(5271 S. K. m. 231) (765 S. K. m. 19, 55, 59, 72, 95) (6831 S. K. m. 91) (647 S. K. m. 4, 6) (3682 S. K. m. 8) (5728 S. K. Geç. m. 1) (5237 S. K. m. 7) (5275 S. K. m. 98, 99, 100, 101)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlemesi gereken uyuşmazlık; hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Daire, hükümlünün adli sicildeki mahkumiyet hükmünün adli sicilden silinme koşullarını taşıması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması açısından objektif bir engelin bunmadığını, bu durumun araştırma ve değerlendirmeye ihtiyaç göstermesi nedeniyle duruşma açılması gerektiğini kabul ederken;
Başsavcılık; adli sicilde yer alan ve 23.09.2003 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmünün, mülga 765 sayılı TCK'nın 95'inci maddesinde düzenlenen 5 yıllık deneme süresine tabi olması, hükümlünün itiraza konu suçu deneme süresinde işlemesi CMK'nın 231'inci maddesinde öngörülen objektif şartın gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağını, bu hale münhasır olmak üzere Askeri Mahkemece duruşma açılmaksızın karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Dava dosyasında mevcut adli sicil belgesinden; 26.11.1986 doğumlu olan hükümlünün daha önce, 30.12.2001 tarihinde işlediği orman suçu nedeniyle Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2002 tarihli, 2002/91-146 Esas ve karar sayılı hükmü ile 6831 sayılı Kanun'un 91/5, mülga TCK'nın 19, 55/3, 59/2, 72 ve mülga 647 sayılı Kanun'un 4 ve 6'ncı maddeleri gereğince 474.525.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün 23.09.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu konudaki yasal düzenlemeler incelendiğinde;
Mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 8'inci maddesi,
Cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihten itibaren;
a) Kabahatten mahkumiyet halinde, diğer bir cürüm veya kabahatten dolayı bir yıl içinde,
b) Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezasına mahkumiyetler on yıl içinde,
c) Beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,
d) (b) bendindeki suçlara mahkumiyetlerin; suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,
e) (c) bendindeki suçlara mahkumiyetlerin suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı iki yıl içinde,
Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde ilgilinin, Cumhuriyet Savcısının veya Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine, hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır. Bu kararların bir örneği Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.
Kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucu suç olmaktan çıkarılan veya idari nitelikte cezaya dönüştürülen suçlarla ilgili bilgiler Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce resen adli sicil kayıtlarından çıkartılır. düzenlemesini içermektedir.
Mülga 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesinde, Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. ... hükmüne yer verilmiştir.
Mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8/1-e maddesinde belirtildiği gibi, 5 yıl ve daha az ağır hapis veya ağır para cezasına mahkum olan ve suçu işlediği zaman 18 yasım doldurmamış küçüklerden olan hükümlünün cezasının, koşullarının bulunması halinde, adli sicildeki kaydın çıkarılması mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 8/2'nci maddesinde ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde, bu tarihin esas alınacağı belirtilmiş, ertelemeli mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılmasının şartları ise mülga 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesinde açıklanmıştır.
Somut olay değerlendirildiğinde; suçu işlediği zaman 15 yaşından büyük, 18 yaşını doldurmamış bulunan hükümlü hakkında 27.03.2002 tarihinde orman suçu nedeniyle hükmolunan para cezasının mülga 647 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi uyarınca ertelendiği, mülga 765 sayılı TCK'nın 95/2'inci maddesine göre ertelenmiş ceza ile ilgili deneme süresinin 5 yıl olduğu görülmektedir. Bu durumda, söz konusu suçtan 27.03.2002 tarihinde verilen hükmün üzerinden 5 yıllık deneme süresi geçtiğinden itiraz (temyiz) incelenmesine konu edilen suçun işlenmemiş sayılması karşısında, mülga 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesine göre; önceki mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla, hükümlünün itiraza konu olan suçu 5 yıllık deneme süresi geçtikten sonra 13.04.2007 tarihinde işlediği, adli sicildeki mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, Dairenin, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında objektif bir engelin bulunmadığına ilişkin olarak mülga 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8/1'inci maddesinin (c) ve (e) bentlerinde öngörülen 2 yıllık sürenin geçmesi halinde adli sicildeki kaydın silinebileceğine ilişkin kararı hukuka aykırı ise de; Kurulumuzca yukarıda açıklanan farklı gerekçe ile hükümlünün adli sicildeki kaydının silinmesi koşullarının oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmaması açısından duruşma açılmasının gerekip gerekmediği hususuna gelince; CMK 231/6'ncı maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
Gerekmektedir.
5728 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesi ise; Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay ilgili ceza dairesinde bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehe hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, usule aykırılık bulunmadığı takdirde, dosya esastan incelenmek, acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanunun 7'nci maddesi dikkate alınmak suretiyle karar verilir.
Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararlan hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece, 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101'inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir. hükmünü içermektedir.
Hükümlünün dava konusu emre itaatsizlikte ısrar suçundan önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunduğu ve yukarıda belirtildiği gibi orman suçuna ilişkin bu mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması ve adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında, hükümlünün geçmişteki mahkumiyetinin adli sicilden çıkartılması nedeniyle CMK'nın 231/6'ncı maddesinde belirtilen daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması şartı gerçekleşeceğinden, hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanması imkanı doğmaktadır.
Hükümlünün adli sicil kaydında belirtilen ertelenmiş mahkumiyet hükmünün, mülga 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesi gereğine hüküm tarihinden itibaren 5 yıllık deneme süresinin geçmesi nedeniyle esasen vaki olmamış sayılması gerekmesi karşısında; Askeri Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için CMK'nm 231/6-a maddesi gereğince daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğunun kabul edilemeyeceği, CMK'nın 231/6-b maddesi kapsamında, araştırma, inceleme, takdir ve değerlendirmeye ihtiyaç gösteren hususlarda ise duruşma açılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy