(353 S. K. m. 9, 12) (3628 S. K. m. 8, 13, 21) (AYDK. 12.10.2006 T. 2006/168 E. 2006/168 K.) (AYDK. 06.05.2004 T. 2004/80 E. 2004/73 K.) (AYDK. 06.06.2002 T. 2002/44 E. 2002/46 K.) (YCGK. 30.05.2006 T. 2005/7-173 E. 2006/145 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkındaki kamu davasına bakma görevinin adliye mahkemesine mi yoksa askeri mahkemeye mi ait olduğuna ilişkindir.
Daire; atılı suçun askeri suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması, askeri mahal dışında gerçekleşmesi, adliye mahkemelerine tabi sivil şahıslar ile müştereken işlenmeleri ve sanığın göreviyle bağlantısının ortaya konulup, iddia edilmemesi nedeniyle sanık hakkında yargılama yapma görevinin adliye mahkemesine ait olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; asker kişi olan sanığın mal bildiriminde bulunacağı merciin askeri makamlar olması, 3628 sayılı Kanunda düzenlenen suçların asker kişiler tarafından işlenmesi halinde soruşturmaların askeri savcılar tarafından yürütüleceğinin hüküm altına alınmış olması, atılı suçun askeri mahalde işlenmesi, sivil şahıslarla müştereken işlenmesinin söz konusu olmaması ve sanığın mal varlığını askeri hizmet ve görevleri sırasında ancak, kaynağı belli olmayacak şekilde elde ettiğinin iddia edilmesi nedeniyle yargılama görevinin askeri mahkemeye ait olduğunu ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; sanık hakkında zincirleme olarak haksız mal edinme suçundan kamu davası açılırken, eşi B.A.K. ile kayınvalidesi N.M. haklarında, sanık tarafından haksız olarak edinilen mallan (Ankara-Çankaya Bahçelievler Mahallesindeki mesken, Ankara-Çankaya Ş. Mevlüt Meriç Mahallesindeki mesken, Karabük-Yenice Merkez Mahallesi Hanyanı Mevkiinde bulunan ev vasıflı taşınmaz, 06 SJ xxx plaka numaralı araç ile 06 AJ xxxx plaka numaralı aracı) ortak oldukları şirket üzerine kaydettirmek suretiyle zincirleme olarak haksız edinilen malı gizleme suçunu, ayrıca, ihalelerde usulsüzlük yaptıkları iddia edilen .... Ltd. Şti. ortakları E.A. ve A.A. ile, şirketin satış elemanı A.A. ve muhasebe elamanı İ.K. haklarında, girdikleri ihalelerde başka firmalar adına teklif mektupları ve proforma faturalar düzenleyerek kullanmak suretiyle sahte özel belge kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açıldığı; Askeri Mahkemece, yargılama sırasında E.A., A.A., A.A. ve İ.K. haklarındaki dava dosyası tefrik edilerek, görevsizlik kararı ile Ankara Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, yargılama sonunda, sanık ile birlikte eşi ve kayınvalidesi haklarında da beraat kararları verildiği, Dairece, bu kişilerle ilgili beraat hükümlerinin de görev yönünden bozulduğu, ancak itiraz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sanığın, halen TSK'da görevli olması nedeniyle, atılı suçla ilgili davaya bakma görevinin Askeri Mahkemeye ait olup olmadığın belirlenebilmesi için göreve ilişkin mevzuattaki hükümlerin incelenmesi ve suçun niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
353 sayılı Kanun'un, askeri mahkemelerin genel olarak görevlerini düzenleyen 9'uncu maddesi; Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. hükmünü içermektedir.
Askeri suç, öğretide ve uygulamada;
(a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanununda yazılı olan, başka bir anlatımla Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir Ceza Kanunu ile cezalandırılmayan suçlar,
(b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanununda, kısmen diğer Ceza Kanunlarında gösterilen suçlar,
(c) Türk Ceza Kanununa atıf suretiyle askeri suça dönüştürülen suçlar,
Olmak üzere üç grupta mütalaa edilmektedir.
Sanığa atılı haksız mal edinme suçu, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu'nun 13'üncü maddesinde düzenlenmiş olup, Kanunun 4'üncü maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre haksız mal edinme, Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlardır.
Bu suçun, Askeri Ceza Kanununda yer alan suçlardan olmadığı gibi, Askeri Ceza Kanununun atıfta bulunmak suretiyle cezalandırdığı suçlar arasında da bulunmadığı, unsur ve yaptırımları tamamen belirtilen Kanunda düzenlendiği, dolayısıyla askeri suç niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Haksız mal edinme suçu ani suç olup, haksız mal edinme tarihlerinde oluşmaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.05.2006 tarihli, 2005/7-173-2006/145 ve Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 16.12.2004 tarihli, 2004/179-172 Esas ve Karar sayılı kararları bu yöndedir).
Asker kişi olan sanığın mal bildiriminde bulunacağı merci, 3628 sayılı Kanun'un 8/b maddesi gereğince askeri makamlar olduğundan, söz konusu suçun askeri mahalde işlendiğini kabul etmek gerekmektedir.
Öte yandan, 3628 sayılı Kanunun 21'inci maddesinde, bu kanunda yazılı suçların asker kişiler tarafından işlenmesi halinde, soruşturmaların askeri savcılar tarafından yürütüleceği hüküm altına alınmıştır.
Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında da, asker kişilerin mal bildiriminde bulunacağı merciin 3628 sayılı Kanun'un 8/b maddesi gereğince askeri makamlar olması, aynı Kanunun 21'inci maddesinde, bu kanunda yazılı suçların asker kişiler tarafından işlenmesi halinde soruşturmanın askeri savcılar tarafından yürütüleceğinin açık bir biçimde düzenlenmiş bulunması dikkate alınarak, söz konusu suçun askeri mahalde işlendiği ve buna bağlı olarak yargılama görevinin askeri mahkemeye ait olduğu kabul edilmektedir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 12.10.2006 tarihli, 2006/168-168; 06.05.2004 tarihli, 2004/80-73; 16.12.2004 tarihli, 2004/179-172; 06.06.2002 tarihli, 2002/44-46 Esas ve Karar sayılı kararları bu yöndedir).
Diğer taraftan; 353 sayılı Kanun'un 12'nci maddesi, Askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişiler tarafından bir suçun müştereken işlenmesi halinde ... sanıkların yargılanmaları ... eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir. hükmünü içermekte olup, kanun koyucu bu madde ile bir tercih yapmış ve ceza yargılamasının kesintisiz, sağlıklı ve bir bütün halinde yürütülebilmesi için, suçun niteliğine göre görevli mahkemenin tayini yoluna gitmiştir.
Somut olayda ise, haksız mal edinme suçundan sadece sanık hakkında kamu davası açılmış olup, eşi ve kayınvalidesi hakkında açılan kamu davası zincirleme haksız edinilen malı gizleme suçuna ilişkin olduğundan, sanığa atılı suçun asker ve asker olmayan kişiler tarafından müştereken işlenmesi söz konusu değildir.
Bu itibarla, halen TSK.'da görev yapması nedeniyle asker kişi olan sanık hakkında haksız mal edinme suçuna ilişkin yargılama yapma görevinin askeri mahkemeye ait olduğu sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına, temyiz incelemesine devam edilmek üzere dosyanın Daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy