtilerek, İtiraz hakkında mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar tesis edildiği, ardından Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin kendisini görevli kabul ederek itirazı inceleyip, askeri mahkemenin duruşma açarak sanığın adli sicil ve arşiv kaydının yeniden istenip, askerliği süresince herhangi bir suçtan dolayı mahkumiyeti bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, HAGB yönünden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, 3'üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin söz konusu DİAK'nın kaldırılmasına ve hükmün infazının durdurulmasına karar verdiği dikkate alındığında, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, öncelikle askeri savcının yaptığı itirazı incelemeye hangi yargı merciinin görevli olduğu konusu incelenmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin başlığı Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şeklinde değiştirilmek ve maddeye 5 ila 14'üncü fıkralar eklenmek suretiyle başlangıçta, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan dolayı hükmolunan, bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezalarıyla sınırlı olarak uygulamaya konulmuştur.
Daha sonra 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Sağlamak Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 562'nci maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin 5 ve 14'üncü fıkralarında değişiklik yapılarak, T.C. Anayasası'nın 174'üncü maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar dışında kalan başka bir suçtan dolayı hükmolunan, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi olanağı sağlanmak suretiyle bu kurumun uygulama alanı genişletilmiştir.
Halen görülmekte olan davalarda HAGB kurumunun, uygulanma koşullarını ve nasıl uygulanacağını düzenleyen CMK'nın 231'inci maddesinin 5 ila 14'üncü fıkraları içerisinde yer alan, 12'nci fıkrasında Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir hükmüne yer verilmekle, HAGB kararına karşı itiraz kanun yolu kabul edilmiştir. 5530 sayılı Kanun'un 61'inci maddesiyle değişik 353 sayılı Kanun'un Ek 1'inci maddesindeki genel atıf nedeniyle CMK'nın 231'inci maddesi hükümlerinin askeri yargıda da uygulanacağı muhakkaktır.
353 sayılı Kanun'un; 195'inci maddesinde, kanun yollarının, itiraz ve temyizden ibaret olduğu belirtildikten sonra;
İtirazı düzenleyen 202'nci maddesinin 1'inci fıkrasında İtiraz, bu kanunda açıkça gösterilen hallerde kararlara veya askeri mahkeme kararlarına karşı yapılabilir şeklinde düzenleme yapılıp, ardından 2'nci fıkrasında Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yapılacak itirazları en yakın askeri mahkeme inceler hükmüne yer verilmiştir.
Devam eden maddelerden; 214/1'inci maddesi uyarınca verilen temyiz isteminin reddi kararları ile 254'üncü maddesi uyarınca cezaların yerine getirilmesi sırasında verilen kararlara karşı yapılacak itirazı incelemeye, söz konusu maddelerin son fıkralarında Askeri Yargıtayın görevli olduğu kabul edilmiş, bunun dışında itiraz mercii konusunda başka bir düzenleme yapılmamıştır.
Görülmekte olan bir dava sonunda verilen HAGB kararına karşı, CMK'nın 231/12 madde ve fıkrasında itiraz kanun yolunun kabul edildiği (YCGK'nın 25.9.2007 tarihli, 2007/1-183 Esas ve 190 Karar sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu) ve itiraz kanun yolu ile ilgili 353 sayılı Kanunda yer alan yukarıda izah edilen düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, aynı Kanun'un 202/2'nci madde ve fıkrası uyarınca bu itirazı incelemeye en yakın askeri mahkemenin görevli olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.
5728 sayılı Kanunla çok sayıda kanunda ve bu arada Kanun'un 562'nci maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinin 5 ve 14'üncü fıkralarında yapılan değişiklikler nedeniyle lehe kanun hükümlerinin, 8.2.2008 tarihinde, kesinleşmiş ve infazı yapılmakta olan mahkumiyet hükümlerine nasıl uygulanacağı ise, 5728 sayılı Kanun'un Geçici 1'inci maddesinin 2'nci fıkrasında Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ila 101'inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasının gerektirmesi halinde inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir. ... şeklinde düzenlenmiştir.
Hükümetin teklif ettiği kanun tasarısındaki söz konusu fıkra metni TBMM'de aynen kabul edilmiştir. Bu fıkra ile ilgili Hükümet tasarısının gerekçesinde; Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ila 101'inci maddeleri dikkate alınmak suretiyle lehe kanun hükümleri belirlenecektir. Düzenlemeyle, öncelikle cezası infaz edilmekte olan mahkumiyet hükümlerinin bu Kanun'un lehte hükümlerinin gecikmeye yer verilmeksizin hükmü veren mahkemece inceleme olanağı sağlanmıştır. Bu amaçla da incelemenin dosya üzerinden yapılması esası belirlenmiştir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilecektir. Bu istisnai düzenlemeyle, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları da dikkate alınarak maddede yer alan koşulların bulunduğunun değerlendirilmesi halinde, inceleme işlemi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun duruşmaya ilişkin hükümleri dikkate alınarak yerine getirilecektir. şeklinde açıklamalar yapılmıştır. (Dönem: 22, Yasama Yılı:4, TBMM S. Sayısı: 1235, Sayfa 110, 272, 402)
5728 sayılı Kanun'un, kesinleşip infaz edilmekte olan mahkumiyet hükümlerine nasıl uygulanacağına ilişkin Geçici 1 'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile bu fıkranın gerekçesinden; hükmü veren mahkemece, incelemenin dosya üzerinden yapılması esasının belirlendiği, ancak istisna olarak, ele alınacak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, Yargıtayın yerleşmiş kararları da dikkate alınarak CMK'nın ilgili hükümlerine göre duruşma açılarak inceleme yapılmasının kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede somut olaya baktığımızda; 8.2.2008 tarihinde, kesinleşen cezası infaz edilmekte olan hükümlü terhisli Top. Er C.Ö. hakkındaki mahkumiyet hükmünün, 3'üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince 5728 sayılı Kanun'un Geçici 1'inci maddesinin 2'nci fıkrasına göre duruşmasız işlere ait kararla ele alınıp, CMK'nın 231/5-14 madde fıkraları uyarınca, anılan fıkralarda öngörülen koşullar ve usuller dikkate alınmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle, bu karara karşı başvurulacak kanun yolunun aynı maddenin 12'nci fıkrasına göre itiraz olduğu ve bu itirazı incelemeye de 353 sayılı Kanun'un 202'nci maddesinin 2'nci fıkrasına göre en yakın askeri mahkemenin görevli olduğu, HAGB kararının duruşma açılarak ya da duruşmasız işlere ait bir kararla verilmiş olmasının, bu karara karşı başvurulacak kanun yolunun itiraz olduğunu ve itirazı inceleyecek yargı merciinin de en yakın askeri mahkeme olduğunu değiştirmeyeceği sonucuna varıldığından, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazına atfen, Askeri Yargıtay 1inci Dairesinin 22.4.2008 tarihli, 2008/1333-1321 Esas ve Karar sayılı kararının kaldırılmasına, itirazı incelemeye en yakın askeri mahkeme görevli olduğundan 8'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 5.3.2008 tarihli, 2008/74-227 evrak ve karar sayılı DİAK'nında kaldırılmasına, itiraz konusunda karar vermesi için dosyanın 8'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesine gönderilmek üzere 3'üncü Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy