(1632 S. K. m. 87)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; sanığa atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun sübutu konusunda noksan soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Sanığın; birlik içerisinde cep telefonu bulundurulmasını yasaklayan askeri hizmete ilişkin emirden haberdar olmasına karşın, 13.03.2008 tarihinde çarşı izni dönüşünde birlik nizamiyesinde yapılan aramada, çantasında iki adet cep telefonu elde edildiği anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalarda istikrar gösteren beyanlarında ve temyiz dilekçesinde; çarşı iznine çıktığı 13.03.2008 tarihinde çok ucuz olması sebebiyle piyasadan iki adet cep telefonu satın alıp, çanta içerisinde birlik nizamiyesine getirdiğini, bu telefonları muhafaza edilmek üzere nizamiye görevlilerine teslim etme niyetindeyken, görevlilerin aniden çantasını aradıklarını ve bulunan telefonlarla ilgili olarak tutanak tuttuklarını, durumdan Astsb.Çvş. H.Ü'yü de haberdar ettiğini ileri sürmüştür.
Olay tespit tutanağında 13.03.2008 tarihinde çarşı izni dönüşü birlik nizamiyesinde yapılan üst aramasında, sanıkta iki adet cep telefonu ve iki adet sim kartı bulunduğu belirtilmiştir.
Tutanakta ismi ve imzaları bulunan nizamiye görevlilerinden P.Bçvş. S.O. ile P.Onb. S.A, yeminli ifadelerinde; sanığın çantasında yapılan aramada iki adet cep telefonu ele geçtiğini beyan etmişlerse de, bu tanıklara sanığın beyanlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, keza olayın özelliğini ve işleniş biçimini ortaya koyacak nitelikte herhangi bir soru yöneltilmediği görülmektedir.
Birlik nizamiyesinde sanığın çantasını arayan ve tutanakta imzası bulunan P.Er O.M. ise, tanık olarak dinlenilmemiştir. Keza, sanığın sorgusunda belirttiği Astsb.Çvş. H.Ü'nün de ifadesine başvurulmadığı görülmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı birliklerin bazılarında, eşya depolarında muhafaza edilmek üzere, askerlerin bir kısım şahsi eşyalarını birliğe getirmelerine ve görevlilere teslim etmelerine izin verildiği bilinmektedir.
Kışlaya adım atılan ilk yer olması nedeniyle, gerçek amacı getirdiği cep telefonlarını eşya deposunda muhafaza etmek üzere görevlilere teslim etmek olan askerlerin, zorunlu olarak birlik nizamiyesinden geçeceği kuşkusuzdur.
Sanığın görev yaptığı birlikte, cep telefonlarının eşya deposunda muhafaza edilmesine ve terhis ya da izinli olarak ayrılmaları halinde bu telefonların kendilerine teslimine imkan sağlayan idari nitelikte bir düzenleme veya fiili uygulama bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, savunmaya yönelik beyanlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti bakımından önem taşımaktadır.
Bu itibarla;
1. Olay tespit tutanağında isimleri geçen tanıkların yeminli ifadelerinin tespit edilerek, cep telefonlarının nasıl ve ne şekilde ele geçirildiğinin, sanığın bu durumu önlemeye yeltenip yeltenmediğinin, telefonların ele geçirilmesinden sonra telefonları muhafaza edilmek üzere birliğe getirdiği yönünde inandırıcı ve samimi bir açıklamada bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması,
2. Keza, Astsb.Çvş. H.Ü'nün de sanığın beyanlarının doğru olup olmadığı konusunda tanık olarak dinlenilmesi,
3. Birliğe mensup askerlerin cep telefonlarını birlik içerisinde muhafaza etmelerine imkan sağlayan herhangi bir düzenleme veya bu doğrultuda fiili bir uygulama bulunup bulunmadığının belirlenmesi,
Bunlardan sonra elde edilecek duruma göre yargılama konusu vakıa hakkında yeniden değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmış ve mahkumiyete ilişkin direnme hükmünün noksan soruşturma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy