(5237 S. K. m. 50)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilirken, adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birinin uygulanmamasının ve uygulamama gerekçesinin gösterilmemesinin hükmün bozulmasını gerektirip gerektirmediğine ilişkindir.
Daire; sanık hakkında, TCK'nın 50'nci maddesinde düzenlenen adli para cezasına çevirme dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birinin uygulanmaması ve uygulamama gerekçesinin gösterilmemesinin ve sanığın mali durumu araştırılarak adli para cezasına çevirme dışındaki seçenek yaptırımlardan birinin uygulanması hususunun değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; sanığın herhangi bir talebinin bulunmaması da dikkate alındığında, Askeri Mahkemenin, kısa süreli hapis cezasının adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlara neden çevrilmediği hususunda gerekçe göstermek zorunda olmadığını ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyadaki delillerden; sanığın, 13.07.2008 tarihinde saat 05.00'de kule nöbetine giderken, yan ranzada yatmakta olan P.Çvş. M.S.'nin ranzasında asılı olan eğitim elbisesinin cebindeki cüzdanında bulunan 50 YTL parayı sahibinin rızası olmadan ve kendisine bir yarar sağlamak maksadıyla gizlice aldığı, olayın ortaya çıkması üzerine parayı iade ettiği, böylece üstünün bir şeyini çalmak suçunu işlediği anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, sanığın cezalandırılmasına karar verilirken, suça konu paranın değerinin azlığı, sanığın parayı iade etmesi ve bundan dolayı mağdurun herhangi bir zararının kalmaması nedeniyle temel ceza alt sınırdan tayin edilmiş, sabıkasız oluşu ve samimi ikrarı dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmış, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık nedeniyle kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmiş, maddi durumunun iyi olmaması nazara alınarak adli para cezasının günlüğü alt sınırdan hesaplanmış, aynı gerekçe ile adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar 5237 sayılı TCK'nın 50'nci maddesinde düzenlenmiş olup, kısa süreli hapis cezası, Suçlunun kişiliğine, Sosyal ve ekonomik durumuna, Yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve Suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adli para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkum olunan cezanın yansından bir katma kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkum olunan cezanın yansından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkum olunan cezanın yarısından bir katma kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.
Sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi, maddede yer alan Çevrilebilir ifadesinden de anlaşılacağı üzere, mahkemenin takdirindedir. Mahkemenin bu konudaki takdir yetkisi iki hususa ilişkindir. Bunlardan birincisi, sanık hakkında kısa süreli hapis cezası yerine seçenek yaptırıma hükmedip hükmetmemeye ilişkindir. Kısa süreli hapis cezası yerine seçenek yaptırıma hükmetmeye karar verildikten sonra, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına mı yoksa diğer seçenek yaptırımlardan birine mi hükmedileceği de mahkemenin takdirindedir. Mahkeme takdir hakkını kullanırken, suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alacaktır (İzzet ÖZGENÇ - Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, 2. Bası, Ankara 2005, s. 646; İsmail MALKOÇ - Yeni Türk Ceza Kanunu, 3. Baskı, Ankara 2008, s. 353; Veli Özer ÖZBEK - Yeni Türk Ceza Kanununun Anlamı, C.l, 2. Baskı, Ankara 2005, s. 494-495; Sedat BAKICI - Ceza Hukuku Genel Hük., 2. Bası, Ankara 2008, s. 1072).
Görüldüğü gibi, TCK'nın 50'nci maddesinde, kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresince duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebileceği hüküm altına alınmış olup, sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceği ve çevrilecek ise adli para cezasına mı yoksa güvenlik tedbirlerinden birine mi hükmedileceği konusunda hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Bu itibarla, sanığın açık bir talebinin bulunmaması ve hakimin, uygulamadığı bir hükme ya da reddetmediği bir hususa ilişkin gerekçe gösterme zorunluluğunun bulunmaması da dikkate alınarak, Askeri Mahkemece; kısa süreli hapis cezasının, sanığın yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve mali durumunun iyi olmaması dikkate alınarak alt sınırdan adli para cezasına çevrilmesinde ve adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına; usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy