(353 S. K. m. 202, 203, 204, 214, 244, 251, 252, 253, 254) (5271 S. K. m. 231) (5275 S. K. m. 98, 99, 100, 101) (AYDK. 02.04.2009 T. 2009/38 E. 2009/46 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; infaza başlandıktan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi üzerine, hükmedilen ceza gereğince ödenmiş olan paranın hükümlüye iadesine ilişkin Askeri Mahkemece verilen karara karşı yapılan itirazı inceleme merciinin, Askeri Yargıtay mı yoksa en yakın askeri mahkeme mi olduğuna ilişkindir.
Daire; ödenen adli para cezasının hükümlüye iadesine ilişkin kararın, cezanın yerine getirilmesi sırasında çektirilecek cezaya ilişkin duraksamayı gidermeye yönelik bir karar niteliğini taşıdığını, 353 sayılı Kanun'un 254'üncü maddesi gereğince, bu tür kararlara karşı yapılan itirazları inceleme yerinin Askeri Yargıtay olduğunu ve inceleme konusu kararın hukuka uygun bulunduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; hükümlünün ödemiş olduğu adli para cezasının kendisine iadesine ilişkin kararın, 353 sayılı Kanun'un 254'üncü maddesi kapsamında verilmiş bir karar olmadığını, itirazın, 353 sayılı Kanun'un 202/2'nci maddesi gereğince, en yakın askeri mahkeme tarafından incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; hükümlü hakkında asta müessir fiil suçundan verilen ve aylık taksitler halinde on eşit taksitte ödenmesi gereken 500 YTL adli para cezasına ilişkin hükmün, 14.11.2007 tarihinde kesinleştiği ve hükümlü tarafından ilk taksitin 24.12.2007 tarihinde ödenmek suretiyle infazına başlanıldığı, Askeri Savcılıkça, 5728 sayılı Kanun'la 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle hükümlü hakkında bir karar verilmesinin talep edilmesi üzerine, Askeri Mahkemece, 07.05.2008 tarihinde yapılan tensiple 05.08.2008 tarihinde yeniden duruşma açılmasına karar verilerek uyarlama yargılamasına başlandığı, diğer taraftan hükümlünün, son taksiti 19.09.2008 tarihinde ödemek suretiyle adli para cezasının infazını tamamladığı, Askeri Mahkemenin 23.12.2008 tarihli, 2008/791-1067 Esas ve Karar sayılı uyarlama hükmü ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve infazın durdurulmasına karar verildiği ve kararın 27.02.2009 tarihinde kesinleştiği; hükümlünün, 28.02.2009 tarihinde talepte bulunması üzerine, Askeri Mahkemenin inceleme konusu duruşmasız işlere ait karan ile, ödemiş olduğu 500 TL tutarındaki adli para cezasının yasal faizi ile birlikte kendisine iadesine karar verildiği, söz konusu karara, Adli Müşavir tarafından itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusunun çözümü için öncelikle, itiraz kurumuna ilişkin düzenlemelerin incelenmesi gerekmektedir.
Olağan bir kanun yolu olan itiraz, 353 sayılı Kanun'un 202, 203 ve 204'üncü maddelerinde düzenlenmiş iken, 05.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 353 sayılı Kanunda köklü değişiklikler yapan 5530 sayılı Kanun'la 203'üncü madde yürürlükten kaldırılıp, 202/2'nci maddeye, Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yapılacak itirazları en yakın askeri mahkeme inceler. şeklinde bir fıkra eklenmiştir.
353 sayılı Kanun kapsamında Askeri Yargıtayın itiraz mercii olarak bakacağı işler, temyiz isteminin reddi konusuna ilişkin 214'üncü madde ile, cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlara ilişkin 254'üncü maddede yer almaktadır.
5530 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, 353 sayılı Kanun'un 251, 252 ve 253 üncü madde hükümleri, 5237 sayılı TCK ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da düzenlendiğinden yürürlükten kaldırılmış; 5275 Kanun'un Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlıklı 98, Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması başlıklı 99 ve Hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi başlıklı 100'üncü maddelerinde düzenlenen konular, bir bütün halinde Cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlar ve bu kararlara itiraz başlıklı 254'üncü maddede düzenlenmiştir.
353 sayılı Kanun'un 5530 sayılı Kanun'un 59'uncu maddesiyle yeniden düzenlenen 254'üncü maddesinin birinci fıkrası, Cezaların yerine getirilmesi sırasında, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş süreler ile, hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine, değişik hükümlerdeki cezaların toplanmasına ve mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksamaya ilişkin bir karar alınması gerekirse, hükmü veren askeri mahkemeden karar istenir. Bu kararlar duruşma yapılmaksızın verilir.; son fıkrası ise, İtiraz üzerine Askeri Yargıtay karar verir. hükmünü içermektedir.
353 sayılı Kanun'un 244/1'inci maddesindeki, ... Bu Kanunda ve Askeri Ceza Kanununda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, cezalar ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır. hükmü de dikkate alındığında, Kanun'un 254/1'inci maddesindeki, ... mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama ... şeklinde yer alan cümlenin, 5275 sayılı Kanun'un aynı başlık altında düzenlenen 98'inci maddesinde düzenlenen durumların tamamını, dolayısıyla cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ya da sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden bir karar isteneceğine ilişkin hususları da kapsadığının kabulü gerekmektedir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 02.04.2009 tarihli, 2009/38-46; 17.07.2008 tarihli, 2008/161-153 ve 17.07.2008 tarihli, 2008/148-148 Esas ve Karar sayılı kararları da bu yöndedir).
Diğer taraftan, CMK'nın 231'inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulama alanını genişleten ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un, kesinleşmiş ve infazı devam etmekte olan hükümlere nasıl uygulanacağını düzenleyen geçici 1 'inci maddenin ikinci fıkrasında, Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. .... hükmü yer almaktadır.
Yukarıda da belirtildiği gibi, 5278 sayılı Kanun'un geçici 1 'inci maddesinde atıf yapılan 5275 sayılı Kanun'un 98 ila 101'inci maddelerinde düzenlenen konular, özel bir kanun olan 353 sayılı Kanun'un 5530 sayılı Kanun'la değişik 254'üncü maddesinde düzenlenmiştir.
Açıklanan düzenlemeler doğrultusunda itiraz konusuna bakıldığında; hükümlü hakkında verilip 14.11.2007 tarihinde kesinleşen ve aylık on eşit taksitte ödenmesi gereken 500 TL adli para cezasının infazı sırasında, Askeri Mahkemece, yapılan uyarlama yargılaması sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve infazın durdurulmasına karar verildikten sonra, karar tarihinden önce tüm taksitleri ödemiş olan hükümlünün talebi üzerine, ödemiş olduğu 500 TL tutarındaki adli para cezasının yasal faizi ile birlikte kendisine iadesine karar verildiği anlaşıldığından, kesinleşmiş ve infazına başlanmış bir hükme ilişkin yapılan lehe kanun değerlendirmesi sonunda hükümlü lehine ortaya çıkan durum nedeniyle tesis edilmiş olan söz konusu duruşmasız işlere ait kararın, cezanın yerine getirilmesi sırasında alınmış bir karar niteliğinde olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 5530 sayılı Kanun'la değişik 254'üncü maddesi kapsamına girmesi nedeniyle yapılan itirazı inceleme yerinin Askeri Yargıtay olduğu sonucuna varılmıştır.
Kurulumuzca, itirazı inceleme görevinin Askeri Yargıtaya ait olduğu sonucuna varıldıktan sonra, karanın içeriğine ilişkin incelemeye geçilmiştir.
Askeri Mahkemece, 5271 sayılı CMK'nın 231'inci maddesinde 5728 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, hükümlü hakkındaki dosyanın resen ele alınarak lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekirken bunun yapılmadığı, Askeri Savcılığının 14.03.2008 tarihinde hükümlü hakkında lehe kanun değerlendirmesi yapılması için talepte bulunması üzerine, 07.05.2008 tarihinde yapılan tensiple, infazın durdurulmasına ilişkin bir karar verilmeden, 05.08.2008 tarihinde yeniden duruşma açılmasına karar verildiği, bu esnada hükümlünün, aylık taksitleri düzenli olarak ödemek suretiyle 19.09.2008 tarihinde adli para cezasının infazını tamamladığı, daha sonra 23.12.2008 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve infazın durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında, mağduriyetine sebebiyet verilmemesi amacıyla, ödemiş olduğu 500 TL tutarındaki paranın hükümlüye iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy