(1632 S. K. m. 66) (477 S. K. m. 50)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın izin süresinin hangi tarihte ve hangi saatten itibaren başladığının, buna bağlı olarak suç vasfının ve görevli mahkemenin belirlenmesine ilişkindir.
Daire, yol dahil, yirmi dört gün süreli kanuni izne gönderilen ve Şırnak Kabul ve Toplanma Merkezi (KTM)'nden 26.11.2008 günü saat 09.00'da konvoyla sevk edilerek, tespit edilemeyen bir saatte Şanlıurfa'da serbest bırakılan sanığın, aynı gün saat 24.00'te iznini kullanmaya başladığını, bu nedenle suç tarihinin 21.12.2008 günü saat 00.00 ile 26.12.2008 günü saat 19.00 arasında gerçekleştiğini ve altı günlük süre dolmadığından eyleminin, 477 sayılı Kanun'un 50/2'nci maddesinde düzenlenen, kısa süreli izin süresini geçirme disiplin suçuna vücut vereceğini, davaya bakma görevinin de disiplin mahkemesine ait olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; sanığın izin süresinin, Şırnak KTM.den konvoy ile Şanlıurfa istikametine sevk edildiği 26.11.2008 tarihinde saat 09.00'da başladığını, 20.12.2008 tarihinde saat 09.00'a kadar birliğine katılması gerekirken 26.12.2008 tarihinde saat 19.00'da katıldığı dikkate alındığında, iznini tecavüz ettiği sürenin altı tam günden fazla bir zaman dilimine tekabül ettiğini; eylemin, diğer unsurların da bulunması durumunda, ASCK.'nın 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçuna vücut vereceğini ve bu suçla ilgili davaya bakma görevinin de Askeri Mahkemeye ait olduğunu ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; sanığın, 25.11.2008 tarihinde yirmi gün süreli kanuni izne gönderildiği, birliğinin bulunduğu Şırnak ile iznini geçireceği Karabük arasında gidiş ve dönüş için toplam dört gün de yol süresi tanındığı, 25.11.2008 tarihinde Şırnak KTM.'ye katıldığı, 26.11.2008 tarihinde saat 09.00'da konvoyla Şanlıurfa istikametine sevk edildiği ve Şanlıurfa Terminali'nde serbest bırakıldığı, 26.12.2008 tarihinde saat 19.00'da birliğine katıldığı anlaşılmaktadır.
ASCK.nın 66/1-b maddesinde yazılı izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, bu suçun kanuni ve maddi unsurları itibarıyla, en az altı tam gün veya daha fazla bir süreyle izin tecavüzünde bulunulması; izin tecavüzünde bulunulan sürenin altı tam günden az olması durumunda ise, eylemin, 477 sayılı Kanun'un 4895 sayılı Kanun ile değişik 50/2'nci maddesinde düzenlenen kısa süreli izin süresini geçirme disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
2006 yılına ait Bölük/Batarya İdaresi El Kitabı'nın (KKEK 164-20) Üçüncü Bölüm Üçüncü Kısım 12'nci maddesinde, Erbaş ve erlerin memleket izinlerine gidiş ve dönüşleri esnasında, emniyet tedbirleri kapsamında teşkil edilen kabul ve toplanma merkezlerinde geçen süreler kanuni izin süresinden sayılmaz. düzenlemesi yer almakta olup, uyum ve kararlılık gösteren Askeri Yargıtay uygulamasında da; askeri personelin, izine gidiş ve dönüşlerde güvenlik amacıyla oluşturulan kabul ve toplanma merkezlerinde geçirdikleri sürelerin, kişinin özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olduğu değerlendirilerek izin süresinden sayılmamakta, KTM.'den ayrılış saatinin tespit edilebilmesi durumunda, izin süresinin bu saatte, tespit edilememesi durumunda ise, saat 24.00'ten itibaren başladığı kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; 25.11.2008 tarihinde toplam yirmi dört gün süreli kanuni izne gönderilen ve 25.11.2008-26.11.2008 tarihleri arasında Sımak KTM.de kaldıktan sonra, 26.11.2008 tarihinde saat 09.00'da konvoyla Şanlıurfa istikametine sevk edilerek Şanlıurfa Terminali'nde serbest bırakıldığı anlaşılan sanığın, Sımak KTM.den ayrıldığı saatin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde belli olması ve daha sonra başka bir KTM.ye katılmamış olması karşısında, izin süresini 26.11.2008 tarihinde saat 09.00'dan itibaren kullanmaya başladığının ve izninin 20.12.2008 tarihinde saat 09.00'da sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiği, 26.12.2008 tarihinde saat 19.00'da birliğine katıldığı dikkate alındığında, 20.12.2008 Saat 09.00 - 26.12.2008 Saat 19.00 tarihleri arasında altı tam günden on saat fazla bir süreyle iznini tecavüz etmek suretiyle gerçekleşen eyleminin, diğer unsurların da bulunması halinde, ASCK.nın 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçuna vücut vereceği sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile, Daire kararının ve 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına; Disiplin Mahkemesi ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının bu şekilde çözümlenmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy