(5271 S. K. m. 193, 194, 196) (AYDK. 07.05.2009 T. 2009/61 E. 2009/61 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; terhisli iken sorgusu tespit edilip, açıkça talebi olmadığı halde duruşmadan bağışık tutulmasına karar verilen sanığın savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkindir.
Daire; sanığın duruşmadan bağışık tutulmasına yönelik herhangi bir talebi olmamasına rağmen, sorgusu tespit edildiğinden bahisle duruşmadan bağışık tutulmasına karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması mahiyette olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; terhisli iken sorgusu yapılan sanığın sonraki duruşmaya katılma imkanı bulunduğunu, kendi iradesiyle duruşmaya katılmaması halinde duruşmadan bağışık tutulma isteminin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan kamu davası açıldığı, duruşma hazırlığı tensip kararı ile duruşmanın 24.6.2009 tarihinde yapılmasına, sanığın celbi için birlik komutanlığına müzekkere yazılmasına karar verildiği, birlik komutanlığınca, sanığın 17.5.2009 tarihinde terhis edilmiş olduğunun bildirildiği, terhis olduğu halde duruşmadan haberdar olan sanığın, 24.6.2009 tarihinde Askeri Mahkemede yapılan duruşmaya katıldığı, sorgusunun tespit edildiği, duruşmadan bağışık tutulmasına yönelik herhangi bir talebi olmamasına rağmen, sorgusu tespit edildiğinden bahisle duruşmadan bağışık tutulduğu, dava dosyasının tetkike alınarak duruşmanın 1.7.2009 tarihine bırakıldığı, duruşmaya çağrılmayan, ancak duruşma gününden haberdar olan ve duruşmaya gelmeyen sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Amacı insan hakları ihlallerine yol açmadan maddi gerçeğin araştırılıp bulunması, adaletin gerçekleştirilmesi olan ceza yargılanmasında, asıl olan Yüze karşılılık ilkesidir. Sanık, duruşmaların başlangıcından itibaren hüküm verilene kadar duruşmalarda hazır bulunmak ve kendini savunmak hakkına sahiptir.
Bu bağlamda, CMK'nın 193/1'inci maddesinde; gelmeyen sanık hakkında duruşma yapılamayacağı; 196/1'inci maddesinde ise; sanığın ya da vekaletnamede açıklık bulunması halinde savunucusunun istemi üzerine sanığın duruşmadan bağışık tutulabileceği; 194/2'nci maddesinde de; önceden sorguya çekilmiş olması ve huzuruna mahkemece gerek görülmemesi durumunda ara vermeyi izleyen oturuma gelmeyen sanığın yokluğunda davanın bitirilebileceği düzenlenmiştir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 7.5.2009 tarihli, 2009/61-61 Esas ve Karar sayılı kararı).
Askeri Mahkemece, sanığın, duruşmadan bağışık tutulması yönünde bir talebi olmadığı halde, duruşmadan bağışık tutulmasına karar verilerek yokluğunda hükme varılması usule aykırı olmakla birlikte; sanığın, sorgusunun yapıldığı tarihte terhisli olması, müteakip duruşma gününü bilmesi nedeniyle istediği takdirde duruşmaya katılma imkanının bulunması, atılı suça ilişkin olarak ayrıntılı savunma yapması karşısında; savunma hakkının kısıtlanmadığı, usule aykırılığın hükmün özüne etkili olmadığı sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına ilişkin Daire kararının kaldırılmasına, diğer yönlerden incelemeye devam edilmek üzere dava dosyasının Daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy