(1632 S. K. m. 87)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Daire; atış denetlemesine katılmayan sanığın, aynı gün sevk edildiği Devlet Hastanesinde yapılan muayenesinde iki gün istirahat raporu verilmiş olmasını dikkate alarak, rahatsızlığı nedeniyle emre itaatsizlikte ısrar kastı ile hareket ettiğini söylemenin mümkün olmadığını ve atılı suçun manevi unsur yönünden oluşmadığını kabul ederken;
Başsavcılık; Devlet Hastanesi tarafından verilen ve iki gün istirahatı içeren raporun, sanığın öğleden sonra müracaatı üzerine düzenlendiğini, KBB uzmanı bilirkişinin, rapordaki rahatsızlığın mesaiye gelmeye engel teşkil etmeyeceği ve uyku hali yapmayacağı yönündeki yeminli mütalaasını dikkate alarak, sanığın bilerek ve isteyerek atış denetlemesine katılmadığını, yüklenen suçun tüm unsurları itibarıyla oluştuğunu ileri sürerek Daire kararma itiraz etmiştir.
Dosyadaki delillerin incelenmesinde; 15'inci P. Eğt. Tug. K.lığı birliklerinin 17-19 Nisan 2007 tarihleri arasında K.K.K.lığı atış denetlemesine tabi tutulacağına ilişkin yazılı emrin 12.04.2007 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ayrıca, Kd. Üçvş. ve daha aşağı rütbedeki personelin piyade tüfeği, diğer rütbeli personelin ise makineli tabanca atışı yapacağının ve personelin 18.04.2007 tarihinde saat 08.00'de atış poligonunda hazır bulunması gerektiğinin 17.04.2007 tarihinde sözlü olarak tebliğ edildiği, bu emirlere rağmen sanığın, 18.04.2007 tarihinde mesaiye gelmediği ve atış denetlemesine katılmadığı, cep telefonundan aranmasına rağmen ulaşılamadığı, denetlemenin bitiminde Bölük Komutanı Ütğm. H.E.'nin emri ile Kd. Bçvş. B.Ç. ve Kd. Üçvş. N.Y.'nin, sanığın evine gittikleri, pijamalı vaziyette kapıyı açan sanığa neden denetlemeye gelmediğini sordukları, sanığın, uyuya kaldığını söylediği, Birliğe götürüldüğünde Bölük Komutanına verdiği sözlü ifadede uyuya kaldığını ve hasta olduğunu söylemesi üzerine, rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için önce Birlik Revirine, oradan da Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine sevk edildiği, saat 12.23'te yapılan muayenesinde, Novalgin ve Ulcuran ampul enjeksiyon yapılıp, Gastrit+Sinüzit teşhisiyle iki gün istirahat öngörülerek taburcu edildiği anlaşılmaktadır.
Sanık sorgu ve savunmalarında, suç tarihinden önce var olan ve devam etmekte olan gastrolojik rahatsızlığı ve burnundaki kist nedeniyle ağrılarının olduğunu, 17.04.2007 tarihinde saat 20.00 dolaylarında ağrılarının arttığını ve sivil şahıs H.Ö. tarafından Devlet Hastanesine götürüldüğünü, sabaha kadar hastanede kaldığını, verilen ilaçların etkisiyle uyuya kaldığını beyan etmekte olup, 17.04.2007 tarihinde Hastanede tedavi gördüğüne dair herhangi bir kayıt ve delil bulunmamakla birlikte; daha önce 07.02.2007 ve 28.02.2007 tarihlerinde dahiliye, 21.03.2007, 22.03.2007, 29.03.2007 ve 11.04.2007 tarihlerinde ise Kulak Burun Boğaz Polikliniğinde muayenesinin yapıldığı ve 25.04.2007 tarihinde Merzifon Asker Hastanesi KBB Servisinde (nefes almakta güçlük şikayetiyle ilgili olarak) Sol Antrostomi Ameliyatı yapılmış olduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır.
ASCK.nın 87/1'inci maddesinin ilk cümlesi, Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler .. cezalandırılırlar. hükmünü içermekte olup, bu cümlede düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşması için;
a) Hizmete ilişkin bir emrin varlığı,
b) Emrin hiç yapılmamış olması,
c) Suç işleme kastı ile hareket edilmiş olması, gerekmektedir.
Sanığın, K.K.K.lığı atış denetlemesine katılmasına yönelik emre rağmen atış denetlemesine katılmamak şeklindeki eylemiyle, kanuni tipiklik açısından ASCK.nın 87/1'inci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun maddi unsuru oluşmaktadır.
Ancak, ceza kanunları tarafından suç olarak yaptırıma bağlanan bir eylem nedeniyle mahkûmiyete hükmedilebilmesi için, kanuni tipe uygun bir eylemin gerçekleşmesinin yanında, bu eylemin suç işleme kastı ile ifa edilmiş olması, diğer bir ifadeyle, manevi unsurun (kast) da mevcut olması gerekir.
TCK'nın 21'inci maddesinin birinci fıkrasında, Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleşmesidir. düzenlemesi yer almaktadır.
Failin kasten hareket etmiş sayılabilmesi için, tipe uygun hareketi önceden düşünüp öngörmüş, zihninde canlandırmış olması gerektiği gibi, sonucu da bilmiş ve öngörmüş olması gerekmektedir. Yani, kastın varlığı için, hareketten doğacak sonucun sadece bilinmesi, tasavvur edilmesi ve öngörülmesi yeterli değildir; sonucun istenmesi de gerekir. Fail, hareketinden doğacak sonuçları bilerek ve isteyerek hareket etmiş ise kast gerçekleşmiştir. Buna göre, suçun manevi unsurunun oluşabilmesi için, failin hem doğacak sonucu bilmesi, hem de istemesi gerekmektedir.
Kastın belirlenmesinde, failin dışa yansıyan davranışlarından hareketle sonuca varılabilir. Bu nedenle, bir eylemin kasıtla işlendiğinin kabulü için, sanığın eylemini iradi olarak arzuladığı neticeyi elde etmek amacıyla bilerek ve isteyerek yaptığının hiçbir kuşku ve tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya konulması gerekir. Eylemin kasten gerçekleştirildiği konusunda kuşku varsa, bu durum sanık lehine yorumlanmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yazılı ve sözlü emir tebliğ edilmesine rağmen 18.04.2007 tarihinde K.K.K.lığı atış denetlemesine katılmayan sanığın, birlik revirince sevk edildiği Amasya Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde yapılan muayenesinde Gastrit + Sinüzit teşhisiyle iki gün istirahat raporu verilmiş olması, bu tarihten önce de çeşitli defalar Dahiliye ve KBB polikliniklerinde muayenesinin yapılması ve olay tarihinden bir hafta sonra Merzifon Asker Hastanesi KBB Servisinde Sol Antrostomi Ameliyatı yapılmış olması karşısında, olay tarihi öncesinde var olup, olay günü ve sonrasında da devam eden istirahatı gerektirecek nitelikte bir rahatsızlığının bulunması nedeniyle mesaiye zamanında gelemediği ve atış denetlemesine katılamadığı anlaşılmakla, emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket etmediği ve atılı suçun manevi unsuru yönünden oluşmadığı sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy