(1632 S. K. m. 87) (4207 S. K. m. 1, 2, 4, 5, 6) (5326 S. K. m. 39) (AYDK. 22.06.2000 T. 2000/131 E. 2000/129 K.) (AYDK. 08.11.1999 T. 1999/224 E. 1999/209 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; koğuşta sigara içilmeyeceğine ilişkin emre rağmen, 24.06.2007 tarihinde koğuşta sigara içtiği tespit edilen sanığın eyleminin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda değişiklik yapan 5727 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesine karşın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Daire; olay tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu olan koğuşta sigara içmek eyleminin, sonradan yapılan kanuni değişiklikler çerçevesinde İdari para cezasını gerektiren özel bir kabahat türü olarak düzenlendiğini belirterek, mahkûmiyet hükmünün vasfa bağlı görev yönünden bozulmasına karar vermiş iken,
Başsavcılık; 4207 ve 5326 sayılı Kanunlar ile koğuşta sigara içilmesini yasaklayan emrin amaç ve uygulama sahalarının birbirinden ayrı olduğunu, farklı nitelikte hukuki yararları korumak için ihdas edildiklerini, sanığın eyleminin bu nedenle emre itaatsizlikte ısrar suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, Daire ilamına karşı itirazda bulunmuştur.
Dosya içeriğine göre, maddi vakanın iddia ve kabulde açıklandığı şekilde gerçekleştiği, bu konuda yargılama makamları arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı görülmektedir.
Ancak, uyuşmazlık konusunda karar verilebilmesi için, öncelikle sanığın sübutunda tereddüt bulunmayan koğuşta sigara içmek şeklindeki eylemini gerçekleştirdiği 24.06.2007 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, tütün ürünlerinin kullanımını yasaklayan mevzuatın incelenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
26.11.1996 tarihli ve 22829 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'un 2'nci maddesi, sağlık, eğitim-öğretim ve kültür hizmeti veren yerler ile kapalı spor salonlarında ve toplu taşımacılık yapan her türlü nakil vasıtaları ile bunların bekleme salonlarında, kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlarda, tütün veya tütün mamullerinin içilmesini yasaklamıştır.
Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde, yasağa aykırı hareket edenleri ilgili yerin amir veya yetkilisinin uyan yazısını göstermek suretiyle yasaya uyması, aksi takdirde o yeri terk etmesi konusunda ikaz etmesi gerektiği belirtilmiştir. Anılan Kanun'un İdari para cezası başlığını taşıyan 6/2'nci maddesinde ise, uyarıya rağmen tütün ve tütün mamulü içen kişiye idari para cezası uygulanacağı öngörülmüştür.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun Tütün mamullerinin tüketilmesi başlığını taşıyan 39'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında, kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün mamulü tüketen kişiye, ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından, 50 TL idari para cezası verileceği düzenlemiştir.
19.01.2008 tarihli ve 26761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5727 sayılı Kanunla, 4207 sayılı Kanun'un İdari para cezasına ilişkin 6'ncı maddesi dışında kalan tüm hükümleri değiştirilmiş, daha sonra 26.02.2008 tarihli ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5739 sayılı Kanunla da, söz konusu 6'ncı madde ilga edilmiş, 4207 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi dışında kalan tüm değişiklikler, 19.05.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Son olarak, 4207 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin ikinci fıkrasını değiştiren, 5'inci maddesinin sekiz, dokuz ve on üçüncü fıkralarını ilga eden 5752 sayılı Kanun da, 19.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Yapılan tüm bu değişiklikler sonucunda, 4207 sayılı Kanunun bazı hükümlerinin değiştirilmesine ilişkin Kanun hükümlerinin 19.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle, görev yapan kişi sınırlaması olmaksızın, kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün ürünlerinin tüketilemeyeceği, buna aykırı hareket edenlerin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3 9'uncu maddesi hükümlerine göre cezalandırılacağı öngörülmüştür.
Öte yandan, 4207 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde, Kanunun amacı, Kişileri tütün ve tütün mamullerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirler almak şeklinde gösterilmiş iken, 5727 sayılı Kanunla, Kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından koruyucu tertip ve tedbirleri almak ve herkesin temiz hava soluyabilmesinin sağlanması yönünde düzenlemeler yapmak şeklinde değiştirilmiştir.
Bu bağlamda, kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün ürünlerinin tüketilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanunda değişiklik yapan 5727 sayılı Kanun ile bu Kanunun ceza hükümleri yönünden atıfta bulunduğu Kabahatler Kanunu'nun 39'uncu maddesinin amacının, tütün ve tütün ürünlerinin zararlarından kişileri ve gelecek nesilleri korumak, konusunun genel sağlık, yasağa aykırı hareketin yaptırımının ise idari para cezası olduğu hususlarında duraksama bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, 4207 sayılı Kanunun ilk hâlinde Kamu hizmeti yapan kurum ve kuruluşlardan beş veya beşten fazla kişinin görev yaptığı kapalı mekanlar şeklinde yer alan yasaklama alanının, daha sonra yapılan yasal değişikliklerle oldukça genişletildiği, Kamu hizmet binalarının kapalı alanları şeklinde yer alan ifadeyle de, kamu hizmet binaları yönünden getirilen görev yapan kişi sınırlamasının yanı sıra, idari para cezasının uygulanması yönünden getirilmiş bulunan uyarı ön şartının da kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, Birlik Komutanlığının, KKM 368-1 (A) Kara Kuvvetleri Devamlı Emirler Muhtırasında yer alan Emniyet ve Kaza Önleme Talimatına (Ek-I) uygun şekilde çıkartmış olduğu Bölük Devamlı Talimatı içeriğinde, emniyetin sağlanmasına ve kazaların önlenmesine yönelik emirlerin bulunduğu, özellikle birlik içinde yangına sebep olabilecek koğuş, kademe, garaj, malzemelik gibi yerler sayılmak suretiyle, bu alanlarda sigara içilmesinin yasaklandığı görülmektedir.
Her ne kadar, söz konusu emrin başlığından anlaşılamasa da, birlik komutanlığınca çıkartılan emrin disiplin, güvenlik, yangın ve sabotajdan korunma gibi Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunun düzenleniş amacını aşan, daha farklı ve geniş bir alanı düzenlediği, koruduğu hukuki menfaatin de farklı olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Bu nedenle, koğuşta sigara içilmesini yasaklayan emrin hizmete ilişkin olduğunun ve belirtilen emre aykırı davranışın da, emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağının kabulü gerekmiştir.
Nitekim, 4207 sayılı Kanun'un 5727 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki dönemine ilişkin Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 18.11.1999 tarihli ve 1999/224-209 E.K. sayılı, 22.06.2000 tarihli ve 2000/131-129 E.K. sayılı ilamları ile, Kabahatler Kanunu'nun 39'uncu maddesinin yürürlükte bulunduğu döneme ilişkin Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 12.12.2007 tarihli ve 2007/2684-2679 E.K. sayılı, 2'nci Dairesinin 20.12.2006 tarihli ve 2006/1734-1712 E.K. sayılı, 3'üncü Dairesinin 10.04.2007 tarihli ve 2007/858-854 E.K. sayılı, 5727 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası döneme ilişkin Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 22.01.2009 tarihli ve 2009/7-9 E.K. sayılı, 12.02.2009 tarihli ve 2009/19-17 E.K. sayılı, 19.03.2009 tarihli ve 2009/34-38 E.K. sayılı ilamları bu doğrultudadır.
Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün ürünlerinin tüketilmesini yasaklayan 4207 sayılı Kanunda değişiklik yapan 5727 sayılı Kanun ile bu Kanunun ceza hükümleri yönünden atıfta bulunduğu Kabahatler Kanunu'nun 39'uncu maddesinin amacının, tütün ve tütün ürünlerinin zararlarından kişileri ve gelecek nesilleri korumak olduğu gözetildiğinde; disiplin, güvenlik, yangın ve sabotajdan korunma gibi Kanunun düzenleniş amacından daha farklı ve geniş bir alanı düzenleyen emre aykırı davranışın emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı anlaşıldığından, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulüne, Daire ilamının kaldırılmasına, dava dosyasının temyiz incelemesine devam edilmek üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy