(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; mahkumiyet hükmünde noksan soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının araştırılmamasının noksan soruşturma niteliğinde olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; sorgu ve savunmasında fiziksel bir rahatsızlığın bulunmadığını beyan eden ve terhis edilmiş olan sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığının araştırılmamasının bir eksiklik oluşturmadığını ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, askerlik hizmetini yapmakta iken, 13.05.2008 tarihinde Devlet Hastanesinde geçirdiği Sol medial malleol kırığı, açık redüksiyon ve internal ameliyatı sonrasında düzenlenen 22.05.2008 tarihli sağlık kurulu raporu ile 16.05.2008 tarihinden itibaren 60 gün istirahati sonunda kontrolüne karar verildiği, birlik komutanlığınca raporun onaylanması için sevk edildiği Asker Hastanesince 22.05.2008 tarihinde bir uzman tabip ve baştabip tarafından düzenlenen raporla Sol ayak med. malleol kr. acil opere edilerek Devlet Hastanesince 60 gün istirahat verilen hastanın SMK 1 (bir) ay istirahatı ve bitiminde kontrolü uygundur. şekline dönüştürüldüğü, 10.07.2008 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı, böylece 23.06.2008-10.07.2008 tarihlerinde izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Firar ve izin tecavüzü gibi sırf askeri suçların işlenebilmesi için öncelikle failin TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümlerine göre suç tarihlerinde askerliğe elverişli olması gerekir. Failin askerliğe elverişli olup olmadığının belirlenmesi ise, anılan yönetmelik gereğince Asker Hastanesi sağlık kurullarının yetkisine giren bir husustur.
TSK Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi'nin Üçüncü bölümünün 2'nci maddesinde, istirahat, hava değişimi alanların raporlarının onay makamlarından onaylanıp gelinceye kadar kesinlik kazanmayacağı, kesin işlem kararlı raporlar hastanede yatarken alınmışsa, rapor onayı beklenmeden hastanın taburcu işlemi yapılacağı; 6'ncı maddesinde, istirahat ve hava değişimi raporlarının karar bölümünde sonunda muayene kaydı (SMK) varsa ilgilinin, süre bitiminde muayenesinin zorunlu olduğu açıklanmaktadır.
Bu durumda, gerek Devlet Hastanesi, gerek Asker Hastanesince verilen raporlarda sonunda muayene kaydı öngörüldüğünden, sanığın anılan yönerge gereğince usulüne uygun olarak Asker Hastanesine sevk edilerek suç tarihinde askerliğe elverişli olup olmadığı saptanmalıdır.
Diğer yandan; TSK Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi'nin Üçüncü bölümünün 14'üncü maddesinde ise, Sivil hastanelerin rapor verme yetkileri düzenlenmiş olup;
(a) fıkrasında, TSK mensubu olan ya da bakmakla yükümlü bulundukları aile fertlerinin yatarak ve acil tedaviyi (trafik kazası, acil ameliyat veya müdahale ihtiyacı gibi) gerektiren durumlarda, sivil hastaneye müracaat edebileceği ve tedavi olabileceği,
(b) fıkrasında, garnizonda bulunan askeri sağlık kuruluşlarında, tetkik ve tedavi imkanı bulunmayan hastalar için yapılan sevklerde; TSK Sağlık Hizmetleri Direktifinin EK-B'sindeki fonksiyonel görevlendirme esas olmakla birlikte, şayet hastanın tıbbi durumu uygun değilse, etkin ve ekonomik durum var ise, hastanın tedavisine süratle başlanması gerekiyorsa, pratik bir çözüm için; gerekli tetkik ve tedavinin garnizondaki bir sivil sağlık kuruluşunda yapılmasının daha uygun olacağı sonucuna varılıyorsa, hastanın sivil sağlık kuruluşlarına sevk edilebileceği, tedavi sonunda alınan istirahat raporunun sevk eden Asker Hastanesi tarafından incelenerek uygun ise onaylanacağı,
(c) fıkrasında ise, (a) ve (b) fıkralarında belirtilen durumlarda verilecek olan istirahatlerde, istirahatin ya da süresinin Asker Hastanesindeki ilgili branş uzman tabibi tarafından uygun bulunmadığı durumlarda, Asker Hastanesinde görevli ilgili uzman tabibin karan ve baştabibin onayı ile nihai işlem yapılacağı,
Belirtilmektedir.
Anılan Yönergede, TSK mensuplarının yatarak ve acil tedaviyi gerektiren durumlarda, sivil hastaneye müracaat edebileceği ve tedavi olabileceği, garnizonda bulunan askeri sağlık kuruluşlarında tetkik ve tedavi imkanı bulunmayan hastaların belli koşullarda sivil sağlık kuruluşlarına sevk edilebileceği, tedavi sonunda alınan istirahat raporunun hastaneye sevk eden Asker Hastanesi tarafından incelenerek uygun görülürse onaylanacağı belirtilmektedir.
Bu itibarla, sanığın birlik komutanlığınca sevk edildiği Devlet Hastanesince verilen 60 gün istirahati sonunda kontrolünün uygun olduğu şeklindeki sağlık kurulu raporuna rağmen, Asker Hastanesince uzman tabibin kararı ve baştabibin onayı ile istirahat süresinin 1 (bir) aya indirilmesine ilişkin nedenlerin de araştırılması gerekmektedir.
Sanık hakkında, birliğince sevk edildiği Devlet Hastanesince verilen ve 60 gün istirahatı sonunda kontrolüne karar verildi kaydını içeren sağlık kurulu raporu üzerine sevk edildiği Asker Hastanesince ilgili uzman ile baştabip tarafından SMK 1 (bir) ay istirahati ve bitiminde kontrolü uygundur şeklinde rapor düzenlenmesi karşısında; SMK kaydı nedeniyle sanığın suç tarihinde askerliğe elverişli olup olmadığı saptanmadan, istirahat süresinin hangi gerekçelerle azaltıldığı, bu konudaki uygulamanın ne yönde olduğu araştırılmadan hüküm kurulmasının noksan soruşturma niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy